Banka çalışanı sesini yükseltiyor

Banka çalışanı sesini yükseltiyor

Kamu bankalarının yeniden yapılandırma adı altında tasfiye edilmesine banka çalışanları tüm Türkiye'de yaptıkları eylemlerle karşı çıkıyor.

Banka çalışanı sesini yükseltiyor
Şebnem Turhan
Emlak ve Halk Bankalarının Ziraat Bankası'na devredilerek tasfiye edilmesine ve banka çalışanlarının sözleşmeli personel olmaya zorlanmasına tepkiler sürüyor. Banka emekçileri, 3 Haziran Pazar günü Ankara'da yapacakları mitingle bankaların tasfiye edilmesine ve çalışanlarının mağdur bırakılmasına sessiz kalmayacaklar. DİSK'e bağlı Bank-Sen öncülüğünde yapılacak mitinge KESK'e bağlı Tüm Banka-Sen de destek verecek.
Tüm Banka-Sen Genel Sekreteri Ercan Yıldız, gazetemize yaptığı açıklamada, kimsenin kamu bankalarını satarak halkı teşviksiz bırakmaya hakkı olmadığına dikkat çekerek, sermayedarlara hizmet vermeyi ilke haline getirmiş olan hükümetin kamu bankalarını sermayenin en büyük örgütü IMF'nin emriyle satmasına engel olacaklarını ifade etti. Yıldız, ekonomik krizin ardından bankacılık krizi yaratıldığını ve faturasının banka çalışanlarına kesildiğini hatırlatarak, bankacılık krizine de bahane olarak görev zararlarının gösterildiğini belirtti.
Kamu Bankaları Yönetim Kurulu Başkanı Vural Akışık'ın bankaların kapatılmasının görev zararlarından kaynaklanmadığını itiraf ettiğini söyleyen Yıldız, görev zararlarının da zaten banka ile değil, Hazine'yle ilgili olduğunu belirtti. Bankaların yeniden yapılandırılmasıyla amaçlananın tarımdan, halktan devlet desteğini çekmek olduğunu vurgulayan Yıldız, IMF'nin dayatmasıyla sosyal devlet anlayışına uygun çalışan üç kamu bankasının gözden çıkarılmasının sosyal devletin yok edilmesi olduğunu kaydetti.
61 bin çalışan mağdur
Ziraat Bankası'nda 36 bin 576, Emlak Bankası'nda 10 bin, Halk Bankası'nda da 15 bin çalışan olduğunu ifade eden Yıldız, "Akışık toplam 26 bin banka çalışanının mağdur olacağını söyledi, biz tümünün mağdur olacağını söylüyoruz. İlk etapta Emlak Bankası çalışanları işlerinden olarak, diğerleri de kapatılan şubeler yüzünden sürgüne zorlanarak, sözleşmeli personel olarak istihdam edilerek ve zorla emekli edilerek mağdur olacak" diye konuştu.
Sözleşmeli personele geçmenin de çözüm olmadığının altını çizen Yıldız, böylelikle işgüvencesinin ortadan kaldırılacağını dile getirdi. Sözleşmeli personele geçmeyenlerin farklı kamu kuruluşlarında zorla çalıştırılacağını ve bankalarda yetişmiş kalifiye elemanların harcanacağını ifade eden Yıldız, bankaların yeniden yapılandırma adı altında özelleştirildiğini vurguladı.
Kapatılan bankaların belirgin özelliğinin tarıma ve emeklilere hizmet veren ve kâr eden kuruluşlar olduğunu söyleyen Yıldız, "Akışık gerçekleri çarpıtıyor. Diğer bankaların da şube kapattığını öne sürerek İş Bankası örneğini veriyor. İş Bankası 1999-2000 dönemi hariç hiç şube kapatmamış, 40'ın üstünde şube açmış. Şu anki yönetim gözü dönmüş bir şekilde çalışanlara saldırıyor. 'Şubeleri kapatıp personeli azaltırsak düze çıkarız' diyorlar, biz de bu noktada karşı çıkıyoruz. Halkın vergileriyle yapılmış bankaları sattırmayacağız" diye konuştu.
Özerklik isteği
Bankaların, çalışanların yönetimde söz sahibi olduğu, özerk yapıyla yönetilmesi gerektiğini ve siyasiler yönetimlerden elini çektiğinde kamu bankalarının kısa sürede toparlanacağını vurgulayan Yıldız, "Kamu bankaları mevduattan topladığı paraları yatırıma yönlendirir ve ülke kalkınmasına yönelik azımsanmayacak derecede katkı sunarlar. Türkiye'de ihtisas kredilerinin yüzde 99'unu kamu bankaları verirken, sadece yüzde 1'ini özel bankalar veriyor. Hükümet hem ülke kalkınmasından söz edecek, hem de ülke kalkınmasına yönelik olan bankaları tasfiye edecek, kendisiyle çelişiyor. Hükümet sadece sermayedarlara hizmet vermek istediğini, halkı düşünmediğini söylesin" dedi.
Banka tasfiyesinin kısa sürede tamamlanmadığını, tasfiye sürecine girildiğinde borçların ve alacakların alımının zorlaştığını belirten Yıldız, bankalara borçları olanların vergi rekortmeni olduğunu ancak bankalara borçlarını ödemediklerini kaydetti. Vural Akışık'ın Bankalar Kanunu'na göre suç işlediğini, Emlak Bankası'nın isim değerinin olmadığını savunduğunu ifade eden Yıldız, bankanın en büyük payı olan emlak ve inşaat biriminin de TOKİ'ye devredilerek içinin devlet eliyle boşaltıldığına dikkat çekti.
Bir gün işbırakma
Yıldız, bankaları sattırmamak için ellerinden geleni yapacaklarına vurgu yaparak, finans sektöründe bir gün işbırakmanın sermayenin çarkına çomak sokmak anlamına geldiğini söyledi. Yıldız, hükümetin sermayedarlara ve onların kurumu IMF ile Dünya Bankası'na hizmet ettiğini ifade ederek, çıkartacakları eylem takvimi ile bankalarını sattırmamak konusunda ellerinden geleni yapacaklarını vurguladı.
www.evrensel.net