Ölümlerin durdurulması için

Ölümlerin durdurulması için

   çağrılar sürüyor

Ölümlerin durdurulması için
    çağrılar sürüyor
F tipi cezaevlerinin kaldırılması ve ölüm oruçlarında daha fazla kişinin hayatını keybetmesini önlemek için adım atılması, çağrısında bulunmak üzere Ankara ve İstanbul'da eylemler yapıldı. İstanbul Adliyesi önünde toplanan grup, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk hakkında bir kez daha suç duyurusunda bulundu. Ankara Sakarya Caddesi'nde yapılan eylemde, 'Adaletsiz Adalet Bakanı' olarak tanımlanan Hikmet Sami Türk göreve çağrıldı.
Siyasi parti, sendika, dernekler ve meslek örgütleri, geçtiğimiz hafta Uğur Türkmen'in ölüm orucunda hayatını kaybetmesi üzerine, bir kez daha Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk hakkında suç duyurusunda bulundu. Dün İstanbul Adliyesi önünde toplanan yaklaşık 150 kişi, alkışlar ve sloganlarla F tipi cezaevlerinin kapatılması ve ölümlerin durdurulması çağrılarını dile getirdiler. Katılımcı örgütlerin temsilcileri, suç duyurusu dilekçelerini vermek üzere adliyeye girince, adliye önünde bekleyen grup, bekleyişini oturarak sürdürmeye devam etti. Temsilcilerin suç duyurusunda bulunmasının ardından, grup adına DBP İstanbul İl Başkanı Mustafa Aytaç bir açıklama yaptı. Uğur Türkmen'in ölüm orucunda yaşamını yitiren son kişi olmayacağını bildiklerini söyleyen Aytaç, çözüm bulunana kadar girişimlerine devam edeceklerini ifade etti. Eylemde sık sık "Tecriti kaldırın ölümleri durdurun" sloganları atılırken, Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na iletilmek üzere İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na verilen dilekçe ile Adalet Bakanı Türk hakkında 'ölüme sebebiyet vermek' gerekçesiyle TCY'nin 455. maddesi çerçevesinde soruşturma başlatılması istendi. EMEP, HADEP, ÖDP ve DBP İstanbul İl Örgütleri, İHD ve ÇHD İstanbul Şubesi, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, Halkevleri, ÖMP, DMP, İYÖ-Der, TUYAB, Dayanışma Evleri, Enerji Yapı Yol-Sen ve TAYAD'ın düzenlediği basın açıklaması, eyleme katılanların alkışlarla dağılmasıyla sona erdi.
Sakarya Caddesi'nde oturma eylemi
Yetkilileri ölüm orucu konusunda duyarlı olmaya çağırmak amacıyla dün, Ankara'da da bir eylem yapıldı. F tipi cezaevlerine karşı kampanya yürütülmesi ve ölüm oruçlarının daha fazla can kaybına yol açmadan sona erdirilmesi için bir araya gelen parti, kitle örgütü ve sendika yöneticilerinin oluşturduğu "Diyaloga Davet" grubunun çağrısıyla biraraya gelen tutuklu yakınları ve insan hakları savunucuları, dün Sakarya Caddesi'nde bir oturma eylemi yaptılar. Oturma eylemi polis tarafından engellemek istenirken, Emniyet Amiri, gruptan beş dakika içinde dağılmalarını istedi ve eylemin yasa dışı olduğunu iddia etti. Bunun üzerine İHD Ankara Şube Başkanı Lütfi Demirkapı, basın açıklamasının Anayasal bir hak olduğunu ve eylemin nerede yapılacağını kendilerinin belirleyeceğini söyledi. Demirkapı, Vali'nin bu yasa dışı isteğini reddettiklerini dile getirdi. Cezaevlerinin kanayan yara olduğunu, yeni bir diyalog sürecinin başlatıldığını, Ankara Valiliği'nin buna bile tamahmülü olmadığını belirten Demirkapı'nın sözleri üzerine grup, alkışlarla valiyi protesto etti. "Adaletsiz Adalet Bakanı'nı" göreve çağırdıklarını belirten Demirkapı, diyalogun erdem olduğunu belirten dövizi gösterdi. Numune Hastanesi'nde bulunun İlhan Demirel ve Havva Doğan'ın sıvı bile alamazken, yemek yemekte zorlandıklarını ifade eden Demirkapı, "Tutuklular ölsünler isteniyor" dedi.
