Raporla Kuzey Irak mesajı

Raporla Kuzey Irak mesajı

Ankara'nın Kuzey Irak'ta kurulacak bir Kürt devletinden duyduğu endişe, dün bir gazetede fotokopisi ile birlikte yayınlanan gizli ibareli raporla dile getirildi.

Raporla Kuzey Irak mesajı
Türkiye hükümetinin Kuzey Irak'ta kurulacak bir Kürt devletinden duyduğu kaygı, Hürriyet gazetesinin dün sürmanşet olarak yayınladığı raporla yeniden gündeme geldi. Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye'nin Irak politikasına ilişkin olarak hazırladığı ve Başbakanlık tarafından, MGK Genel Sekreterliği, Genelkurmay ve MİT'in de aralarında bulunduğu 8 ayrı kuruma gönderdiği raporda, Kuzey Irak'ta kurulacak Kürt devletinin "casus belli" (savaş nedeni) sayılacağı vurgulandı. Raporun, Kuzey Irak'taki Kürt liderler Mesut Barzani ve Celal Talabani'ye yönelik bir tehdit, ABD'ye ise bir mesaj içerdiği değerlendirmeleri yapıldı.
'Kürt devletini savaş nedeni sayarız'
Başbakan Bülent Ecevit ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in imzasını taşıyan raporda şu ifadelere yer veriliyor: "Kuzey Irak'ın 1992 öncesi durumuna dönmesinin mümkün olmadığını dikkate almak durumundayız. Kuzey Irak'ta bizim için hiçbir şekilde kabulü mümkün olmayan senaryo, bağımsız bir Kürt devletinin ilanıdır. Bu doğrultudaki bir deklarasyon tarafımızdan 'casus belli' (savaş ve müdahale nedeni) sayılmalıdır."
MGK, Genelkurmay ve MİT'e yollandı
Başbakan Bülent Ecevit'in notu ile birlikte stratejik konumu bulunan kurumlara 26 Mart 2001 tarihinde gönderilen raporda, Türkiye'nin Irak politikasına ilişkin öncelikli önlemleri anlatılıyor. Demokratik bir Irak devletinin ufukta gözükmediğinin savunulduğu raporda, Saddam Hüseyin sonrası dönemde de Irak'ın üniter yapısının korunması gerektiğinin altı çiziliyor.
Acil ve gizli ibaresi taşıyan 7 sayfalık yazıda, Irak politikasının uygulanmasının Dışişleri Bakanlığı başkanlığında, Genelkurmay Başkanlığı İkinci Başkanı ve MİT Müsteşarı'ndan oluşacak bir "İzleme Kurulu" tarafından izlenmesinin uygun olacağı, İzleme Kurulu'nun MGK'ya da bilgi vereceği belirtiliyor.
PKK politikası
Raporda PKK ile ilgili olarak da şu görüşlere yer veriliyor: "PKK'nın bölge ile ilişkilerimizde bir sorun olmaktan çıkarılması için uygun bir fırsatın ortaya çıktığı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, öncelikle Pişmanlık Yasası'nda gerekli değişiklikler yapılarak esasen bölge halkı nezdinde itibar kaybına uğramış olan PKK'nın silahlı gücünün tasfiyesi için ortam yaratılmalıdır. IKDP, IKYB, Bağdat ve Tahran nezdindeki girişimlerimiz sürdürülerek PKK'nın Kuzey Irak'taki askeri varlığını tamamen ortadan kaldırmaya yönelik bir strateji izlenmelidir."
Tehdit ve mesaj
Diplomatik kaynaklar, Hürriyet'teki bu raporla Türkiye'nin Barzani ve Talabani'ye ilişkin tehditlerde bulunurken, ABD'ye de mesaj göndermiş olduğu değerlendirmesini yapıyorlar. Gazetede, fotokopisi de yayınlanan "gizli" ibareli raporun bu amaçla sızdırılmış olabileceğini belirten diplomatik kaynaklar, metindeki "casus belli" (savaş nedeni) kavramının BM sözleşmelerine uygun düşmediğini ve yerli yersiz kullanılmaya başlandığını kaydediyorlar.
ABD'nin Irak politikasının bir unsuru
Irak'ın kuzeyinde, KDP lideri Barzani ve KYB lideri Talabani ortaklığına dayalı bir Kürt devleti kurulması hedefi, ABD'nin Irak lideri Saddam'a karşı kendi otoritesi pekiştirmek için uzunca bir süredir gerçekleştirmeye çalıştığı bir politika. Washington, Ortadoğu'dan Asya'ya, Kafkaslar'dan Balkanlar'a kadar geniş bir alanda kendine rol biçtiği Türkiye'nin oldukça hassas davrandığı bu konuda desteğini alabilmek için PKK'yi böyle bir oluşumun dışında tutuyor. Ancak Ankara, hemen dibinde kurulacak bir Kürt devletinin, Türkiye'deki Kürtler arasında da bu yönde bir duyguyu kışkırtacağından endişe ettiği için Kuzey Irak'ta bir Kürt devletine karşı çıkıyor.
KDP lideri Mesut Barzani, geçtiğimiz günlerde bölgedeki gelişmelerle ilgili temaslarda bulunmak için Ankara'ya gelmiş ve Ecevit'le görüşmüştü. Barzani görüşmede, "Bölgedeki PKK varlığı sürdükçe, onları bölgeden çıkarmak için mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullanmıştı. KYB lideri Celal Talabani de geçtiğimiz ocak ayı başında geldiği Ankara'daki temaslarında benzer güvenceler vermişti.
Ancak, ABD'nin, Saddam'a yönelik ambargosunun bir parçası olarak Habur Sınır Kapısı'ndaki ticaretin durdurulmasını istemesi ve bölgede kendisine bağlı bir Kürt devleti için girişimlerini artırması Ankara'nın endişelerini tırmandırmıştı.
www.evrensel.net