Geri adım değil, mücadele!

Hükümetin kamu sözleşmelerindeki dayatmalarını kabul etmeyeceklerini bildiren işçi ve sendikacılar, eylemlerini sürdürecek.

Geri adım değil, mücadele!
Sinan İmrek
Kamu toplu iş sözleşmelerinde hükümetin dayatmalarına ve Türk-İş'in takındığı uzlaşmacı tavra tepki gösteren işçiler ve sendikacılar, işçilerin çıkarını gözetmeyen bir sözleşmeye imza atılmamasını istediler. Hükümetin ücret zammı, re'sen emeklilik, kıdem tazminatının yok edilmesi gibi dayatmalarını kabul etmenin IMF programını kabul etmek anlamına geldiğini belirten işçiler ve sendikacılar, Türk-İş'i işçinin sesine kulak vermeye çağırdılar. Emek Programı'nın hayata geçmesi için konfederasyonların mücadeleyi yükseltmelerini isteyen sendikacılar, yarın Türk-İş 1. Bölge Temsilciliği'nde gerçekleştirecekleri oturma eyleminden sonra, yeni kararlar alacaklar.
İşçi mücadeleden yana
Basın-İş İstanbul Şube Başkanı Kenan Kaya, toplu iş sözleşmelerinin IMF dayatmalarıyla sürdürülmesine karşı olduklarını belirterek, ücret önerilerinde 21 Şubat öncesinin korunmadığını kaydetti. İşçinin mücadeleden yana olduğunu ancak işyerlerindeki tepkinin dikkate alınmadığını belirten Kaya, Türk-İş'in taleplerinin arkasında durmasını istedi. Kıdem tazminatının gaspedilmesi ve re'sen emeklilik gibi dayatmaların da kabul edilemeyeceğini belirten Kaya, dayatmalara karşı 1 Aralık, 14 Nisan ve 1 Mayıs'ta gösterdikleri tepkiyi aynı şekilde göstermeye hazır olduklarını vurguladı.
IMF programına karşı
"Tasarruflar gibi kıdemler de suya götürülmek isteniyor. Tüm sendikalar alanlara inmeli" diyen Kristal-İş Topkapı Şube Başkanı Münir Dinler de alanların sonuç alana kadar terk edilmemesi gerektiğini belirtti. Dinler, Türk-İş'in, sözleşmeyi çalışanların taleplerini gözetmeden imzalayacağına inanmadığını söyledi.
Haber-İş İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu, "Hükümetin teklifini kabul etmek IMF programını kabul etmektir" dedi. Emek Programı'na sahip çıkılmasını isteyen Dokuyucu, eylem sürecini "geri adım" üzerinden değil, IMF programına karşı ele almak gerektiğini vurguladı.
Geri adım atılmasına kesinlikle karşı olduklarını söyleyen Yol-İş 1 No'lu Şube Başkanı Ali Akdağ da Emek Programı'yla bütünleşen bir mücadele içinde olacaklarını belirtti. Yol-İş Şube Yönetim Kurulu üyesi Mahmut Kılıçtepe de demokratik tepkilerini göstereceklerini söyledi.
Nabız yoklanıyor
"Kanımız Türk-İş'in bu işi bitirdiğidir, salı gününe kadar tabanın nabzı kontrol edilmek isteniyor. Tepki göstermezsek kabul edilecek" diyen Harb-İş İstanbul Şube Sekreteri Necdet Öztürk, Pendik'teki işyerlerinde pazartesi veya salı günü basın açıklaması yapmayı düşündüklerini bildirdi. İşçilerin satışa götürüldüğünü ifade eden Öztürk, Türk-İş Başkanlar Kurulu'nda ancak bir kaç sendikanın tepki gösterdiğini aktardı.
Tek Gıda-İş 3 No'lu Şube Başkanı Mustafa Akyürek sözleşme paketinin işçiler arasında ciddi rahatsızlık yarattığını belirterek, "Türk-İş işçilerin sesine kulak vermeli" dedi. "Diğer sendikalar ne yapacaksa biz de birlikte her şeyi yaparız" diyen Akyürek, Tek Gıda-İş 2, 3 ve 7 No'lu şubeler olarak hemfikir olduklarını ifade etti.
Meral kime sordu?
Darphane işçisi Ahmet Tahaoğlu, sözleşmelerdeki durumun genel greve kadar götürebileceğini belirterek, Bayram Meral ve Türk-İş'in işçiyi satmaya çalıştığını, sendikaların buna karşı tepki göstermesi gerektiğini söyledi. Ali Sevinç adlı darphane işçisi de tepkisini "Meral karar alırken kime sormuş? Gelişmeleri ancak basından öğrenebiliyoruz. Her seferinde sıfır zam dayatılıyor. Devletin zararını ben karşılayamam. Üretimden gelen gücü kullanmalıyız" sözleriyle dile getirdi.
www.evrensel.net