Tekelleşmeye vize gazeteciliğe darbe

Tekelleşmeye vize gazeteciliğe darbe

Radyo Televizyon Yasası'nda yapılan değişiklik ile medyada tekelleşmenin önü açılıyor, "medya-siyaset-ticaret" üçgeni önündeki engeller kaldırılıyor.

Tekelleşmeye vize gazeteciliğe darbe
Radyo Televizyon Yasası'nda yapılan değişiklik ile medyada tekelleşmenin önü açılıyor, "medya-siyaset-ticaret" üçgeni önündeki engeller kaldırılıyor. TBMM Anayasa Komisyonu'ndaki görüşmelerde tasarıya eklenen 8 madde ile de, basın yoluyla işlenen suçların kapsamı ve cezaları ağırlaştırıldı. DSP Milletvekili Uluç Gürkan, değişikliği; "siyasetin üstünde medyanın oligarşik gücünün vesayeti" olarak nitelendirdi ve "Bu yasa sadece bu değişiklik için yapılıyor" dedi.
3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Yasa'da yapılan değişiklikler, TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edildi. Buna göre; radyo ve televizyon kurma izni sadece anonim şirketlere veriliyor. Siyasi partiler, dernekler, sendikalar, meslek kuruluşları, kooperatifler, vakıflar, mahalli idareler ile bunlar tarafından kurulan veya bunların ortak oldukları şirketlere ise radyo ve televizyon kurmak yine yasak.
Tekelleşmenin önü açıldı
Değişiklik uyarınca, özel radyo ve televizyon kuruluşlarının hisseleri nama yazılacak ve yıllık ortalama izlenme veya dinlenme oranı yüzde 25'i geçen bir televizyon veya radyo kuruluşunda gerçek veya tüzel bir kişinin veya sermaye grubunun payı yüzde 50'yi geçemeyecek. Ancak, "tekelleşme önündeki bu engel"in göstermelik olduğu, komisyonda konuşan RTÜK Başkanı Nuri Kayış tarafından ortaya konuldu. Kayış, bugün hiçbir kuruluşun yıllık yüzde 25 izlenme oranına ulaşamadığını söyledi. Kayış, bir soru üzerine de, tasarı ile getirilen birçok düzenlemenin AB normlarına aykırı olduğunu belirterek, "3-4 ay sonra yeni bir düzenleme isteği gelebilir" dedi.
Medya-siyaset-ticaret!
Tasarı ile 3984 sayılı yasada getirilen ve özel radyo ve TV'lerde yüzde 10'dan fazla hissesi olanların, doğrudan veya dolaylı olarak devletten bir taahhüt işini üstlenemeyeceklerine ve menkul kıymetler borsalarında muamele yapamayacaklarına ilişkin yasak tamamen kaldırılıyor. Bu değişiklik, Doğan Medya Grubu başta olmak üzere pek çok medya tekelinin devlet ihalelerine girebilmesi, devlet işi alabilmesi önündeki yasal "pürüz"leri ortadan kaldırıyor. Değişiklik uyarınca, gerçek ve tüzel kişiler ile gazete sahibi olanların bir arada yüzde 20'den fazla hisse sahibi olamayacakları hükmü de kalkıyor.
Frekans ihaleleri Derviş'e
Tasarı uyarınca, radyo televizyon frekans ihalelerini yapma yetkisi de, medya tekellerinin isteği doğrultusunda, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)'ndan alınarak, Devlet Bakanı Kemal Derviş'e bağlı olan Telekomünikasyon Üst Kurulu'na verildi. RTÜK Başkanı Nuri Kayış, komisyonda yaptığı konuşmada bu değişikliğe şiddetle karşı çıktı.