Eylemde, 9 Haziran Cumartesi günü Ankara'da yapacakları mitinge de çağrı yapan Demirkapı, TÜMTİS'te sendikalaştıkları için işten atılan Sakarya Otopark işçilerini de selamladı ve onlara alkışlarla destek çağrısı yaptı. Demirkapı'nın sözleri, alkışlarla ve "Tümtis işçisi yalnız değildir" sloganıyla karşılandı. Açıklamanın ardından grup, alkış ve sloganlarla TÜMTİS üyesi Sakarya Otopark işçilerini ziyaret ederek, direnişlerine destek verdi. Grubun dağılmasından sonra ise emniyet yetkilileri TÜMTİS işçilerinin önlüklerini çıkarttırdı. Öte yandan her cumartesi günü tutuklu kadınlara kart gönderen kadın örgütleri, bu hafta mektuplarını Haseki Hastanesi'nde ölüm orucu eylemini sürdüren Sevgi Tağaç'a gönderdiler. Galatasaray Postanesi önünde biraraya gelen kadınlar, 34 yaşında ve 176 gündür ölüm orucunda bulunan Sevgi Tağaç'a mektup gönderdiklerini söylediler. Kadın örgütleri daha sonra İHD'nin başlattığı "Kardeş Mahsup" kampanyasına destek verdi. İHD'de düzenlenen basın toplantısında, cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerle dayanışma içerisinde olmak için böyle bir kampanya başlatıldığı anlatıldı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Hükümette fiili revizyon dönemi
Bazı köşe yazarları ve sermaye örgütleri tarafından ortaya atılan "Hükümet revizyon yapıp güven tazelesin" önerisi, Yüksel Yalova'nın istifası ile fiili olarak uygulanmaya sokuldu.
Ortadoğu Gazetesi'nde dün birinci sayfadan, "Yalova revizyon kurbanı" başlığı ile yayınlanan haberde hükümetin Yalova'nın istifası ile bir taşla iki kuş vurmak istediği belirtildi.
Gazetenin haberinde, Başbakan ve DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e en yakın kişi olan Hüsamettin Özkan'ın, Yalova'nın istifasından hemen sonra, Almanya'da bulunan MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'yi telefonla arayarak, "Biz DSP-ANAP aramızda anlaştık. Siz de bir bakanınızı değiştirin. Örneğin Tarım Bakanı'nı" dediğini yazdı. Haberde Bahçeli'nin bu öneriyi reddettiği belirtildi.
Gökalp'i de korku sardı
Bu arada, koalisyon liderlerinin de imzaladığı IMF Niyet Mektubu'nu ve programı yöneten Devlet Bakanı Kemal Derviş'i eleştiren ANAP'lı Bakanı Yüksel Yalova'nın başına gelenler, gözlerin kendisine çevrildiği MHP'li Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'i etkiledi.
Derviş'le girdiği tartışmalarla gündeme gelen Gökalp, benzer bir tutumun Yalova'nın istifası ile sonuçlanması ve Başbakan Bülent Ecevit'in, bakanları "ekonomik dengeleri sarsmamak" için yaptıkları açıklamalara dikkat etmeleri konusunda uyarmasından sonra yaptığı açıklamada "Program başarıya ulaşacaktır" dedi
Programın arkasında olduğunu söyledi
Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, hükümetin kararlı bir şekilde ekonomik programı uygulayacağını belirterek, "Ekonomik programı hazırlayan hükümettir, arkasında olanda Bakanlar Kurulu'dur. Program başarıya ulaşacaktır." dedi.
Özel Samanyolu İlköğretim Okulu tarafından düzenlenen "2001 Bilim ve Sanat Şenliği"ne katılan Bakan Gökalp gazetecilerin özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova'nın istifası ile ilgili soruları kısa cevaplarala geçiştirerek, "Kendi kararıdır." dedi. Her fırsatta Kemal Derviş'i ve ekonomik programı eleştiren Gökalp, bu sefer porgrama sahip çıkarak, hükümetin programı uygulamakta kararlı olduğunu dile getirdi. Gökalp, tütün kanun tasarısı ile ilgili sorulara da cevap vermedi. Açılış sırasında bir konuşma yaparak, devletin eğitime yeterince kaynak ayıramadığını dile getiren Gökalp, özel okulların sayısının artması gerektiğini savundu.
www.evrensel.net