Osmanlı'nın yıkılma dönemi gibi...

Prof. Dr. Ülkü Azrak, Türk Telekom devletin elindeyken gizli dinleme olaylarının yaşandığını hatırlatarak, "Bu işlemin yabancıların elemanları tarafından yapılmayacağının garantisini kim verebilir?" diye sordu.

Osmanlı'nın yıkılma dönemi gibi...
Hacer Yücel
Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülkü Azrak, Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer'in Türk Telekom'un özelleştirilmesini düzenleyen yasayı veto etmesinin zor bir ihtimal olduğunu belirterek, yüzde birlik altın hisse ile devlet denetiminin de sağlanamayacağını dile getirdi. Türkiye'nin içinde bulunduğu dönemi Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılma dönemine benzeten Azrak, Türk Telekom'un devletin elindeyken gizli dinlemelerin, telekulak olaylarının ortaya çıktığını kaydederek "Bu işlemin Türk Telekom'un içine yabancı şirketler tarafından sokulacak bazı elemanlar tarafından yabancıların lehine yapılmayacağının garantisini kim verebilir?" sorusunu yöneltti.
Prof. Dr. Ülkü Azrak ile Türk Telekom'un özelleştirilmesi ve bu süreçte yaşananlar üzerine görüştük. Azrak, yabancı kuruluşların ve ABD'nin Türk Telekom'un özelleştirilmesi üzerinde bu kadar ısrar etmesinin nedeninin Türk Telekom'un iddia edildiği gibi zarar değil, kâr getiren bir kurum olması olduğunu söyledi. "Dünyanın her yerinde bu böyledir. Bunlar dev kuruluşlardır ve hiçbir devlet kuruluşuyla mukayese edilmeyecek oranda kâr getirirler. Ve telekominikasyon kuruluşları dünyanın her yerinde bunları ele geçirmeye çalışırlar" diyen Azrak, dünyanın pek çok ülkesinde Telekom'un özelleştirildiğini ancak kamu sektörünün bu şirketler içerisindeki varlığını sürdürdüğünü dile getirdi.
Sezer karşı çıkmıştı
Azrak, Türk Telekom'un özelleştirilmesi fikrinin önce yüzde 34 oranında özel sektöre devri şeklinde ortaya çıktığını, yalnız bu yüzde 34'lük birim içerisinde yabancı sermayenin payının ne kadar olacağına dair hüküm bulunmadığı için Anayasa Mahkemesi'ne gönderildiğini ifade etti. Türk Telekom'un özelleştirilmesine yönelik 1994 ve 1996 yıllarında Anyasa Mahkemesi'ne iki dava açıldığını söyleyen Azrak, "Bu iki davada çok kısa bir sürede sonuca bağlandı. Türk Telekom'un özelleştirilmesiyle iligili olarak 1996 yılında Anayasa Mahkemesi'nde açılan davada Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer, muhalefet şerhi koymuştu. O zaman Anayasa Mahkemesi üyesi olan Sayın Sezer, yabancı sermayenin Türk Telekom'un özelleştirilecek olan yüzde 34'lük birimin ne kadarına sahip olacağı konusunda bir açıklık bulunmamasından rahatsız olmuştu. Sayın Sezer, bu kanunun Anayasa'da yer alan Türk devletinin egemenlik hakları, bağımsızlığı ve Türk halkının yüksek menfaatlerinin korunması prensiplerine uymadığı için Anayasa'ya aykırılık taşıdığını ileri sürmüş ve o maddede yapılması gereken iptalin yapılmaması üzerine bir muhalefet şerhi yazmıştı" şeklinde konuştu.
Altın hisse ile denetim zor
Şimdi Türk Telekom'un yüzde 34'ünün değil, yüzde 99'unun özelleştirildiğini söyleyen Azrak, özelleştirilecek bu oranın yüzde 45'ine yabancıların sahip olacağını ifade etti. Devletin elinde bir altın hisse kalacağından bahsedildiğine işaret eden Azrak, bu altın hisseyi kullanacak olan Telekomünikasyon Yüksek Kurulu'nda Hazine ve Ulaştırma Bakanlığı çalışanlarının yer alacağını söyledi.
Bu altın hisse ile devletin, yönetim kurulunun bazı kararlarını veto edebileceğini belirten Azrak, "Bunun yeterli olup olmayacağı şupheli. Çünkü birçok husus yönetim kurulunun kararlarıyla değil de bazı günlük uygulamalarla ortaya çıkabilir. Yani yönetim kurulu kararına gerek görmeyen genel müdürlüğün, yönetim kademelerinin uygulamaları söz konusu olabilir. Bu uygulamaları nasıl kontrol edeceksiniz?" dedi. Türk Telekom'un devletin elindeyken gizli dinlemelerin, telekulak olaylarının ortaya çıktığını kaydeden Azrak, "Bu işlemin Türk Telekom'un içene yabancı şirketler tarafından sokulacak bazı elemanlar tarafından yabancıların lehine yapılmayacağının garantisini kim verebilir? " diye sordu. Azrak, bu noktalarda sorunlar çıkabileceğine işaret etti.
Telekom kârının altında satılacak
Türk Telekom'un özelleştirilmesi sırasında "Ekonomik bakımdan Türkiye'nin yararına mı yoksa zararına mı?" sorusunun da gündeme geldiğini söyleyen Azrak, Türkiye'nin Türk Telekom'dan elde ettiği kârın hiç de azımsanmayacak bir rakam olduğunu kaydetti. Azrak, "Yapılacak ihale ise iki buçuk milyarı geçmeyecek bir şekilde hazırlanacak. Yani Türk Telekom yıllık kârının çok altında satılacak" dedi. Azrak, Türk Telekom'un tamamen elden çıkarılmasıyla uzun vadede sağlayacağı kârdan çok daha düşük bir oranın elde edileceğini kaydetti.
Sezer'in veto etmesi zor
Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer'in Türk Telekom'un özelleştirilmesini düzenleyen yasayı veto etmesinin çok zor olduğunu söyleyen Azrak, "Sayın Sezer, daha önce kriz çıkarmakla suçlandı. Yasayı veto etmesi halinde çıkan krizin önlenmesi için alınacak tedbirleri elgellemekle suçlanabilir. Bu nedenle Sayın Sezer'in Anayasa Mahkemesi üyesiyken ileri sürdüğü görüşleri bu defa ileri süreceğini sanmıyorum" diye konuştu. Azrak, siyasilerin bu davranışlarıyla Türkiye'yi zor duruma düşürdüklerini söyledi.
Azrak, yasanın iptal edilmesi önündeki engellerin tamamen tükenmediğini Fazilet Partisi'nin Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağını ancak bunun için 81 milletvekili'nin imzasının gerekli olduğunu vurguladı. Milletvekillerinin Anayasa Mahkemesi'ne başvurması ve Anayasa Mahkemesi'nin de yürütmeyi durdurma kararı almaması halinde bir tehlikeye dikkati çeken Azrak, "Eğer Anayasa Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı almazsa kanun yürürlük taşıyacak ve ihale açılacak. Bu bakımdan Anayasa Mahkemesi yasanın Anayasa'ya aykırı olduğu kuşkusu taşıyorsa hemen yürütmeyi durdurma kararı alması gerekir" dedi. Şu anda Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılma dönemine benzeten Azrak, "Borçla borç ödenmez" diye konuştu.
www.evrensel.net