ABD memuru liderlik turunda

ABD memuru liderlik turunda

Koç'un ABD'nin kendisine önemli misyonlar yükleyerek Türkiye'ye gönderdiğini söylediği Derviş'in Anadolu turu, onun açısından, ona görevler yükleyenler açısından da bir tür siyasi yoklama olacak.

ABD memuru liderlik turunda
Haber Analiz / Fatih Polat
DSP-MHP-ANAP hükümetinin, uyguladığı IMF programının çökmesiyle yaşadığı siyasi iflasın, yıldızını parlattığı Kemal Derviş'nin bugün başlayacağı Anadolu turu, onun ve ona önemli misyonlar yükleyenler açısından bir liderlik yoklaması olacak. IMF'ye gönderilen ek niyet mektubunu üç lidere de imzalatarak varolan hükümeti "Suharto"nun konumuna düşürmeyi beceren Derviş, yıllar önce içinde yeraldığı Yeni Demokrasi Hareketi (YDH) Lideri Cem Boyner'in yaşadığı hezimetin de deneyimine sahip olarak daha hesaplı, daha güçlü, aynı zamanda daha dikkatli adımlarla yol almaya çalışıyor.
DSP Lideri Bülent Ecevit'in başkanlığındaki hükümetin yaşadığı erozyon onun açısından puan artırıcı bir nitelik taşıyor. "Ülkeyi, bu hükümetin getirdiği uçurumdan döndürmek için uğraşan, bunun için Dünya Bankası Başkan Yardımcısı iken aldığı daha yüksek maaşı bile feda eden adam" imajı ile parlatılan Kemal Derviş için, şu anki hükümetin ensesinde dolaşan "revizyon" kılıcı da artı bir avantaj sağlıyor. Hükümet ortakları ve parlamentoda grubu bulunan partilerin oy kaybına uğradığını, ama O'na olan desteğin asker ve Sezer ile birlikte zirvede olduğunu gösteren kamuoyu yoklamalarının yayınlanması da, onun politikaya ısınma turları yapması için uygun zemini yaratmış durumda. Bu kamouyu araştırmalarının, sağlıklı bir yöntemle hazırlanıp hazırlanmadığından, dolayısıyla onlara dayanarak ilan edilen sonuçların doğru olup olmamasından öte, onlar aracılığıyla yaratılan hava hakim siyasi iklimi belirlediği için, Derviş'in önüne siyasetin halılarının döşenmiş olduğu söylenebilir.
Boşluğu doldurma hazırlıkları
"Solu birleştirmek" gibi bir söylem kullanarak, uygulanan ekonomik politikalardan mağdur olan geniş halk yığınlarının desteğini de arkasına almaya çalışan Derviş, sırtına basarak ilerlemeye çalıştığı Ecevit'in tepkisini çekince, artık bunu da hesaba katarak yürüyor. Hem, "Sayın Ecevit'e saygım büyük" diyerek zirvedeki desteğini sağlamaya almaya çalışıyor, hem de Ecevit başkanlığındaki hükümetin arkasındaki siyasi desteğin azalmasıyla oluşacak boşluğu dolduracak hazırlıklara girişiyor.
Kemal Derviş'in evine konuk olduğu, yakın dostu ve Prof. Dr. Turan Güneş'in oğlu Prof. Dr. Hurşit Güneş'in kendisine siyasete atılmakla ilgili olarak "Önce ülkeyi krizden çıkar, sonrasını millet takdir eder" biçimindeki öğüdü de, onun ve yakın çevresinin gözlemlerini göstermesi bakımından ilginç. (Yavuz Donat, 20 Mayıs 2001, Sabah) Derviş'in Hurşit Güneş'in uyarıları, Cem Boyner gibi "erken" bir hamle ile boşa düşmemesi, zemini olgunlaştıra olgunlaştıra yürümesi, uygun hamleyi uygun ortamda yapması esasına dayanıyor. Anlaşılan o ki, Derviş'i Washington'dan Türkiye'ye gönderenlerin de planları böyle. Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn, Fransız Le Monde gazetesine geçtiğimiz nisan ayı sonlarında yaptığı açıklamada "Derviş'i Türkiye'ye biz gönderdik" demişti. Aynı günlerde IMF ve Dünya Bankası'nın yönetiminin Derviş'in Başbakan Yardımcılığı görevine getirilmesini istediği gündeme geldi. Onlar bu isteklerini TÜSİAD yönetimine iletti ve sonra da genel yayın yönetmenleri TÜSİAD üyesi olan gazeteler bunu manşetlerine taşıdılar.
Koç'un mesajları
