TÜMTİS

   Gaziantep Şubesi Kongresi yapıldı

TÜMTİS
    Gaziantep Şubesi Kongresi yapıldı
TÜMTİS Gaziantep Şubesi'nin Olağan Kongresi'nde tüm emekçilere Emek Platformu etrafında birleşerek mücadele etme çağrısı yapıldı. Kongre'ye Şube Başkanı Kenan Öztürk'ün başkanlığında tek liste katıldı.
Fuar Düğün Salonu'nda 600 kişinin katımıyla gerçekleştirilen 2. Olağan Kongre'nin Divan Başkanlığı'na TÜMTİS Genel Sekreteri Yurdal Şenol seçildi. Kongreye, destek vermek amacıyla TÜMTİS Genel Başkanı Sabri Topçu ve Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, Karadeniz Bölge temsilcisi, Adana'dan şube yöneticileri ve 30 kişilik işçi grubunun yanı sıra Genel-İş Bölge Başkanı Nihat Bencan, Disk/Tekstil Urfa Bölge Temsilcisi Seyfettin Bayramoğlu, Genel-İş 1, 2, 3 No'lu şube başkanları, Belediye-İş, Tez-Koop-İş, Eğitim Sen ve Tüm Bel-Sen Gaziantep şube başkanları, ÖES Antep Şube Sekreteri Prof. Dr. Arif Nacaroğlu ile Emeğin Partisi GYK üyeleri, il başkanı ve ilçe yöneticileri katıldı. Kongrenin açılış konuşmasını yapan TÜMTİS Gaziantep Şube Başkanı Kenan Öztürk, krizi işçilerin, emekçilerin ve ezilen kesimlerin çıkartmadığını, IMF'nin ve DB'nin uşaklarının çıkarttığını söyledi. Krizin faturasının ise emekçilere ödetildiğini ifade eden Öztürk, hiçbir ayrım yapmaksızın tüm emekçilerin Emek Platformu'nda bir araya geldiklerini belirtti. Hortumcuların mal varlığına el konulmasının "servet düşmanlığı" olarak nitelendirildiğine değinen Öztürk, "Krizin faturası emekçilere yüklenirse bu da halk düşmanlığı olmaz mı?" dedi. 14 Nisan'da yüzbinlerce emekçinin alanlara çıktığını ifade eden Öztürk, "Daha çok ekmek, özgürlük ve demokrasi için mücadeleden başka yol yoktur" dedi.
Ambar işçisi örnek
Konuşması öncesinde işçiler tarafından dakikalarca alkışlanan TÜMTİS Sendikası Genel Başkanı Sabri Topçu ise dünyanın tek kutuplu hale gelmesi sonrası ABD'nin geri ve bağımlı ülkelere dayatmalarda bulunduğunu söyledi. Borç veren emperyalistlerin, denetlemek amacıyla önce Cottarelli'yi gönderdiğini, o yıprandığında ise Kemal Derviş'i gönderdiğini kaydeden Topçu, Derviş'in çıkması için dayattığı 15 yasanın hiçbirinin halkın menfaatine olmadığını dile getirdi. Uygulamaların çokuluslu tekellerin lehine ülkenin talanını hedeflediğine dikkat çeken Topçu, "Bu ülkenin THY'si, Telekom'u, şeker fabrikaları babalarımızın, dedelerimizin alın teriyle kuruldu. Bunları peşkeş çekiyorlar. Özelleştirilen yerlerde işçiler işten atılıyor, sendikasızlık ve taşeronlaştırma dayatılıyor. Çiftçi yok ediliyor" dedi. 15 günde 15 yasayı çıkartanların antidemokratik 1980 Anayasası'nı değiştirmek için hiçbir şey yapmadığını söyleyen Topçu, "Demokrasi ancak Emek Programı'yla gelecektir. Sendikalar altına imza attıkları programı sahiplenmiyorlar. Bunun için Antep ambar işçisinin Emek Platformu'nda gösterdiği kararlılığı yaygınlaştırmak gerekir" dedi. Emeğin Partisi Gaziantep İl Başkanı Mecit Bozkurt da, "Türkiye'ye demokrasi TÜSİAD'ın hazırladığı raporla değil, emekçilerin mücadelesiyle gelecektir" diye konuştu.
TÜMTİS bir okul
TÜMTİS Genel Örgütlenme Sekreteri Şükri Günsili ise, Gaziantep şubesinin üç yıl önce sadece bir yerde toplusözleşme yapabilecek durumda olduğunu, gelinen noktada ise 42 işyerinde toplusözleşme yapılabildiğini söyledi. Genel-İş Bölge Başkanı Nihat Bencan da fuar alanının belediye işçilerinin mücadelesi sonucu grev alanına dönüştüğünü belirtertti.
DİSK/Tekstil Urfa Bölge Temsilcisi Seyfettin Bayramoğlu, TÜMTİS'in başarısının izlenen sınıf sendikacılığı çizgisinin ürünü olduğunu belirterek, "Bu diğer sendikalara ulaşması gereken bir ekol haline geldi" dedi.
ÖES Antep Şube Sekreteri Arif Nacaroğlu ise Derviş balonunun Emek Platformu ve Emek Programı ile patlayacağını ifade ederek, TÜMTİS'in yalnızca mücadeleci bir sendika olmadığını, herkesin bir şeyler öğrenebileceği bir okul olduğunu söyledi. Konuşmaların ardından seçimlere geçildi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


