Kaynak üretene kaynak yok!

Kaynak üretene kaynak yok!

IMF'ye verilen niyet mektubunu toplusözleşme masasına getirerek kötü niyetini ortaya koyan hükümet, kamu işçilerine "Kaynak yok" diyor.

Kaynak üretene kaynak yok!
Hükümet bir yandan "Kaynak yok" gerekçesiyle kamu işçilerine sıfır zam dayatırken, diğer yandan "Kamu işçileri yüksek ücret alıyor", "Biraz da kamu işçisi fedakârlık yapsın" söylemleriyle işçi sınıfını bölmeye çalışıyor.
Petrol-İş Sendikası ücret tartışmasını ele aldığı, "Toplusözleşme Sürecinde Kamu İşçisinin Ücreti" başlıklı raporunda, bu durumun doğru olmadığını ortaya koyuyor. Kamudaki işçi ücretlerinin paylaşım, verimlilik, satın alma gücü bakımından incelendiği raporda "Kamu sektöründeki işçiler milli gelire net katkı yapmakta, dolayısıyla kaynak üretmektedir" deniliyor. Raporun giriş bölümünde Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın tarafından yapılan açıklamada, kamu işçilerinin, krizden, "hayat pahalılığının artması, sosyal haklardaki kayıplar, erken emeklilik adı altında kitlesel işten çıkarma, özelleştirme baskısının yoğunlaşması" gibi nedenlerle, diğer işçiler gibi etkilendiğine dikkat çekiyor.
Gerçekten de kamu işçilerinin son 7 yılda toplam gelirden aldıkları pay sürekli olarak düşüyor, satın alma güçleri giderek geriliyor. Üstelik ücretin düzeyini belirleyen en önemli öğelerden biri olan "verimlilik" bu tartışmalarda hiç göz önüne alınmıyor. Tablo 2'ye göre, 2000 yılında ortalama bir kamu işçisi milli gelire 31 milyar TL'lik brüt katkı yaparken, bu katkının 9,7 milyar TL'sini brüt ücret olarak aldığı görülüyor.
İşçi sınıfını bölüyor
Medyanın da etkisiyle yayılmaya çalışılan "kamu işçisinin imtiyazlı olduğu" propagandasının asıl hedefi, düşük ücret alan sosyal haklardan mahrum çalışan milyonlarca işçi ile sendika ve grev hakkı tanınmayan memurlar. Raporda nispeten etkili olduğu gözlenen bu propagandanın 'niyeti'ne de dikkat çekiliyor.
Petrol-İş'in raporunun "İşçi Sınıfını Bölen Ücret Tartışması" başlığını taşıyan ilk bölümünde, hükümetin ve sermayenin "Kamu işçisi yüksek ücret almaktadır, buna karşılık verimsizdir" iddiası üzerinde duruluyor. KİT'lerin özelleştirilmeye başlandığı süreçte yoğunlaşan bu yalan propaganda ile "haksız kazanç" elde ettikleri fikri işlenen kamu işçileri yalnızlaştırılmaya çalışılıyor.
Raporda bunun, yalnızca kamu işçisine değil, işçi sınıfının geneline yapılmış bir saldırı olduğu ve sınıfın bölünmesini hedeflediği belirtilerek, şöyle deniliyor: "Kamu işçisinin elde ettiği bütün haklar işçi sınıfının bütününü ilgilendiren ve önünü açan kazanımlardır. Bu kazanımlar ülke bütününde ücretlerin artması, gelir dağılımının düzelmesi, sosyal kazanımların genişletilmesi mücadelesinin çok önemli bir parçasıdır. Ve örgütlü olunduğunda kazanımların genişleyeceği fikrini sınıfa yaymaktadır."
www.evrensel.net