EMEP cam işçilerini ziyaret etti

Emeğin Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel ve İstanbul il yöneticileri, grevdeki Topkapı Şişecam işçilerini ziyaret etti.

EMEP cam işçilerini ziyaret etti
Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel, İstanbul il ve ilçe yöneticileriyle birlikte 9 gündür grevde olan Topkapı Şişecam işçilerini ziyaret etti. Tüzel, cam işçilerinin grevinin IMF ve Derviş programına yanıt olduğunu belirterek, burada elde edilecek kazanımın tüm işçi sınıfının kazanımı olacağına dikkat çekti.
Ziyarete Levent Tüzel ve partililerin yanı sıra, DİSK'e bağlı Gıda-İş Sendikası Genel Sekreteri Seyit Aslan, KESK GYK Üyesi Güven Gerçek, Haber-İş 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu ve Şube Sekreteri Ali Küçükkoçkaya ile Şair-Yazar Sennur Sezer de katıldı.
"Biz sahip çıkarsak Şişecam işçisi kazanacak", "Yaşasın işçilerin birliği", "Direne direne kazanacağız" sloganlarıyla Topkapı Şişecam Fabrikası önüne gelen partilileri, Kristal-İş Topkapı Şube Başkanı Münir Dinler ve işçiler alkışlarla karşıladı. Dinler, EMEP'lilere ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederek, grev hakkında bilgi verdi. Şişecam işvereninin kamuoyunu yanıltmak için yanlış bilgiler verdiğini belirten Dinler, "Bu bilinçli bir tutumdur. Ancak hiçbir şey işçilerin birliğini bozamayacak" dedi.
EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel de, cam işçilerinin grevinin kazanılmasının tüm işçi sınıfının kazanımı olacağına dikkat çekerek, "Derviş programı tek kurtuluş yolu olarak gösterilirken, cam işçileri yüzde 15 zammı kabul etmediklerini, bu koşullarda yaşayamayacaklarını belirterek greve gittiler" dedi. İşçilerin baskıyla sessizliğe itilmeye çalışıldığını vurgulayan Tüzel, cam işçilerinin grevinin Derviş programına ve IMF'ye verilmiş bir yanıt olduğunu vurguladı. Hükümetin yabancı tekellerin tüm isteklerini kabul ederek Türkiye'yi ucuz işçi cennetine çevirmeye çalıştığını söyleyen Tüzel, kazanımların ve bağımsızlığın işçilerin birliği ile elde edileceğini dile getirdi. Tüzel, saldırıların arttığını, esnek çalışmanın, işsizliğin ve tazminatların gaspının gündeme getirildiğini kaydederek, "Biz emekçilerin kendi öz partisiyiz. İşçi sınıfının kazanımı bizim kazanımımızdır" dedi ve grevin başarıya ulaşması için ellerinden geleni yapacaklarını duyurdu.
Sennur Sezer de işçilere şiir okuyarak, "Hep yan yana olalım ve emeğin kurtuluşunun adımlarını atalım. Sizin gücünüz, kumu cama çeviren sıcaklık kadardır" dedi.
Ziyaretin ardından bir otobüs dolusu çevik kuvvet polisi işyerine geldi. Polis, sürekli olarak fabrika önünde iki kişiden fazla kimsenin durmaması için baskı yapıyor.
Grevdeki işçileri akşam saatlerinde ise Emek Gençliği ziyaret etti. Sloganlarla fabrika önüne gelen değişik üniversitelerden öğrenciler adına konuşan Yılmaz Ağbulut, üniversitelerde yürüttükleri parasız, bilimsel, demokratik üniversite mücadelesinin Şişecam işçilerinin yürüttüğü mücadeleyle aynı olduğunu belirtti. Ağbulut, "Ülkede uygulanan IMF politikaları sizlere sefalet ücretini dayatırken biz üniversite öğrencilerine de paralı eğitimi dayatmaktadır" dedi. Şişecam İşyeri Temsilcisi Mürsel Kılıç, kendilerine destekte bulunan Emek Gençliği üyelerine teşekkür ederek, haklı mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini vurguladı.
Mersin'de destek büyüyor
Yol-İş, Petrol-İş, Belediye-İş, Haber-İş sendikalarının Mersin şubeleri, Trakya, Anadolu ve Paşabahçe Cam Sanayi işyerlerini gezerek grev gözcüleriyle görüştüler. Sendikalar, grevdeki işçilere destek vermeye devam edeceklerini bildirdiler. Grevdeki işçileri, önceki gün de KESK'e bağlı şube yöneticileri ile EMEP il yönetici ve üyeleri de ziyaret ederek destek vermişlerdi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Tekel işçileri Türk-İş'e öfkeli
TEKEL işçileri, Türk-İş'in kamu kesimi toplusözleşmelerinde imzaladığı protokolle IMF programına boyun eğdiğini söylediler. Marmara ve Trakya Bölgesi TEKEL fabrikalarından 500 işçi, Tek Gıda-İş Genel Merkezi'nde bir araya gelerek kamu sözleşmelerinde Türk-İş'in işçileri sattığını belirttiler. İşçiler tepki olara topladıkları 5 bin imzayı Türk-İş Genel Sekreteri Hüseyin Karakoç'a verdiler.