TÜSİAD'ın en etkin isimlerinden Rahmi Koç'un Bulgaristan'daki Migros açılışında hükümeti ezen, Derviş'i yücelten sözleri de eklendiğinde Derviş'in arkasındaki desteğin büyüklüğü kolaylıkla görülebilecektir. Kemal Derviş'in Türkiye'ye gelmesinin yalnız Ecevit'le dostluğundan ileri geldiğini zannetmediğini söyleyen Koç'un şu sözleri de Derviş'e biçilen misyonun altını çizmek bakımından önemli: "Muhakkak ki, Amerika dedi ki -Kemal Derviş pozisyonu itibariyle tabii Başbakan Yardımcısı olması ve Türk olması burada çok mühim- birisi gidip bunları izah edip, Türkiye'ye bu şartları ve bizim şartlarımızı, gerekli düzeltmeleri yaparak kanunlarda, ancak ondan sonra biz parayı veririz. Onun için Kemal Derviş bey bu işe memur kılındı diyorum ben. Muhakkak ki Amerika Kemal Derviş beyin arkasındadır. O da elinden geldiği kadar uğraşıyor."
Derviş'in IMF'nin, DB'nin ve Washington'un istediği yasaları çatır çatır çıkardığını belirten Koç'un, Derviş'in tenkit edilmesi, dediklerinin yapılmaması halinde şapkasını alıp gideceğini, bu durumda da dünya finans çevrelerinin kapılarının Türkiye'ye kapanacağını ileri sürmesi de, ona desteğinin ifadesi. ABD Başkanı Bush'un ona destek için Ecevit'e gönderdiği ültimatom şeklindeki mektup, IMF, DB gibi finans çevrelerinin açık desteği, Türkiye'nin en büyük patronlarının beyanları düşünüldüğünde Derviş'in bugün başlayacak olan Anadolu turunun Washington'dan TÜSİAD'a kadar geniş bir çevre için özel bir önem taşığını belirtmek gerekir.
Sempatik imaj oluşturma çabası
Derviş'in İstanbul'da katıldığı 19 Mayıs kutlamalarında gençlerin ellerini sıkıp, onlarla birlikte Gençlik Marşı'nı söyleyerek yurtsever ve sempatik bir lider imajı oluşturmaya çalışması, Amerikalı eşiyle birlikte izlediği, Mydonose Showland'deki "Sultans of the Dance"den sonra, "Büyük Atatürk'ün çağdaş Türkiye'sine yakışan bir gösteriydi" değerlendirmesini yapması aynı kapsamdaki adımlardan bazılarıdır. ABD'nin, Türk olması itibariyle özel bir önem biçtiği Derviş'in ABD'nin ipini tuttuğu uluslararası finans çevrelerinin programlarının çıkarlarına tercüman olacak bir siyal oluşumu gerçekleştirmesi için verdiği açık desteğin Türkiye'de Koç gibi sermaye çevrelerince de desteklendiği düşünüldüğünde, geriye bunun halk desteğinin sağlanması kalıyor.
Derviş'in Türkiye'ye gelen ABD'li eşini, "Amerikalı yenge" manşetleriyle sunan Türk medyası, Derviş'lerin Anadolu turu sırasında da bu desteğini esirgemeyecek. Bu hem onun genetik hem de "programatik" özelliği; Derviş programından nemalanmanın şartı bu. Bu bakımdan IMF'ye verilen ek niyet mektubunun altında üç ortak dışında, dördüncü ortak olarak medyanın imzası olduğunu da söylemek gerekir.
Derviş'in liderlik turundan, onun üstünden yütürülen siyasi hesaplardan ne çıkacağını önümüzdeki dönemin dengeleri belirleyecek. Derviş'i, uyguladığı programın ekmeğini düne göre çok daha fazla küçültmüş olduğu Anadolu köylüsüne, Türkiye emekçilerine benimsetmek için yürütülen bu uluslararası kampanya, ancak Anadolu'nun emekçi halkının uyanışının büyümesi ile boşa çıkarılabilir.
Anadolu'yu ABD'nin, Türkiye'yi ağına düşüren uluslararası finans çevrelerinin programına "kazanmak" için turlayacak olan Derviş'i cilalama kampanyasının, bir "ara hükümet"ten, yeni bir siyasi oluşuma kadar çeşitli formülleri hesaba kattığı açık. Ancak bu formüllerinin tümünün ortak özelliği ABD'nin, uluslararası finans çevrelerinin, emperyalist sermaye kurumlarının çıkarlarının bir ifadesi olması. Washinton'un Türkiye'de öncekine göre, daha dolaysız bir iktidar aradığını, bunu da Derviş'le gerçekleştirmek istediğini söylemek artık aklı başında hiçkimse için kehanet değildir.
www.evrensel.net