Beykoz göçe direniyor

Beykoz'da büyük fabrikaların kapatılma; evlerin yıkılma girişimleri halkın yoğun tepkisini çekiyor.

Beykoz göçe direniyor
Bektaş Durmaz
Beykoz'u fabrikalardan ve emekçilerden arındırarak, "villa kent"e dönüştürme çabaları devam ediyor. Öncelikle hedefte olan yerler, Deri Kundura, Şişecam ve Tekel fabrikaları ile emekçilerin oturduğu evler. Bu evlere sık sık çeşitli gerekçelerle yıkım tebligatları gönderiliyor. Beykozlular, son ekonomik programla birlikte bu çabaların yoğunluk kazandığını belirterek, işçiler ile semt halkının ortak mücadelesinin gerekliliğine dikkat çekiyorlar.
Emek Programı'yla karşı çıkmalı
Tek Gıda-İş İstanbul 5 Nolu Şube Başkanı Hasan Başkaya, bu gidişe Emek Programı ile dur denebileceğini belirterek, "Bugün herşey IMF'ye endekslenmiş durumda. Toplu sözleşmelerde yüzde 20'yi kabul etmek üzere olan hükümet, IMF'nin müdahaleleri ile hemen önerilerini geri çekti. Bu programın amacı kamuyu bitirmek. Özelleştirme adı altında peşkeş çekmek. Beykoz'da iki kamu kuruluşu var. Bu programla birlikte bunları da satmak istiyorlar. Emekçiler tüm bu satışlara Emek Programı'nın arkasında durarak karşı çıkmalıdır" diyor.
Beykoz Tekel Fabrikası İşyeri Baştemsilcisi Mehmet Genç ise, Derviş'in programı ile IMF'nin programının aynı olduğunu belirterek, bu program ülkeyi hem ekonomik hem de siyasi olarak çıkmaza götüreceğini söylüyor. "Bunun için Emek Programı'nı savunmak gerekiyor" diyen Genç, Emek Programı'nı hayata geçirebilmek için sendikaları zorlamak gerektiğini de ekliyor.
Hükümete dur demek lazım!
Beykoz Belediyesi İşyeri Temsilcisi İbrahim Çolak ise, ülkenin parsel parsel yabancı şirketlere satıldığını ifade ederek, "IMF-Derviş programının bize faydası olacağını söylüyorlar. Oysa bu programdan da öncekinde olduğu gibi kimseye fayda gelmez. Bu program emekçilerin sırtına yeni zamlar, yeni vergilerden başka birşey getirmez. Bu ülkeyi bu hale biz işçiler getirmedi" diyor. Aynı yerde işyeri temsilcisi olan Murat Türk de, IMF programını akrebe benzetiyor; "Artık akrep kanımıza girmiş. Zehrini her geçen gün biraz daha yayıyor. IMF Derviş programı ile işyerlerinde teşeronlaştırma, işten çıkartma, zorunlu emeklilik ve özelleştirme dayatılıyor. Bu hükümet bizi düzlüğe çıkaramaz çünkü Türkiye tarihinin en başarısız hükümeti. İşçiler patlayacak duruma geldi. Artık bu hükümete dur demek gerekiyor".
Bizi göçe zorluyorlar
Deri Kundura İşyeri Baştemsilcisi İdris İmad, Beykoz'da fabrikalar kurulduğunda Anadolu'dan işçi getirildiğini hatırlatarak, "Ne zaman ki İstanbul'da zenginler için yer kalmadı, o zaman fabrikaları kapatmak için harekete geçtiler. Ben Gümüşsuyu Mahallesi'nde oturuyorum. Benim evimi de yıkmak istiyorlar. Buna karşı bir komisyon kurduk. Bu komisyon etrafında mücadele ediyoruz. Bugün emekçilerin fabrikalarını ve evlerini bir örümcek gibi sarıyorlar. Bizleri göçe zorluyorlar" diyor.
Deri-İş Beykoz Şube yöneticisi Hıdır Orhan da, 4 yıl önce Beykoz'da bir sendikal platform kurulduğunu belirterek, amaçlarının Beykoz halkının dikkatini fabrikalara çekmek olduğunu anlatıyor. "Çünkü burada fabrikalar giderse peşi sıra evler de gider. Bunun için fabrikalardan mücadeleye başlamak gerekiyor" diyen Orhan, IMF-Derviş programına karşı işçilerin ve sendikaların önderliğinde bir mücadele verilmesi gerektiğini vurguluyor.
"Biz bugüne kadar bağımsızlık istedik. Fakat bugün bu ekonomik program bizim bağımsızlığımızı elimizden almaya çalışıyor" diyen Deri-İş Beykoz Şube Başkanı Kemal Köse ise, hükümete seslenerek "Ya istifa etsinler ya da emekçilerin taleplerine kulak versinler" diye konuşuyor. Yunanistan örneğini anımsatan Köse, şöyle devam ediyor: "Bence talepler kabuledilinceye kadar genel grev yapıp, Ankara'ya yürüyüp ordan dönmemek gerekiyor. Beykozlularda evlerinin yıkılmaması ve fabrikalarının kapatılmaması için Emek Programı'na sahip çıkmalıdır".
Ortak mücadele
Rüzgârlıbahçe Mahallesi Komitesi üyesi İsmail Avcı da yıllarca çalışıp bir ev yaptığını anlatıyor. Evinin şimdi yıkım tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Avcı, "Telekom'u, Tekel'i satmaya çalıştıkları yetmiyormuş gibi iki göz evimize de göz diktiler. Ev yıkımlarını engellemek için kurduğumuz komite 27 Mayıs'ta bir piknik yapacak. Bu pikniğe tüm Beykozluları davet ediyoruz" diyor.
Emeğin Partisi (EMEP) Beykoz İlçe Başkanı Mahmut Bali de, Beykoz'da yıkılmak istenen evler, kapatılmak istenen fabrikalar konusunda ortak mücadele etmenin gerekliliğine dikkat çekiyor. Bali, partisinin görüşlerini şöyle özetliyor; "Beykozluların artık tek başına evi ya da kendi fabrikası için mücedele etmesi çok fazla bir anlam taşımıyor. Beykozlular fabrikalarında ve semtlerinde işyeri, semt komiteleri kurmalı ve bu saldırılara karşı Emek Programı'nın hayata geçmesi için topyekün bir mücadele ağını kurmalıdırlar".
www.evrensel.net