Toplantıya Tek Gıda-İş Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Sekreteri Hüseyin Karakoç, Tek Gıda-İş yönetimi, şube başkanları, işyeri temsilcileri ve işçiler katıldı. İşçiler salona giren Hüseyin Karakoç'a "Satılmış Türk-İş istemiyoruz", "Böyle sözleşme istemiyoruz", "Kahrolsun sendika ağaları" sloganlarıyla tepki gösterdiler.
Tek Gıda-İş Marmara ve Trakya Bölge Başkanı Özcan Mete, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Türk-İş'in sözleşme protokolünü verdiği sözlerden vazgeçerek imzaladığını ifade etti.
İşçilerin sloganlarla karşılık vermesi üzerine araya giren Hüseyin Karakoç, "Türk-İş kimseyi satmadı ve de satmayacak" diye konuştu. Ancak işçiler "Satılmış Türk-İş istemiyoruz" tepki göstermeye devam ettiler.
Gergin bir havada geçen toplantı boyunca işçiler konuşmalara alkış, yuhlama ve sloganlarla müdahale ederek tepkilerini sürdürdüler.
Sendika yöneticilerinin işyerlerine uğramadığını, sözleşme hazkkında bilgi vermediklerini belirten işçiler, Bayram Meral'in hükümetle hangi koşullarda anlaştığını sordular. Bazı işçiler de "Bayram'ın sağ kolu Karakoç, Tek Gıda-İş'i Türk-İş sattı" şeklinde tepkilerini dile getirdiler.
'Benim başkanım ne yapıyor?'
7 No'lu Şube üyesi Kazım Ata, Cibali ve İstinye'nin kapatılmasında ses çıkmadığını söyleyerek, sıranın kendilerine geldiğini belirtti. "Bırakın bizi, memleketi satıyorlar. Benim başkanım ne yapıyor?" diye sordu. 2 No'lu Şube üyesi Cemal Bozkurt, tepkisini "Bir yandan böyle bir sözleşmeye imza atılmaz diyorlar, diğer yandan satıyorlar. Sözleşmenin altında benim genel başkanımın imzası var. Bu Karakoç'la diğer Karakoç ayrı adamlar mı?" sözleriyle ifade etti. 3 No'lu Şube üyesi Ali Koloş da "Özelleştirme düzen partilerinin politikasıdır. Buna karşı çıkma lazım" dedi. Sıfır zamma imza atıldıktan sonra "Türk-İş satılmamıştır" denilemeyeceğini belirten Koloş, "Satış bu sözleşmenin altına imza atmaktır" dedi. Memura destek verilmediğini, özelleştirme, cezaevleri gibi hiçbir soruna tepki gösterilmediğini söyleyen Koloş, "İşçi sendikasıysanız neden IMF programı yerine emekçilerin oluşturduğu Emek Pragramı'nı savunmadınız?" diye konuştu.
'Bizi satanı biz de satarız'
Karakoç'un sözleşme döneminde yurdışına çıkmasını eleştiren 5 No'lu Şube üyesi Zafer Aksu TEKEL'in özelleştirilmesine karşı mücadele başlatılmasını ve Emek Programı'na sahip çıkılmasını istedi. Salondaki işçiler de Aksu'nun sözlerini "Böyle sözleşme istemiyoruz", "Kahrolsun ABD emperyalizmi", "Bizi satanı biz de satarız" sloganlarıyla desteklediler.
Sözlerine "Haklarımızın nasıl satıldığını soruyoruz?" diyerek başlayan 2 No'lu Şube üyesi Mithat Güler "Alınterimizi satan sendikacılar utansın, layık olmayanlar burada kalmasın. Saygı duyuyorsa olağanüstü kongreye gider. Yazıklar olsun size!" diyerek, işçiler olarak sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi.
Karakoç'un savunması
Daha sonra eleştirileri yanıtlayan Hüseyin Karakoç, Türk-İş görevlendirmesiyle yurtdışında bir toplantıya gitmek zorunda kaldığını söyledi. Sadece Türk-İş yönetiminin suçlanamayacağını söyleyen Karakoç, Hava-İş dışında tüm sendikaların sözleşme için Türk-İş'e teşekkür ettiğini anlattı. "Şerefsiz ve haysiyetsiz değiliz. Kimseyi satmadık" diyen Karakoç, sendika olarak özelleştirmeye karşı mücadeleye devam edeceklerini bildirdi. Karakoç'un konuşması sırasında da işçiler sık sık sözlü müdahalede bulundular.
Tekel işçileri Türk-İş'e tepki olarak Marmara ve Trakya Bölgelerinde topladıkları 5 bin imzayı Hüseyin Karakoç'a verdi.
www.evrensel.net