Fotoğraf: AA

Çin'de 'sosyal patlama' kaygısı

Çin 'Komünist' Partisi'nin hazırladığı bir rapor, ülkeyi serbest piyasaya entegre etmek için uğraşan iktidarın yol açtığı ekonomik yıkımı ortaya koyuyor.

Çin'de 'sosyal patlama' kaygısı
Çin ekonomisinde onyıllardır süren "liberal kapitalizme geçiş" süreci, emekçi kitlelerde devlete karşı öfke yaratıyor. Bu öfkenin, Çinli yöneticileri rahatsız edici boyutlara ulaşması, ülkenin yönetimini elinde tutan sözde "Komünist" Parti'yi (ÇKP) harekete geçirdi. ABD'li New York Times gazetesi tarafından ele geçirilen bir parti raporu, ülkede ekonomik, etnik ve dinsel çelişkilerin "giderek yayılan kolektif protesto ve grup eylemlerine yol açtığını" ifade ediyor. Raporda, parti/devlet yöneticileri ile kitleler arasındaki ilişkilerin "gergin" olduğu, çelişkilerin "giderek keskinleştiği" itiraf ediliyor.
Onbinlerin katıldığı eylemler
Üst düzey bir ÇKP grubu tarafından yazılan ve geçtiğimiz hafta Merkez Komitesi tarafından basılan rapor; halkın eşitsizliklere, yolsuzluklara ve devletin ilgisizliğine karşı tepki duyduğunu kaydediyor. Raporda, ülkenin bazı bölgelerinde, bazen onbinlerin katıldığı protestoların gerçekleştirildiği de ilk kez, şu sözlerle dile getiriliyor: "Son yıllarda bazı bölgelerde grup olaylarının sayısı ve boyutu giderek arttı. Bu eylemlere bin, hatta on bin kişinin katıldığı görüldü. Üstelik, giderek daha meydan okuyan bir hal alıyorlar. Protestocular sık sık köprüleri ve yolları kapatıyor, parti ve devlet binalarını basıyor, parti komiteleri ve hükümeti zorluyorlar. Bazen saldırı, yağma ve kundaklama gibi suçlar bile işleniyor."
Bu suçlara örnek olarak, Hunan bölgesinde bir çiftçinin, vergi toplamaya gelen devlet yetkilisinin kulağını kesmesi ve yine aynı bölgede, iki yetkilinin protestocular tarafından öldürülmesi gösteriliyor.
Herkes protesto ediyor!
Protestocuların kapsadığı sosyal katmanların da giderek genişlediğine işaret eden ÇKP, bu katmanları "çiftçiler, emekli ve çalışan işçiler, işyeri sahipleri, emekli askerler, hatta öğretmen ve öğrenciler" olarak sıralıyor.
Ancak sözde "sosyalist" Çin yönetimi, bütün bunlardan hareketle eşitsizliklerin sona erdirilmesi, işçi ve emekçi sınıfların sırtındaki yükün azaltılması gibi sonuçlara değil, baskı ve terörün artırılması sonucuna varıyor. ÇKP raportörleri, ülkenin önümüzdeki yıllarda yabancı sermaye ve yatırıma daha da açılacağını, bunun da toplumsal çatışmaları daha da yoğunlaştıracağına işaret ederek, polisiye tedbirler öneriyor.
"Yeni Koşullar Altında Halk İçindeki Çelişkiler" başlıklı raporda, "Ülkemizin Dünya Ticaret Örgütü'ne girmesi, tehlike ve baskıları artırabilir. Önümüzdeki dönemde, grup olayları sayısının artması bekleniyor. Bu da sosyal istikrara zarar verecek, hatta reform ve açılma sürecini sekteye uğratacaktır" deniliyor.
Eşitsizlik ve yolsuzluk
ÇKP araştırmacıları, raporu hazırlamak için bir dizi ziyaret gerçekleştirerek, 11 bölgede parti yöneticileriyle temaslarda bulundular. 308 sayfalık raporda, temel huzursuzluk kaynağı olarak toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler ve devlet içindeki yolsuzluklar gösterildi. Bu itiraflar, Çin'in ne menem bir "sosyalist devlet" olduğunu da gösteriyor. Şehirde ve kırda, burjuvazi ile emekçi sınıflar arasındaki gelir dağılımının "alarm verici düzeyde" olduğunu söyleyen rapor, bölgesel farklılıklara da dikkat çekerek, "şehir ve kır, doğu ile orta ve şehir nüfusu içindeki eşitsizliklerin giderek büyüdüğünü" kaydediyor. Yolsuzluk ise, "kitleler ile yetkililer arasındaki çelişkileri ağırlaştıran ana fitil" olarak tanımlanmış.
ABD için 'yumuşak karın'
Çin halkı, özellikle son 10 yıl içinde, bütün baskılara rağmen sokaklara giderek daha büyük kitleler halinde çıktı. Özelleştirilen devlet işletmelerinden atılan onbinlerce işçi ile, vergi yükü ve yabancı sermaye baskısı altındaki çiftçilerin eylemleri, artık yavaş yavaş basına da yansıyor. Batılı emperyalistler, bütün bu potansiyel istikrarsızlık kaynaklarını, rakip olarak gördükleri Çin'in "yumuşak karnı" olarak değerlendiriyorlar. ABD Dışişleri politikasına titizlikle uyan New York Times, rapordan yola çıkarak, grev ve gösterilerin "resmi ya da yabancı basına yansıyandan çok daha yaygın ve kitlesel" olduğu yorumunu yapıyor.
ÇKP'nin başarısı!
Çin yönetimi, raporunda, "farklı bölgelerden işçi ve köylülerin birleşmesinin ve devlete karşı örgütlü hale gelmesinin önlendiğini" ve bunun da ÇKP'nin başarısı olduğunu yazıyor.
Raporda, hükümetin tepkilere karşı yanıtının "bastırma ve reform" olarak iki ayaktan yürüdüğü kaydediliyor. Devlet Başkanı Jiang Zemin, geçtiğimiz yıl yaptığı bazı konuşmalarda, "toplumsal istikrara yönelik tehditleri kökünden yok etmek"ten bahsetmişti. Bu yıl ise, yolsuzluklara karşı geniş operasyonlar gündeme geldi. Sincan gibi bölgelerde ise etnik bölünmeleri kışkırtmakla suçlanan bazı yetkililer görevden alındı. Birçok işçi de hapse atıldı.
Raportörler; eşitsizliklerin azaltılması için ise kayda değer önerilerde bulunmuyorlar. Raporun bu bölümünde vergi sisteminin reformdan geçirilmesi, işçilerin sosyal güvenliğinin artırılması ve halkın devlet yönetiminde daha fazla söz sahibi olması öneriliyor.
www.evrensel.net