İşte halkın derdi bu!

İşte halkın derdi bu!

Devlet Bakanı Kemal Derviş'in, "programı anlatacağım" diye çıktığı Anadolu turunun ikinci durağı Adana'ydı. İşadamlarıyla toplantı yaptı; Hilton'da İtalyan yemekleri yedi. İsmail, halk ekmek kuyruklarında geceyarılarında başlayan eziyeti yaşayan küçük bir çocuk.

İşte halkın derdi bu!
Hülya Kavuk
Adana'daki halk ekmek kuyruklarında bekleyenlerin çoğu 60 - 70 yaşlarında. İşkence haline dönüşen kuyrukları, müdavimleri çocukluklarının "karneli ekmek kuyrukları"na benzetiyorlar. "Sanki savaş döneminde yaşıyoruz, o günlerde bile böyle kıtlık çekmedik" diyorlar.
Adana'da fırınlarda satılan ekmek 150 bin liraya yükselince, 50 bin liradan satılan halk ekmeğin önünde uzun kuyruklar oluştu. Sabaha karşı 03.00'ten sabaha kadar sayıları 200'ü bulan insan kuyruklarda ucuz ekmek bekliyor. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ise süren bu işkenceyle halka hizmet ettiğini söyleyerek, gururlanıyor.
Sabiha Taşkesen, 60 yaşında. "Bu yaşımda sabah 6'dan beri bekliyorum. Saat 9.30 oldu ortada ekmek yok. Bu halka hizmet değil işkence. İlla da halka hizmet verdiklerini söyleyeceklerse her mahalleye bir kulube diksinler" diyor. "Açlığından ekmek kuyruğunda bekliyor derler, tüm Türkiye'ye rezil olurum. Söylediklerimi yaz, adımı yazma" diyen bir başka yaşlı kadın araya giriyor; "Güneşin altında dura dura hastalanıyoruz. Sürekli bayılıyoruz. Ben 70 yaşındayım, hiç böyle rezillik çekmedim. Ekmeği, yağı, tüpü karneyle aldığımız dönemde bile bu kadar eziyet çekmedik".
52 yaşındaki Satta Aşıkoğlu ise, "Aman neden çekineceğiz. Hepimizi aç bırakıyorlar" görüşünde. "Dün 2 kez geldim kuyruğa, tansiyonum yükseldi ekmek alamadan geri döndüm. Sabah 7'den beri buradayım. Biz artık iyi yaşamak istiyoruz" diyor. 6 çocuğundan 5'inin işsiz kaldığını anlatan Aşıkoğlu, "Bir tek bir kızım çalışıyor. Onun maaşıyla geçinmeye çalışıyoruz. Hergün 15 ekmek ancak yetiyor bize. Ama kulübelerde bir kişiye en fazla 5 ekmek veriliyor. Kalanları yine fırından almak zorunda kalıyoruz" diyor.
Kucaklarda bebeklerle
Hayriye Çakır 53 yaşında ve kuyruğa saat 02.30'da gelmiş. "Eğer amaçları gerçekten halka ucuz ekmek vermekse, kulübe ve fırın sayısını arttırsınlar. Üst üste yığılmayalım. Birbirimizi ezmek zorunda kalıyoruz" diyor. Söze giren bir adam, kucağında minicik bebekleriyle bekleyen kadınları işaret ediyor: "Kızım sen asıl onları çek, bak kucaklarına bebeklerini alıp geceden beri burda bekliyorlar. Çocuklarda hastalanıyor, onlarda. Bu sıcakta beklemek sağlıklı insanları bile hasta eder. Bizi yönetenler bizi hiç düşünmüyor ki".
Kuyrukta bekleyen çocuklar da var; gözleri yorgunluktan kapanmak üzere. "Biz de geceden kalkıp geliyoruz buraya. Kuyrukta sürekli eziliyoruz. Ekmek geldiğinde herkes hemen almak için birbirini itiyor. Biz de arada kalıyoruz bazen de okula geç kalıyoruz, ekmek alabilmek için" diyorlar. İsmail de bu çocuklardan biri. "Haberin başlığı ''İşte milletin derdi bu' olsun. Ecevit rahat koltuğunda otururken bizim gibi fakirlerde ekmek kuyruklarında sürünüyor. Artık bizi de görsünler" diyor.
www.evrensel.net