Derviş krizin yükünü emekçilere yüklüyor

Derviş krizin yükünü emekçilere yüklüyor

Bunalımın yükünün ücretli ve işsiz kesimlere yüklendiğine dikkat çeken ODTÜ Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Kepenek, programın memur maaşlarını yükseltmeyi değil, işçi ücretlerini memur maaşlarının düzeyine çekmeyi planladığını belirtti.

Derviş krizin yükünü emekçilere yüklüyor
Özlem Albayrak
Ortadoğu Teknik Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Kepenek, bunalımın yükünün ücretli ve işsiz kesimlere yüklendiğine dikkat çekerek, enflasyon ve büyüme hedeflerinin yabancı gözlemcilerin tahmininin dahi altında kaldığını, bunun hedeflerden sapmaya neden olacağını vurguladı.
Ekonomik programı gazetemize değerlendiren Prof. Kepenek, programın enflasyon ve büyüme hedefinin yabancı gözlemcilerin, OECD çevrelerinin tahminlerinin altında olduğunu belirterek, kamunun dışındaki kesimlerin zamları yüzde 80 enflasyon öngören OECD kaynaklarına göre yaptığında enflasyon hedefinin tutturulmasının mümkün olmadığını söyledi.
Prof. Kepenek, "Yabancı gözlemciler OECD çevreleri bu hedefleri farklı yorumluyor. Enflasyon hedefini yüzde 80 gibi öngörüyorlar. Alman Deutche Bank yüzde 70 diyor. Büyümenin eksi 4 olabileceğini öngörüyorlar. Dolayısıyla hedefler konusunda ikircikli bulunursa, korkarım bu hedeflere güven şansı zayıflar. Kamu enflasyon hedefine göre fiyatları ayarlasa dahi kendisi dışındaki kesimler OECD'nin tahminine göre ayarlayabilir. Dolayısıyla bu program bakımından sarsıntı yaratacaktır " diyerek, hükümete olan güvensizliğin devam ettiğini bunun, programı güven verici biçimde yürütme şansını ortadan kaldırabileceğini belirtti.
Yük ücretlilerde, işsizlerde
Programın yükünü işsizlerin, ücretlilerin çekeceğini dile getiren Prof. Kepenek, programın memur maaşlarını yükseltmeyi değil, işçi ücretlerini memur düzeyine çekmeyi planladığına dikkat çekerek, akaryakıttan alınan vergilerin ve dolaylı vergilerin artırıldığını, dolaylı vergilerin, yoksulu daha da yoksullaştıran vergiler olduğunu, vergi yükünün de emekçi kesimlere yıkıldığını söyledi.
Programın bunalımdan çıkışın yükünü haksız bir şekilde emekçi kesime yüklediğini, kamu harcamalarının, reel olarak bütçenin yüzde 8 daraltılmasının planlandığını ve yüzde 3'lük küçülmenin çok daha üstünde bir daralmanın öngörüldüğüne dikkat çeken Prof. Kepenek şöyle devam etti:
"Türkiye'de kamu kesimi, yatırımları azaltıldığında özel kesim de yatırım yapmıyor. Türkiye'de kamu yatırımları ve özel yatırımları tamamlayıcı özellikler taşıyor. Özel yatırımlar da azalacak demektir. Özel yatırımlar da artamayacak olursa daha çok işsizlik daha çok üretimsizlik olacak demektir. Bütün bunlar gelir dağılımında çalışanların zararına gelişmeye işaret eder. Kamu yönetiminin hizmet yapma işlevinin daralması demektir. Devletin eğitim, sağlık gibi güncel temel hizmetlerden elini çekeceğini gösterir. Bunu anlamak mümkün değil"
İhracatta patlama yaşanacağı sözünü abartılı bulan ve ihracatı artıracak olan şeyin ucuz işçilik ve devalüasyon nedeniyle malların ucuzlaması olduğunu belirten Prof. Dr. Yakup Kepenek, "Önümüzdeki birkaç ayda enerji, hammadde dövize göre arttığı zaman ihracatın beklendiği ölçüde artışını sürdürmesi beklenemez. Ucuz işçiliğe dayalı maliyet düşüşüyle ancak artış sağlanabilir ama bunda da ne kadar başarılı olduğumuz ortada" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön
www.evrensel.net