Tasarı komisyonda görüşülürken, FP ve DYP milletvekilleri, tepki gösterdiler. DSP Ankara Milletvekili Uluç Gürkan da, değiştirilmek istenen maddenin 1994 yılında kendisi tarafından kaleme alındığını hatırlatarak, bunun değiştirilmesinin hatalı olacağını ve "bugün enerji ihalelerine giren medya kuruluşu sahiplerinin yarın da savunma ihalelerine gireceğini" söyledi. "Bu madde, bu şekliyle geçmezse Genel Kurul'a inmeyecek. Çünkü tasarı, sadece bu madde için yapılıyor" diyen Gürkan, yapılmak istenen değişikliği, "siyasetin üstünde medyanın oligarşik gücünün vesayeti" olarak tanımladı.
FP ve DYP milletvekilleri de, DSP ve MHP milletvekillerinin acele hareket etmemesi gerektiğini belirterek, üzerinde uzlaşmaya varılacak bir metin çıkarılması için altkomisyon kurulmasını istediler. Ancak bu öneri reddedildi.
Değişiklik görüşmeleri sırasında, tasarıya yeni 8 madde eklenerek basın yoluyla işlenen suçların kapsamı genişletildi ve para cezaları da en az bin kat artırıldı. Tasarının görüşmeleri sırasında iktidar partisi milletvekillerinin verdikleri ortak önergelerle Basın Yasası'nın cezalarla ilgili bölümleri değiştirildi. DYP ve FP'li milletvekilleri, "Bu değişiklik değil, düpedüz yasa yapılıyor" diyerek tasarıya karşı çıktılar. İtirazlara karşın yeni maddelerle ilgili önergeler, iktidar partileri milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi. Değişiklik uyarınca, süreli yayınlarla işlenen suçlarda, suçu meydana getiren yazıyı ve haberi yazan, resmi veya karikatürü yapan kişi ve sorumlu müdürün yanı sıra yayının sahibi ile şirket yönetim kurulu başkanı ya da en üst yöneticisi de sorumlu olacak. Ancak sorumlu müdürler için verilen hapis cezası, sürelerine bakılmaksızın para cezasına çevrilecek ve bu cezalar ertelenemeyecek.
Cezalar bin kat ağırlaştırıldı
Cevap ve düzeltme hakkı ile ilgili yeni düzenlemeler içeren maddeye göre, cevap ve düzeltme hakkı uyarınca verilen cezalar, bin kat artırılarak, 3-5 milyon lira tutarındaki para cezası 3-5 milyar liraya çıkartıldı. Cevap ve düzeltmenin yayınlanmasına ilişkin hakim kararına karşın yayından kaçınılması durumunda 10-20 milyar liraya kadar para cezası, yayınlanan cevap ve düzeltmenin şartlara uygun olmaması durumunda ise 5-10 milyar lira para cezası verilecek. Hakim kararıyla yeniden yayınlanan cevap veya düzeltmede de yasalara uymayanlar 50-150 milyar lira para cezasına çarptırılacak. Kararın alındığı tarihten itibaren yayından kaçınılan her sayı için günlük süreli yayınlarda 500 milyon lira, diğer yayınlarda 3 milyar lira para cezası verilecek. Suçun yıl içinde tekrar edilmesi durumunda para cezası iki kat artırılarak uygulanacak.
Para cezaları da, bazı suçlarda 10-30 bin lira olan ceza 10-30 milyar liraya, bazı suçlarda da bin-10 bin liradan, 20-100 milyar liraya yükseltildi. Yeni düzenleme ile basın yoluyla işlenen suçlarda uygulanacak en düşük para cezası 10 milyar lira, en yüksek para cezası da 100 milyar lira olarak belirlendi. Ayrıca, yayının yayın yeri, yılı, yayıncının ismi ve işyerini yayında göstermeyenlere ağır para cezaları verilmesi öngörüldü.
İnternete sansür
Öte yandan, komisyonda tasarıya eklenen bir madde ile sanal ortamda işlenen suçlar ilk kez yaptırıma bağlandı. Basın suçları için öngörülen cezalar bu suçlara da uygulanacak.
www.evrensel.net