'Şiir umuda dönüşmeli'

asi, saf çocuğuydun amik'in baygın balıklarız ayrı akvaryumlarda gel güneşi gözlerimize dolduralım yeniden bozulsun kara büyüsü karanlığın

'Şiir umuda dönüşmeli'
Sinan Araman
"Yaşadığım iklim, yaşadığım topraklar cansuyu oldu şiiirlerimin. Çukurova bu, nice sanatçının kaynağı...Toprağı gibi bitek, bire bin vermiş. Bu coğrafya; İç Anadolu'yu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu emziren bir ana konumundadır. Söz konusu bu coğrafya doğal olarak beni de besledi. Şiir küpüne bir damla da olsa katmamı sağladı" diyor Şair Mehmet Hameş.
Mehmet Hameş yaşamını kendi kol gücüyle kazanan emekçi şairlerimizden. 13 Nisan 1959'da Hatay'ın Hassa ilçesinde doğan Hameş, Adana'da başladığı yükseköğrenimi 12 Eylül nedeniyle yarıda bırakmak zorunda kalıyor.
Bu dönemde Hassa Devrimci Kültür Derneği başkanlığı yapan Hameş, faşistler tarafından kaçırılıp işkenceden geçiriliyor ve öldü zannedilip atılıyor. "Damar", "Evrensel Kültür", "Ardıçkuşu", "Mozaik", "E", "Amik", "Çağdaş Türk Dili", "Güzel Yazılar", "Düşlem", "Bahçe", "Varlık" gibi dergilerde şiirleri yayımlanan şairin, Can Yayınları'ndan yayınlanan kitabı "Yaktığın Coğrafya" 5 yıllık bir emeğin ürünü.
'Asi Nehri, Amonoslar ve Kürtdağı'
1998'de Hacı Bektaş Şiir Özendirme Ödülü ve 2000'de Dünya Kitap Dergisi Şiir Ödülü'nü alan şairin ilk kitabının tanıtımı 25 Mayıs'ta Adana'da Karahan Kitabevi'nde yapılacak ve şair, 26 Mayıs'ta düzenlenecek imza gününde okuyucularla buluşacak.
"Bir yanda mermer köşkler, konaklar, öte yanda kentleşmenin getirdiği beton ormanları...Hemen yanımda derme çatma barakalar, gecekondular, işçi mahalleleri....Çucukluğumun geçtiği Çukurova'nın devamı saydığım Amik...Yoksulluğun kol gezdiği, sıtmanın kırıp geçirdiği Asi Nehri kıyıları, Amanoslar ve Kürtdağı etekleri..."diyen Hameş, yaşama bakışını, duruşunu belirleyen şeyin bu çelişkiler olduğunu belirtiyor. Şiirlerinde lirik bir söylem hakim olduğunu, duygunun önemli olduğunu belirten şair, lirik olmayan bir şiiri kokusuz bir çiçeğe benzetiyor. Gelenekseli özümseyerek, onun artılarını alıp, eksileri atarak bugüne taşımaya çalıştığını, "Geçmişin sanatsal birikimini, bulunduğum coğrafyanın sanatsal kültürünü yaşayarak aldığıma inanıyorum. Şiirlerimi bu kültürden süzmeye çalışıyorum geleceğe taşımak için" diyerek anlatan Hameş, geleceği düşleyerek yazdığını ifade ediyor.
'Yakılan coğrafyanın şiirsel resmi'
Şiirin ve onun yaratıcısı olan şairin hakikati nesnel bağlantı içinde vermesi, toplumdaki tarihsel, sınıfsal gelişmeyi hakikat dairesi içinde sunması gerektiğini söyleyen Hameş, "Şair şiirin umuda dönüşmesi için, hakikate taraf olmalı, yanında saf tutmalıdır. Her türlü sömürüye, kıyıma, dayatmalara, kirliliğe karşı koymalı, çirkinin karşısında, güzelin yanında yer almalı" diyor.
Hameş, uzun bir serüvenin ürünü olan ilk şiir kitabı "Yaktığın Coğrafya" hakkında işe şöyle konuşuyor: "Yaşamın ta kendisini yazdım. Bu coğrafyanın güzel insanlarını resmettim... Ağıtlarını, acılarını, aşklarını yazmaya çalıştım, yaşanmamış yağmurların susuz çocuklarının fotoğraflarını serdim gözler önüne...Yakılan coğrafyanın şiirsel resmidir... Bir şair olarak benim şiir ve öfkeden süzerek hayata sunmuş olduğum bildirilerdir bunlar..."
'Asi'nin asi çocuğu'
Hilmi Yavuz'un dediği gibi: "Mehmet Hameş'in Yaktığın Coğrafya'sı 'yaban bir doğa'nın haritasını okumaya çağırıyor bizi: 'Sırtını sırtlan kayalıklar'a vermiş ve 'yaralarını çakal ulumalarının' kanattığı bir bedenin de coğrafyasıdır bu... Doğa ve beden ne kadar yabansa, tin o kadar incelmiştir: 'Düşleri Kalbine Kilitlenen' bir şair tinidir ve 'Aşk, şairin kanında bir paslı iğne'dir...Mehmet Hameş: Asi Nehri'nin şiirini yazan asi bir çocuk!"
www.evrensel.net