Kemal Burkay’a dair geç kalmış bir yazı

Kemal Burkay’a dair geç kalmış bir yazı

Kemal Burkay’ı, her zaman çok iyi bir şair olarak görmüşümdür. İkinci şiir kitabım olan “Töz’ün, ‘Kıyısında Dolaştığım Şairler İçin Sözlük” adını taşıyan bölümünde, O’nu “Yakılan şehirlerin kederinde sabırlı bir Akdeniz” dizesiyle ifade etmiştim.Şiirle

İsmail Biçer

Kemal Burkay’ı, her zaman çok iyi bir şair olarak görmüşümdür. İkinci şiir kitabım olan “Töz’ün, ‘Kıyısında Dolaştığım Şairler İçin Sözlük” adını taşıyan bölümünde, O’nu “Yakılan şehirlerin kederinde sabırlı bir Akdeniz” dizesiyle ifade etmiştim.
Şiirlerini hâlâ severek okuduğum ve şair kimliğinin kalıcı olduğuna inandığım Burkay’ın, politik nedenlerden dolayı yasaklı olduğu ülkesine, 30 yıl sonra Oral Çalışlar’ın eşliğinde dönmüş olması, bana son derece düşündürücü geldi.
Dönüşü öncesinde ve sonrasında, bir anda medyanın gündemine oturması, havaalanında bir devlet yetkilisi tarafından gösterilen ilgi ve sonrasında yaptığı açıklamalar bu durumu neden normal karşılamadığımın göstergeleri…
Oysaki politik nedenlerden dolayı yurt dışında yıllarca sürgün kalan ve sonra ülkesine dönen kişilere böyle bir karşılama seremonisi oluşturulmamıştı.
  Dönüş öncesinde, Oral Çalışlar’ın kendisiyle yaptığı röportajda yurt dışındaki yaşantısından oldukça memnun olduğuna dair bir havayı sezmemek mümkün değil.
Yeri gelmişken; Oral Çalışlar’ın Burkay’la yaptığı ve dizi halinde yayımlanan röportajında (Belki şair kimliğimden olsa gerek), dilbilgisi kurallarına aykırı bozuk cümleler dikkatimi çekti. Oral Çalışlar’ın sanırım bu konuda ciddi sorunları var.
Neyse; biz tekrar konumuza dönecek olursak: Otuz yıldır, yurt dışında zorunlu yaşama mahkum kalmış olan Burkay’ın dönüş kararı, kendi doğal iradesi dışında gerçekleşmişe benziyor.
Bu zaman zarfında, 1960’lı yılların ikinci yarısında ve TİP içerisinde birlikte olduklarını bildiğim Oral Çalışlar ile ne kadar görüştüklerini de merak ediyorum. Çünkü hafızam beni yanıltmıyorsa (Yanılıyor da olabilirim), Kürt meselesine dair bakış açısını gazetedeki köşesinden ve televizyon tartışmalarından az-çok takip ettiğim Oral Çalışlar, Kemal Burkay’dan hiç söz etmemişti bugüne kadar.
  Burkay’ın, yurt dışında olduğu süre boyunca, bu ülkede demokrasi, insan hakları, emek ve Kürt meselesi konularında bir arpa boyu yol alınmadı. Bu sıraladığım konular (sorunlar), 2002’den sonra AKP iktidarı döneminde daha da ağırlaşmışken, Burkay’ın “Sol Ak Parti’ye önyargılı yaklaşıyor. Geçmişi dindar diye olumsuz bakıyorlar. Oysa iktidara bazı uygulamalarında destek olmak gerek” türünden açıklamaları iktidar yanlısı köşe yazarlarınkine taş çıkarır türden… Belki Burkay’ın, yurt dışından gördüğünü biz içeride yaşayanlar görememiştik. Bu da Burkay’a özgü bir yetenek olsa gerek.
Yıllardır sürgünde olan Musa Anter’in oğlu Anter Anter (AKP’nin kurucularından Cüneyt Zapsu’nun çok yakın akrabası olması rağmen)  hâlâ ülkesine dönmüş değil. Neden dönemediğini de şöyle ifade ediyor:
“Türkiye’ye defalarca geldim ama içeriye alınmadım. ‘Her horoz kendi çöplüğünde öter’ diye bir atasözü vardır. Ben de kendi memleketime dönmek istiyorum. Babamın mezarını ziyaret etmek, köyüme dönmek istiyorum Arazilerimiz, evimiz, barkımız var. Ailem, bütün sevdiklerim Türkiye’de! Türkiye benim memleketim, İnsan kendi memleketine, toprağına dönmek istemez mi?” (15Ağustos 2011-Evrensel).
İktidarın, Kemal Burkay’a işleyen demokrasi ve insan hakları politikası Anter Anter’e işlemezken, Kemal Burkay’ın AKP’nin desteklenmesi gerektiğini dile getirmesine akıl erdirmek mümkün değil.
Burkay sadece devletin ileri gelenleri (Beşir Atalay, Egemen Bağış, Ertuğrul Günay) ile değil, sürekli tehdit ve baskılara maruz kalan ama buna rağmen yılmadan yoluna devam ederek, aydın kimliklerine leke düşürmeden onurlu bir geleceğe imza atmak isteyen isimlerle de görüşmeliydi.  Belki o zaman başka bir Türkiye olduğunun farkına varmış olacaktı.
Kemal Burkay’ın Kürt sorunu konusunda bir şeyleri dile getireceği kesin… Ama dile getireceklerinin, iktidarın duymak istediği sözlerle sınırlı kalacağı da…    
Zaten bu konuda (Yüksek ihtimalle ileriki günlerde Taraf’ta), neleri dillendireceğinin tüyolarını, dönüşü sırasında Oral Çalışlar’dan çoktan almıştır.
Sonuç olarak: İnşallah bu söylediklerimiz konusunda, Burkay bizi büyük bir yanılgıya düşürür de, yaşanılan tüm ciddi olaylara Mehmet Metiner gibilerin penceresinden bakmaz; bu sıraladıklarım da boşa çıkar.

*Şair

www.evrensel.net