Hem sahte, hem yasakçı

Hem sahte, hem yasakçı

Haziran ayındaki ILO toplantısında "Bizde de memurların sendikası var" demek için alelacele Meclis'e gönderilen sahte sendika yasası, birçok yasak içeriyor.

Hem sahte, hem yasakçı
Sultan Özer
Hükümetin, "Memurlara örgütlenme hakkı veriyoruz" diye propagandasını yaptığı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası, hak ve özgürlükler vermek yerine, var olan hakları kısıtlayan bir tasarı olarak Meclis Genel Kurulu'na gönderildi. Tasarı, grev ve toplusözleşme hakkı içermediği için ILO normlarına aykırı hükümler taşıyor.
Birinci maddesinden itibaren toplusözleşme değil, toplu görüşmeyi içeren tasarıda, sendika kurulabilecek 10 hizmet kolu sayılırken, savunma ve yargı işkolu bunun dışında bırakılıyor. Söz konusu iki işkolunda çalışanların, "sendika üyesi olamayacaklar" arasında sayılması, halen kurulu bulunan Tüm Yargı-Sen ve Asim-Sen gibi sendikaların varlık nedenini de ortadan kaldırırken, sendika üyesi binlerce memurun 11 yıllık kazanımını elinden alıyor.
Komisyon görüşmeleri sırasında sendikaların genel kurullarını 4 yılda bir toplayacakları ibaresi 3 yıl olarak değiştirilirken, şube kurabilme sayısı için öngörülen en az 1000 üye sayısı da 500'e indirildi. Tasarı, 500 ile 3000 üye arasında olan şubelere 1; 3001 ile 5000 arasında üyesi bulunan şubelere 2; 5001 ile 7500 üyesi olan şubelere 3 ve 10.001'den fazla üyesi olan şubelere 5 profesyonel yönetici tutma hakkı getiriliyor.
Tasarıda, yönetici olanların yönetici bulundukları süre içinde izinli sayılmaları öngörülürken, yöneticilik görevinden ayrılanların eski görevlerine geri dönmelerinde sınırlama getiriliyor. Çok eleştirilen ve sürgün, cezalandırma nedeni sayılabilecek düzenleme, "eski görevlerine ya da benzer başka görevlere dönerler" şeklinde geçiyor.
"İşyeri Sendika Temsilcileri" başlıklı bölümdeki, temsilcilerin "işyerindeki işlerini aksatmamak ve iş disiplinine aykırı olmamak kaydıyla" görevlerini yerine getirecekleri ibaresi çıkarılarak, "görevlerini yapmak ve işyerinde kullanmak üzere 2 saat izinli sayılmaları" ibaresi getirildi.
Toplu görüşmede yetki en çok üyeye sahip konfederasyona değil sendikaya verilerek, "Her hizmet kolunda en çok üyeye sahip sendika ile bağlı olduğu konfederasyon" ifadesi kullanıldı.
Geçici 3. maddede öngörülen yüzde 10 barajı 5'e indirilirken, bunun "baraj" olarak değil, "oran" olarak kullanılması öngörüldü.
Mevcut sendikalar, yasanın çıkmasından itibaren 8 ay içerisinde olağanüstü kongrelerini toplayarak, tüzük ve örgütlenmelerini yeni yasaya uydurmak zorundalar. Yeni tüzüklerine göre de ilk olağan genel kurullarını yapma zorunluluğu getirilen sendikaların bu maddeyi ihlal etmeleri halinde, yeni yetki ve haklardan yararlanamayacakları hükmü getirildi. Tasarıda ayrıca TİS yerine öngörülen toplu görüşmede uzlaşma sağlanamaması halinde, işçi sendikalarına 12 Eylül'ün ürünü olarak getirilen, Yüksek Hakem Kurulu'na benzer bir kurul öngörülüyor. Ancak son söz, kurul yerine Bakanlar Kurulu'na bırakılıyor.
www.evrensel.net