Yasaklamalar sürüyor

Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından verilen Düşünce ve İfade Özgürlüğü ödül töreninde, yasaklamaların, toplatmaların ve cezalandırmaların devam ettiğine

Yasaklamalar sürüyor
Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB)'nin verdiği "2001 Düşünce ve İfade Özgürlüğü" ödülleri sahiplerini buldu. Düşünce ve ifade özgürlüğü için mücadele eden yazar ve yayıncıları desteklemek, düşünce ve ifade özgürlüğünün önünü tıkayan yasalarda gerekli değişiklik ve düzenlemelerin bir an önce yapılması talebini bir kez daha vurgulamak amacıyla verilen ödüller, önceki akşam düzenlenen bir törenle sahiplerine verildi.
Düşünce ve İfade Özgürlüğü ödüllerine, kitapları toplatılan, mahkemeye verilen ve bu nedenle baskı gören tüm yayıncıları temsilen Peri Yayınları sahibi ve editörü Ahmet Önal, yazdığı kitaplar nedeniyle yargılanmaya devam eden Yazar Mehmet Uzun ve ekonomik ve siyasal koşullar altında dahi mesleklerini inatla sürdürmeye çalışan Anadolu ve Trakya kitapçılarını temsilen 60 yıldır kitapçılık yapan Lütfi Alpant layık görüldü.
TYB Başkanı Çetin Tüzüner törende yaptığı konuşmada, düşünce ve ifade özgürlüğünün içinde bulunduğu durumun yayıncılığı tehdit altında tuttuğunu kaydederek, düşüncelerinden dolayı insanların yargılanmadığı, yazarın ve yayıncının hapse atılmadığı ve kitap toplatmaların yaşanmadığı bir Türkiye istediklerini vurguladı. Halkın gerçekleri öğrenmesi ve düşüncelerini baskı altında olmadan açıklaması engellendiği sürece özlenen çağdaş demokrasiye ulaşmanın mümkün olmadığını belirten Tüzüner, temel insan hak ve özgürlüklerinin önünü açmak ve düşünsel üretimi engelleyen yasal hükümleri değiştirmek gerekliliği üzerinde durdu.
Başbakan Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı ve ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın ödül törenine kutlama mesajı göndermeleri dikkat çekti. Törene katılanlar bu iyi niyet mesajının meclise de yansımasını istediler.
Yasakçı zihniyet işbaşında
Birliğin Yayınlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı Ragıp Zarakolu da, TYB'nin 2001 yılı Mayıs ayı "Yayınlama Özgürlüğü Raporu"nu açıkladı. Zarakolu, birlik olarak düzenli bir şekilde rapor çıkardıklarını, ancak belli bir mantalite değişikliği olmadığı için yasakçı anlayışın devam ettiğini ifade ederek, yılın ilk üç ayında 7 yayınevinin 13 kitabının yasaklandığını saptadıklarını kaydetti. Zarakolu, Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) anlayışının "yasakçı" bir zihniyete sahip olduğuna dikkat çekerek, "RTÜK, İslam-Türk sentezi görüşünde birleşen insanlardan oluştuğu için katı kurallar uyguluyor" dedi. Aralarında gazetemiz Yeni Evrensel ve bir süre önce kapanan 2000'de Yeni Gündem gazetelerinin de yer aldığı birçok dergi ve gazetenin OHAL'de yasak olduğuna dikkat çeken Zarakolu, gazetemizin ekim ayında 10 gün süreyle kapatıldığını hatırlattı.
Müzik alanında da OHAL Valiliği'nin yasaklama kararı alabildiğini ve 240 kadar kaset ve CD'nin yasaklandığını belirten Zarakolu, radyolara yönelik kapatma kararlarında da artış gözlendiğine dikkat çekti. 1996 açlık grevini konu olan "70'inci gün" adlı filmin, geçtiğimiz ekim ayında düzenlenen Antalya Altın Portakal Festivali'nde mansiyon ödülü almasına rağmen yasaklandığını kaydeden Zarakolu, tiyatro oyunları üzerindeki yasakların da sürdüğünü dile getirdi.
'Bir ilke daha imza attık'
Türkiye'de bir ilk olarak tarihe geçecek yeni bir sınırlama ile karşı karşıya kalındığını belirten Zarakolu, internette yapılan yayınların sıkı takipte olduğuna işaret etti. Yeni RTÜK yasasıyla internet yoluyla yapılan yayınların, RTÜK'ün yetki alanı içine alındığını kaydeden Zarakolu, internette yayınlama özgürlüğünün ilk kurbanının Superonline'nin forum sayfalarının yöneticisi olduğunu belirtti. Devletin ve çeşitli kurumların yayın yoluyla "tahkir ve tezyif" edildiği iddiasıyla bir çok yazar ve gazeteci hakkında davalar açıldığına da işaret eden Zarakolu, "Dünyada devletin ve çeşitli kurumların yayın yoluyla 'tahkir ve tezyif' davalarının açıldığı tek ülke olma özelliği taşıyoruz" diye konuştu. Ödül alan Mehmet Uzun ise "Düşünceye gem vuran ve düşünceyi bir biçimiyle engelleyen, yasaklayan hiç bir toplum, ülke ve bölgenin çağdaş dünyada onurlu bir yer alması mümkün değildir" dedi. Düşünce ve ifade özgürlüğünün uluslararası bir mesele olduğunu kaydeden Uzun, "Türkiye çok kültürlü, çok yönlü ve çok renkli bir kültüre sahiptir. Bu konudaki tüm engeller kaldırılmalıdır. Türkiye kendi kültürel mirasıyla mutlaka barışmalıdır" dedi.
www.evrensel.net