Arap Birliği şaşırttı

Arap Birliği şaşırttı

Aylardır Filistin'e yönelik İsrail saldırılarına tepkisiz kalan Arap Birliği devletleri, bu kez şaşırtan bir karar aldı.

Arap Birliği şaşırttı
Arap Birliği üyesi devletler, İsrail saldırılarına karşı çekingen de olsa ilk kez olumlu bir tavır aldılar. Önceki gün bir araya gelen Arap liderler, İsrail'in Filistin halkına karşı saldırıları sürdüğü sürece "barış" masasına oturmanın bir anlamı olmadığını vurguladılar. Ancak daha da önemlisi, toplantıda, Arap devletlerine İsrail ile ilişkilerine son verme çağrısı yapıldı. Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ABD uşağı yönetimlerin içinde bulunduğu zor durumu gösteren çağrının samimiyeti, önümüzdeki günlerde belli olacak.
Kararın uygulanması önemli
Arap Birliği Genel Sekreteri ve Mısır eski Dışişleri Bakanı Amr Musa, 1967'den bu yana ilk kez cuma günü Filistin'e karşı savaş uçağı kullanan İsrail'e karşı "uluslararası yaptırım" da talep etti.
Arap Birliği'nin aldığı ve tavsiye niteliğinde olan ilişkileri dondurma kararı, Filistin Yönetimi'nin İsrail ile görüşmelerini kapsamıyor. Ancak karar uygulanırsa, İsrail ile barış anlaşmaları bulunan Mısır ve Ürdün, artık ülkelerine İsrailli temsilci kabul etmeyecek ve Tel Aviv'e büyükelçi göndermeyecekler.
Musa, konuyla ilgili açıklamasında "İsrail hükümetinin barış isteğinde samimi olmadığı ortadayken, barış tekliflerini tartışma tuzağına düşmeyeceğiz" dedi.
Arafat'a 'terörist' suçlaması
İsrail hükümeti, Arap Birliği kararına sert tepki gösterdi. Başbakan Ariel Şaron'un Sözcüsü Raanan Gissin, kararı "saçmalık" olarak nitelendirdikten sonra, "Araplar da bizim gibi barış istediklerini söylüyorlar. Ama ilişkileri keserlerse barışa ulaşmak güç olacaktır" dedi.
İletişim Bakanı Reuven Rivlin ise, daha da ileri giderek, İsrail'in "savaş halinde" olduğunu söyledi. Rivlin, "Savaş terörizme karşıdır" sözleriyle, katledilen yüzlerce Filistinliyi terörist ilan etti ve "Terörist organizasyonun lideri de, Bay Arafat'tır" dedi.
BM'ye baskı yapacaklar
Kahire'de toplanan Arap Birliği'nin bir diğer kararı ise, Birleşmiş Milletler'in, Filistinlileri korumak için bir güç göndermesini talep etmek oldu. Benzer bir öneri, daha önce ABD tarafından veto edilmişti.
Filistin lideri Yaser Arafat ise, İsrail terörünün Filistin'e maliyetinin 5 milyar dolardan fazla olduğunu bildirdi. Arafat, Arap Birliği İzleme Komitesi önünde yaptığı açıklamada, "8 aylık bu süre içinde Filistin'in kaybı 5 milyar doları aşmıştır. 360 bin kişi işsiz durumdadır ve milli hasılamızda yüzde 65'lik bir değer kaybı vardır" dedi.
F-16'lara dikkat
Ayrımcılığa Karşı Arap-Amerikan Komitesi adlı bir kuruluş, İsrail'in Filistin topraklarına karşı giriştiği saldırıların yasadışı olduğunu belirtti. Komitenin bildirisinde, "İsrail saldırılarında Amerikan yapımı F-16'ların da kullanıldığı, bunun uluslararası hukukun ve silah satışıyla ilgili Amerikan yasasının ihlali anlamına geldiği" belirtildi.
Bildiride, ABD'de silah satışına ilişkin yasanın, silah satışı yapılan ülkenin bu silahları sadece "meşru müdafaa" ve "iç güvenliğin sağlanması" amacıyla kullanmasını öngördüğü hatırlatıldı.
İşgalci İsrail birliklerinin Filistinlilere yönelik saldırıları önceki gün de devam etti. Batı Şeria'daki Tulkarem ve Cenin kentlerine bomba yağdıran helikopterler, en az 30 kişiyi yaraladı. Diğer olaylarda da 3 Filistinli katledildi.
www.evrensel.net