Hedef saptırılıyor

Hedef saptırılıyor

Ecevit'in ve medyanın da desteğini alan Yılmaz, yargıya açıkça müdahale ediyor. Bu süreçle, yolsuzluklar hasıraltı edilmek isteniyor.

Hedef saptırılıyor
ANAP, kendisinde merkezileşen Beyaz Enerji yolsuzluğunu örtmek için konuyu saptırıyor. Ecevit'in ve medyanın da desteğini alan Mesut Yılmaz, soruşturmayı yürüten DGM Savcısı Talat Şalk'la "mücadele ederek", soruşturmada görev alan jandarmayı hedefe koyarak ve Başbakanlığı döneminde de sistematik bir şekilde uygulanan telefon dinlemelerini gündeme getirerek, kendilerinin "gadre uğradığı" görünümünü yaratmaya çalışıyor. Bağlantılarından koparıldığında 'doğru' sayılabilecek, ancak daha güçlü bir konumda bulunan yürütmenin yargıya açıkça müdahale ettiği bu süreçle, enerjide taraf olan EMO'nun, sendikaların "yetersiz buldukları" Beyaz Enerji soruşturması ve iddianamesinde yer alan yolsuzluklar hasıraltı edilmek isteniyor. ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz dün yine savcı Şalk'a yüklenerek, "Bu savcı tarafsız değil. Taraftır, bize karşı taraftır" dedi.
Yılmaz, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Beyaz Enerji İddianamesi'ne kadar hiç konuşmadan beklediğini söyledi. İddianamede, partisinin olmayan bir ihaleden 50 milyon dolar rüşvet aldığı iddiasına yer verildiğini hatırlatan Yılmaz, "50 Milyon dolar falan değil, eğer Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan ANAP 5 dolar almışsa Savcıya düşen görev Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na partinin kapatılması için dava açmaktır" diye konuştu. Soruşturmayı yürüten Savcı'nın televizyon açıklamalarına değinen Yılmaz, "Savcı tarafsızlığını yitirdiği gibi sağduyusunu da yitirmiş. Bu savcı tarafsız değil. Taraftır, bize karşı taraftır" dedi.
Kendisi hedef olunca 'skandal'
Yılmaz, kendilerine karşı mücadele edenlerin, savcı da olsa, ellerinde güç de olsa, buna karşı duracaklarını belirterek, hiç kimsenin kanunsuz iş yapamayacağını söyledi. Türkiye'nin henüz hukuk devleti olmadığı gerçeğini bile yolsuzluğu örtmek için ifade eden Yılmaz, Beyaz Enerji İddianamesi ve sonrasında yaşanan olayların bir "devlet skandalı" olduğunu savundu. Devletin en âli çıkarının hukuk devletinin korunması olduğunu kaydeden Yılmaz, ANAP olarak fail değil, mağdur olduklarını öne sürdü.
ANAP'lı bakanlardan tepki
Turizm Bakanı Erkan Mumcu, Şalk'ın Yılmaz'ı "siyasi ahlaksızlıkla" suçladığına ilişkin haberleri değerlendirirken, "Hak arayan insanları ahlaksızlıkla suçlamak hangi ahlakla bağdaşır?" dedi.
Mumcu, ANAP TBMM Grup Toplantısından önce gazetecilerin Talat Şalk'ın açıklamalarıyla ilgili sorularını yanıtladı. Siyasi partiler hakkındaki iddiaların "fütursuzca" ortaya konduğunu öne süren Mumcu, "hatadan dolayı özür dilenmesi gerekirken" başka şeyler söylendiğini öne sürdü.
Şalk'ın tutumunu bir hukukçu olarak yadırgadığını ifade eden Mumcu, partilerine yönelik davranışını da "rencide edici" olarak niteledi. Asıl mağdur edilenin ANAP olduğunu iddia eden Mumcu, "Ortada asılsız iddialar var. Bu iddiaları dalgınlıkla ortaya koyduğunuzu söylüyorsunuz. Sonra hak arayan insanları siyasi ahlaksızlıkla suçluyorsunuz. İnsanları ahlaksızlıkla suçlamak hangi ahlakla bağdaşır?" diye konuştu.
Ersümer: Daha çok olaylar göreceğiz
Beyaz Enerji operasyonu iddianamesinde adı geçen ve kısa bir süre önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan istifa etmek zorunda kalan ANAP Çanakkale Milletvekili Cumhur Ersümer, savcı olmanın bir takım iddia ve suçlamalardan vareste olmayı gerektirmediğini söyledi.
Ersümer, "Savcının bu aşamada görevden alınması gerekir mi?" sorusuna, "Onlar benim işim değil. Benim böyle bir değerlendirme yapmam hiç de hoş değil. Bu konuda bir beyanda bulunmak istemiyorum. Olaylar herkesin gözü önünde cereyan ediyor. Daha da yaşanacak olaylar olacak. Gözüken o... İleri sürülen hususlar, hiç de hafife alınacak hususlar değil. Bakıyorsunuz DGM'nin fezlekesi sızıyor, hiçbir işlem yapılmıyor. Arkasından yedek hakimlik ifadesi sızıyor, hiçbir işlem yapılmıyor. İddianame sızınca oradaki katip arkadaşla ilgili dava açılıyor. Aslında biraz daha geriye dönmek lazım. O fezleke nasıl sızmış, o yedek hakimlik ifadesi nasıl sızmıştı? Anadolu Ajansı'na nasıl intikal etmiştir? Gazetelere kim tarafından gönderilmiştir?"
www.evrensel.net