TZOB'de iki liste yarıştı
Gergin başlayan ve gergin devam eden, 241 delegenin katıldığı TZOB Genel Kurulu, dün yapılan seçimler ile sona erdi. Seçimlerde Başkan Faruk Yücel'in listesi ile bakanlığın desteklediği Reşit Kurşun başkanlığında Şemsi Bayraktar, İsmail Büyüksarı, Sami Sözat, Ahmet Ataman'ın da yer aldığı liste yarıştı. Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp ve Yücel arasında karşılıklı didişmeler ile geçen genel kurul süresince bakan baskısını açık bir şekilde hissettirdi.
Bakanı'nın baskısı işe yaramadı
214 delegenin oy kullandığı Genel Kurul'da seçimler Faruk Yücel'in tekrar seçilmesi ile sonuçlandı. Yücel'in listesi 170 oy, Tarım Bakanlığı destekli Reşit Kurşun'un listesi 40 oy alırken, 4 delege de oy kullanmadı. Böylece 3 gün boyunca genel kurula baskı yapmaya çalışan Gökalp'in çabaları boşa gitmiş oldu.
Genel kurulun ilk iki gününe de katılan ve baskısını açık şekilde hissettiren Gökalp'in ikinci gün de konuşmak istemesi tartışmaya yol açmıştı. Öğleden sonra konuşmasına izin verilen Bakan, yine Faruk Yücel'e çattı. Çiftçinin kullandığı mazotun fiyatını indiremediği için Yücel'in kendisinin istifasını istediğini belirterek, "Yücel, mazot sorununu halledecek bir bakan bulsun, namus sözü istifa edeceğim" dedi. TZOB'nin tohumluk dağıtım yetkisinin iptal edilmesi yönündeki eleştirilere de değinen Gökalp, geçen yıl afetten zarar gören çiftçilere dağıtılan 17 trilyon liralık tohumluğun parasını hâlâ Hazine'den alamadıklarını ve bu nedenle tohumluk dağıtım işini bu yıl odalara vermediklerini söyledi.
Gökalp'in konuşması sırasında delegelerden biri yine bağırarak, "Bak bu işi de yapamıyorsun" demesi üzerine Bakan da, "Benim yerime birini bulun, söz istifa edeceğim" dedi. Gökalp, Dünya Ticaret Örgütü ile yapılan anlaşmalarda, tarım ürünlerinin ithalatı konusunda pek çok taviz verildiğini ifade ederek, kendilerinin ithalata izin vermediklerini öne sürdü.
'Hepsinin hesabını soracağım'
Faruk Yücel ise yaptığı konuşmada, bakanlığın yolsuzluk iddialarına ve muhalif delegelerin konuşmalarına cevap verdi. Yücel, "Bakanlığın hiç işi gücü yok. 80 tane müfettişi gönderip insanların haysiyetiyle oynadınız. Bir gün gelip bunun hesabını ben burda olsam da olmasam da vereceksiniz. 45 il müdürü Ankara'ya, şoförleri, sekreterleri ile birlikte yanlarına da delegeleri almış gelmişler. Tasarruf tedbirlerinden bahsedildiği bir dönemde böyle bir şey nasıl oluyor?" dedi.
Yücel, bakanlığın ziraat odalarını kapatmak istediğini belirterek, buna izin vermeyeceklerini ifade etti. Tarım Bakanı'nın bir tek kendisiyle değil, Derviş başta olmak üzere birçok siyasi ile çatıştığını ifade eden Yücel, Bakan yüzünden çiftçinin bu yıl gübresiz ve ilaçsız kaldığını söyledi. Yücel, buğday fiyatları konusunda Bakan'ın 'Benim elimde değil' açıklamalarını da eleştirerek, "Toprak Mahsulleri'nin buğday satış fiyatlarını belirlemek Bakan'ın elinde. TMO buğday satış fiyatını 210 bin lira yaparsa çiftçi elindeki buğdayı daha yüksek fiyattan satar. Bu sizin elinizde, ama siz TMO'nun satış fiyatını 130 bin lira diye açıklarsanız, biz de buğday taban fiyatının 250 bin lira olmasında diretiriz" dedi.
www.evrensel.net