Yeniler farklarını açıklamadı

Yeniler farklarını açıklamadı

Şimdiye kadar ortaya çıkan yeni oluşumlar IMF programına alternatif olarak ne koyacaklarını, halkın çıkarlarını nasıl savunacaklarını açıklamadılar.

Yeniler farklarını açıklamadı
Ekonomik kriz ve yıllardır hükümetler tarafından uygulanan IMF politikaları nedeniyle yaşam şartlarının zorlaşmasından, seçim meydanlarında verilen vaatlerin Meclis'e gidilince unutulmasından dolayı halkın var olan siyasi partilere güvensizliği iyice arttı. Her kriz ya da bunalım dönemlerinde olduğu gibi bu durum eski ve yeni siyasetçileri "halkın umudu olabilme, güvenini kazanabilme" adına yeni parti arayışlarına, çalışmalarına yöneltti. Özellikle kamuoyu yoklamalarında "Bugünkü siyasi partilerin hiçbirine oy vermeyeceğim" diyenlerin sayısının artması, yenilerinin doğmasının nedeni oluyor. Ancak bu partilerin şu ana kadar hazırladıkları kuruluş bildirgelerine, manifestolarına, yapılan açıklamalara bakıldığında yenilerinin eskilerden çok da farklı olmayacağı söylenebilir. Bu oluşumlar bugüne kadar IMF programına alternatif, halkın çıkarlarını savunan bir program ortaya koymadılar.
CHP'de yaşanan tasfiye süreci, koalisyondaki partilerin iç çatışmalarının artması, Fazilet Partisi'nin kapatılmasında karar aşamasına gelinmesi gibi etkenler yeni arayışları tetikleyen son damlalar olarak değerlendirilebilir.
CHP'de yaşanan Baykal tasfiyesinin ardından CHP'li muhaliflerin arka arkaya istifası ile solda yeni oluşum tartışmaları başlamıştı. CHP'den ayrılanlar yeni oluşumun başına geçmesi için Erdal İnönü'ye çağrı yapmışlardı. Ancak İnönü yazmaya devam edeceğini söylemişti. Dolayısıyla daha kuruluş aşamasında ayrışmaların yaşanması nedeniyle CHP'den ayrılanlar şu anda üç koldan yeni oluşum çalışmalarını sürdürüyorlar.
CHP'den ayrılanlar
Ercan Karakaş, Seyfi Oktay ve Halil Ergün'ün öncülük ettiği ve İtalya'daki Zeytin Dalı modelini benimseyen girişim, sol sosyal demokrat bir çizgide olacağını açıkladı. Sol çizgideki partileri ve kurumları bir araya getiren bir çatı örgütü olma iddiası olan bu oluşumun ÖDP ve HADEP ile dirsek temasında bulunduğu söyleniyordu. Ancak bu cephe bugünlerde sessizliğe büründü.
Mümtaz Soysal ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyeleri Sina Akşin ve Erdoğan Soral ile Atatürkçü Düşünce Derneği'nin bir kanadının içinde yer aldığı yeni oluşumunu geçtiğimiz günlerde ilan etti. "Ulusalcı Kemalist Yeni Oluşum" adını taşıyan bu oluşumun önümüzdeki günlerde partileşeceği söyleniyor.
İnönü cephesi yoğun
Siyasete dönmesi için yapılan ısrarları bir süre reddeden Erdal İnönü ise Murat Karayalçın, Hikmet Çetin, Tarhan Erdem, Yiğit Gülöksüz gibi isimlerle Ankara'da çalışmalarını sürdürüyor. Bazı kamuoyu araştırmalarında Derviş'ten sonra ikinci kişi olarak çıkan İnönü'nün bir parti kurarsa yüzde 18.8 oy alacağı öne sürülüyor. İnönü, önümüzdeki günlerde bir açıklama yapacaklarını söylerken, oluşumun tüzük ve program hazırlıklarının hızlandırıldığı bildirildi. Bu çalışmaları, CHP eski Genel Sekreteri Tarhan Erdem ve Yiğit Gülöksüz sürdürüyor. Tüzük taslağında "ayrı genel başkan, ayrı başkan" sistemine dayanan Alman parti modelinin benimsendiği ifade ediliyor. Ancak İnönü'nün partinin başına geçip geçmemesi hâlâ netleşmiş değil. İnönü olmazsa Derviş'in bu oluşumun başına geçebileceği söyleniyor. İnönü'nün de Derviş'e sıcak baktığı, onu Özal'dan farklı değerlendirdiği ifade ediliyor.
Son olarak ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras'ın, CHP eski genel başkanı Altan Öymen'in isteği üzerine Erdal İnönü ile konuşması ÖDP'nin de yeni oluşuma katılacağı konusunda olasılıkları artırdı.
Erdoğan Amerikancı
FP'nin kapatma davasında sona yaklaşılması nedeniyle parti kurma çalışmalarını hızlandıran İstanbul Büyükşehir Eski Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan, Erdemliler Hareketi ismiyle yeni oluşumu için temaslarını hızlandırdı. FP'nin yenilikçi kanadından olan Erdoğan'ın kuracağı partinin Özal çizgisinde olacağı, İslami motifleri öne çıkarmayan ve bu yönüyle de RP ve FP'den farklı bir parti olacağı ifade ediliyor. "Milli Siyasi Manifestosu"nu internet üzerinden yayınlamaya başlayan oluşumun referansları, sermaye egemenliğinin sınırsız olduğu ABD'nin ekonomi politikaları. Dolayısıyla Erdoğancılar var olan IMF politikalarına bir alternatif sunmuyor. Özgürlükçü laiklik, yasaksız demokrasi gibi kavramların temel alındığı manifestoda, "dinin doğrudan siyaset olmadığı" özellikle belirtiliyor.
Sezer ve Derviş IMF'ci
Halkın siyasi partilere güvensizliğinin artması nedeniyle kamuoyu yoklamalarıyla önemli iki isme de işaret ediliyor. Bu isimlerden en önemli ikisi Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş ile Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer. Doğruluğu tartışmalı olan anketlerde genelde Sezer birinci, Derviş ikinci isim olarak çıkıyor. Geçtiğimiz günlerde Derviş ve Sezer'in yaptıkları Anadolu turları medya tarafından siyasete ısınma turları olarak değerlendirilmişti. Sezer'in Genelkurmay Başkanı ile geziye çıkması ise "Ordu Sezer'e destek veriyor" şeklinde yorumlara neden oldu. Ancak ekonomik kriz ve IMF politikaları ile ezilen halkın, IMF politikalarının baş uygulayıcıları olan Derviş ve Sezer'e gerçekte ne kadar destek verdiği konusu ise tartışmalı.
www.evrensel.net