Hükümetin gözü yine halkın cebinde

Hükümetin gözü yine halkın cebinde

Bülent Ecevit, iç kaynağı harekete geçirmek için aylardır yaptıkları çalışmaları ilk Bakanlar Kurulu toplantısının gündemine getireceklerini söylerek, halkın sırtına yüklenecek yeni vergilerin işaretlerini verdi.

Hükümetin gözü yine halkın cebinde
DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, iç kaynakları harekete geçirmek için aylardır hazırlık yaptıklarını, ilk Bakanlar Kurulu toplantısında iç kaynak konusundaki önerilerin ele alınacağını söyledi. Bu açıklama, sermayedarlar için vergi indirimi düşünen hükümetin kaynak yaratma bahanesiyle halkın sırtına yeni vergiler yükleyeceğinin sinyallerini verdi.
Ecevit, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 57. hükümetin, cumhuriyet tarihindeki koalisyon hükümetlerinin en uzun ömürlü ve en uyumlusu olduğunu iddia ederek, bunda DSP'nin çok büyük katkısı olduğunu belirtip milletvekillerini kutladı. Ecevit, ülkenin yabancı sermayenin dizginsiz sömürüsüne açılmasına neden olan düzenlemeleri "reform" olarak nitelendirerek "Türkiye'nin ekonomik ve sosyal yapısı adeta yeniden oluşturuluyor." dedi.
Öncelikli sorun iç kaynak
Devletin borç yükünün altından kalkması için gerekli dış kaynağın bulunmasının ardından sıranın iç kaynakta olduğunu söyleyen Ecevit, iç kaynaklar harekete geçirilmediği sürece dış kaynakların da suyunun kesilebileceğini bildirdi. Şu an en büyük sorunun iç kaynağı harekete geçirmek olduğunu iddia eden Ecevit, bu konuda aylar süren bir çalışma yapıldığını kaydetti. Ecevit, ilk Bakanlar Kurulu toplantısında iç kaynak konusundaki önerilerin ele alınarak kamoyuna açıklanacağını söyledi.
Dün de Kemal Derviş'in, sermayedarlara vergi indirimi yapmayı düşündüklerini açıklaması, iç kaynağın yine emekçi halkın cebinden çıkarılacağının sinyallerini verdi.
"Kriz değil, tartışma"
Konuşmasında, bakanlar kurulundaki tartışmaların medyadaki yansıtılma şeklini de eleştiren Ecevit, "Medyada herhangi bir konu hükümetin gündemine geldi mi ve birkaç günlük bir tartışma oldu mu, Türkiye'nin büyük bir krize girdiği ya da gireceği havası yayılmak isteniyor." diyerek hükümet ortaklarının yer yer hükümetten ayırılmayı gündemine aldığı tartışmaları sıradan bir işleyişmiş gibi göstermeye çalıştı. Hükümetin alternatifi olmadığını, dolayısıyla halkın hükümet çöktü çökecek endişesiyle tutulmaması gerektiğini iddia eden Ecevit, hükümetteki kavgaları da demokrasinin gereği tartışmalar olarak nitelendirdi. Telekom, hububat ve THY krizlerini örnek gösteren Ecevit, bu tartışmaların kriz "beklentisine" yol açtığını savunarak, IMF'nin istekleri ve IMF memuru Derviş'in tehditleriyle sonuca ulaşılmasını da "sorunları uygarca çözmelerinin" örneği olarak gösterdi.
Sorunları çözme konusunda hükümette birtakım yöntemler oluşturduklarını bildiren Ecevit, her gün ya da iki günde bir liderler toplantısı yapılmasını koalisyon düzeyinde bir uyum sürecinin kanıtı olarak gösterdi.
Önümüzdeki günlerde yargı reformuna, köykent ve merkez köy uygulamalarına ağırlık vereceklerini açıklayan Ecevit, tarımın çökertilmesinde büyük payları olduğunu da atlayarak Türkiye'nin tarım ürünleri dışalımının, dış satımından daha yüksek hale gelmesinden şikayetçi oldu. Ecevit, önümüzdeki hafta Yüksek Planlama Kurulu toplantısında üretimi nasıl canlandırılabileceklerini tartışacaklarını da bildirdi.
Ecevit, üniversitelerin sorunlarına da önümüzdeki haftalarda öncelik vereceklerini belirterek yaptığı ön çalışmayı, bugün üniversite kamuoyuna ileteceklerini belirtti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Üstkurulu'nu önümüzdeki günlerde oluşturacaklarını söyledi.
www.evrensel.net