Manisa davası da AİHM yolcusu

Manisa davası da AİHM yolcusu

Manisalı gençlere işkence davasının yeniden başlamasıyla ilgili açıklama yapan avukatlar, davanın zamanaşımına uğramadan bitirilmesinden kuşku duyduklarını, davayı AİHM'e götüreceklerini açıkladı.

Manisa davası da AİHM yolcusu
Manisalı gençlere işkence davasının yeniden başlamasıyla ilgili açıklama yapan avukatlar, davanın zamanaşımına uğramadan bitirilmesinden kuşku duyduklarını, davayı AİHM'e götüreceklerini açıkladı.
Manisalı gençler davasının, Yargıtay 8. Ağır Ceza Dairesi'nce usul yönünden bozulması üzerine dava sürecinin yeniden başlaması ile ilgili gençlerin avukatları Sema Pekdaş ve Pelin Erda, İzmir Barosu'nda ortak basın toplantısı yaparak dava hakkında değerlendirmelerini ve düşüncelerini aktardılar.
Yaklaşık 5.5 yıldır süren dava sürecini anlatan Av. Pelin Erda, "Bugünden sonra işleyebilecek sürece baktığımızda gördüğümüz en önemli şey davanın 5.5 yıl sürüyor olmasıdır. Bu davada 'zamanaşımı' süresi 7.5 yıldır. Yani önümüzdeki 2 yıl kadar bir sürede dava bitirilmezse sanık polisler hakkındaki dava düşücektir" dedi. Yargıtay Ceza Kurulu'ndan dosyanın gelip ifadelerin toplanmasının 17 ay ve yeniden temyize gidip dönmesinin ise 6 ay sürdüğünü hatırlatan Erda şunları söyledi: "Davamızın önümüzdeki iki yıl içinde bitirileceğinden, davanın bugüne kadar olan seyri nedeniyle kuşku duymaktayız. Davamızın ya zamanaşımı nedeniyle ya da af kapsamına alınma olasılığı nedeniyle sonuçsuz kalacağını düşünmekteyiz. Böylece iç hukuk yollarının etkisiz ve işlevsiz olduğu ortaya çıkmıştır."
Manisalı gençlerin davası AİHM'e götürülecek
Manisa'da yeniden başlayacak olan davanın duruşmalarına katılmayacaklarını ifade eden Av. Pelin Erda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuracaklarını söyledi. Erda, AİHM'de sunacakları savı şöyle aktardı: "Türkiye'de işkence sistematiktir, idari bir pratiktir ve işkence cezalandırılmamaktadır. İşkence yapan polislerin çok azı yargılanabilmektedir. Yargı önüne çıkarılanların büyük bir çoğunluğu ceza almamaktadır, yargılandıkları süre içinde görevden alınmamakta, tutuklanmamakta, idari soruşturmaya uğuramamakta, cezalandırılanların ise cezası infaz edilememekte, hatta terfi ettirilmektedir.
Diğer taraftan işkence iddilarında hekimler çoğunlukla rapor verememekte, verenler ise, Aydın İncirliova'daki hekim gibi yargılanmakta veya Adli Tıp Kurumu'ndaki hekimler gibi görevlerinden alınmaktadır. Belirttiğimiz bu uygulamalar işkence davalarında yaygındır ve davamız bu anlayışın somut örneklerinden biridir."
www.evrensel.net