Annelere tabut veriliyor

Annelere tabut veriliyor

Tutuklu yakınları, Ankara'da Numune Hastanesi önünde Anneler Günü dolayısıyla "Ölüm orucunun 206'ıncı gününde devlet, analara tabut vermeye devam ediyor, ölümlere seyirci kalma" yazılı dövizle 5 dakikalık sessiz oturma eylemi yaptılar.

Annelere tabut veriliyor
Ölüm orucundaki tutukluların anneleri, "Anneler Günü"nde Adalet Bakanlığı'nın çözümsüz tavrını kınayarak, "İnsanım diyen herkes, sesimizi duysun. Biz Anneler Günü'nde çiçek alamadık, bize hediye olarak tabut veriliyor" dediler. İnsan Hakları Derneği (İHD) üyeleri de tutukluların annelerine çiçek verdi.
Tutuklu yakınları dün Numune Hastanesi önünde Anneler Günü dolayısıyla "Ölüm orucunun 206'ıncı gününde devlet analara tabut vermeye devam ediyor, ölümlere seyirci kalma" yazılı dövizle 5 dakikalık sessiz oturma eylemi yaptılar. Eylemin ardından açıklama yapan Atılcan Saday'ın annesi Fadime Saday da, "Devlet bize hediye olarak tabut verdi" dedikten sonra gözyaşlarına boğularak konuşmasını sürdüremedi.
Atılcan Saday'ın babası İshak Saday ise, cezaevlerinde baskı ve işkencenin devam ettiğine dikkat çekerek, "Bu gün yeni bir ölü çıkmadı ama çocuklarımız sakat kalıyor. Devletten çözüm istiyoruz" dedi.
Numune Hastanesi'nde bulunan Halil Tiryaki'nin eşi Hatice Tiryaki ise bu sürecin annelere yaşattığı acının boyutlarının çok büyük olduğunu belirterek, "Dışarda anneler çiçekler alıyor, biz burada evlatlarımızın ölümlerini seyrediyoruz. Devlet, Adalet Bakanlığı çözüm üretsin. İnsanım diyen herkesi ölümlere seyirci kalmamaya çağırıyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından tutuklu yakınları, "Anaların öfkesi katilleri boğacak", "Ölümleri seyretme, tutsaklara sahip çık" sloganlarını attılar.
Eylem, İHD üyelerinin tutukluların annelerine çiçek vermesi ile son buldu.
Konya Cezaevi'nde tutuklulara saldırı
Öte yandan, Konya Cezaevi'nde ölüm orucundaki sekiz tutuklunun jandarmalar tarafından kıyasıya dövüldüğü öğrenildi. Geçen hafta meydana gelen olayda yaralanan tutuklu Deniz Bakır'ın ablası Derya Bakır, cezaevi ziyareti sırasında öğrendiği olaydan dehşete kapıldığını ifade etti. Bakır, tutukluların zorla hastaneye götürülmeye çalışıldığını buna karşı çıkanların da jandarmalar tarafından betona yatırılarak kıyasıya dövüldüğünü söyledi. Hastaneye götürülme sırasında da kaba dayağa maruz kalan tutukluların ölüm orucunda olduğuna dikkat çeken Bakır, "Birçoğu su da almıyor. Zaten bir deri bir kemik kalmışlar, bu vahşettir" dedi.
Bakır, ayrıca cezaevi kantinine şeker alınmadığını, cezaevi idaresinin kirli çamaşırları dahi yakınlarına vermediğini, tutukluların kendi çamaşırlarını yıkayacak durumda olmadığını ifade ederek, tutukluların Anneler Günü için istedikleri karanfillerin de cezaevine sokulmadığını bildirdi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Eczacılar sorunlarını tartıştı
Adana Eczacı Odası Başkanı Erdoğan Çolak, sağlıklı toplum için ilacın alınabilir, bulunabilir ve kaliteli olması gerektiğini belirtti. Türk Eczacılar Birliği 4. Bölge Adana Eczacı Odası tarafından önceki gün düzenlenen "Ekonomik Krizin Sağlık ve İlaca Etkileri" başlıklı panelde konuşan Çolak, bugün ülkede, sağlığın parası olana verilir duruma geldiğini anlattı. Konuşmasında eczacıların sıkıntılarına yer veren Çolak, "Devlet sözleşmeye sadık kalmayarak ödemelerimizi geciktirmektedir. İlaç depoları vadelerini kısaltmış, ödemelerini bir gün bile geciktiren meslektaşlarımızın ilaç alımını durdurmuştur. İthal ilaçta kur ayarlaması uzun süre yapılamamıştır" diyerek, ilaç üreticilerinin ve eczacıların 'iş yapamaz' duruma geldiklerini kaydetti. Çolak, ilaçta KDV artırımını, akla ve bilime aykırı bulduklarını ifade ederek, bu uygulamanın, "Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir" mantığıyla açıklanabileceğini dile getirdi.
Panelin konuşmacılarından Prof. Dr. Gülten Kazgan, ülkede ortalama 10 yılda bir ekonomik kriz yaşandığını, son ekonomik krizin yarattığı sorunların çözümü konusundaki uygulamaların sıkıntıyı daha da artıracağını söyledi. Kazgan, "IMF'ye siyasal ve ekonomik ödün verilmesi gelecek için kaygılandırıyor" diye konuştu. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Aytekin ise, devletin sağlık sektörü dışına çıkarmanın uygun bir davranış olmayacağını, sağlık hizmetlerini serbest piyasa kurallarıyla gerçekleştirmenin tehlikeli olduğunu anlattı. Panele, Adana, Antakya, İçel, Gaziantep, Kahramanmaraş ve ilçelerinden eczacılar katıldı.
Ulusal İlaç Kurumu kurulsun
Kayseri-Niğde-Yozgat Eczacı Odası Başkanı Güner Cemiloğlu, Eczacılık Bayramı etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Onkoloji ve Hematoloji'de Kullanılan İlaçlar" başlıklı konferansta, çokuluslu şirketlerin, yüksek kârlarla ilaç pazarladığını ve yerli üreticileri yok ettiğini dile getirdi.
Türkiye'de 1980'li yıllarda yüzde 2 olan ithal ilaç oranının bugün yüzde 40'a ulaştığını belirten Cemiloğlu, Türkiye'de ileri teknoloji ürünü olan ilaçlar hariç, tüm ilaçların imal edilebileceğini vurgulayarak, " İlaç sanayisini, dağıtım şirketlerini ve eczaneleri destekleyecek Ulusal İlaç Kurumu'nun hemen kurulması gerekir" diye konuştu.
www.evrensel.net