Ölüm yatağında işkence

Hastanelere kaldırılan ölüm orucundaki tutuklular, sözlü taciz ve psikolojik işkenceye maruz kalıyor.

Ölüm yatağında işkence
Hastanelere kaldırılan ölüm orucundaki tutuklular sözlü taciz ve psikolojik işkenceye maruz kalıyor. Ölüme adım adım yaklaşan tutukluların nöbetçi askerlerce aşağılanması, hakarete uğraması yakınlarını çileden çıkarıyor. Niğde'de bir süre önce zorla hastaneye kaldırılan tutuklular Ankara'ye sevk ediliyor.
Numune Hastanesi'nde bulunan ölüm orucundaki tutuklu Ersin Eroğlu'nun kardeşi Halide Eroğlu, ziyaretleri sırasında kardeşine yapılan sözlü tacizleri ve psikolojik işkenceyi şöyle anlattı; "Bir uzman başçavuş, Cafer'in öldüğü gün, Ersin'in odasına gelerek, 'bugün iki kişi daha öldü, onların helvasını yiyeceğim, siz ne zaman öleceksiniz. Aslında bu kadar beklemeye de gerek yok, hepinizin beynine bir kurşun sıkmalı' sözlerini sarfetti. duyduklarım karşısında şok geçirdim, bu nasıl insanlık."
Eroğlu, askerlerin tutukluların başında sık sık ölüm orucunda ölenlerin adlarını tekrarladıklarını ve tutukluların bu isimleri duyduklarında titreme nöbetleri geçirdiklerini belirterek, "Cafer'in öldüğü gün karşılaştığım bu olaydan sonra, cam bardakları yasakladılar. Gerekçe olarak da, tutukluların bardakları kırıp intihar edebileceklerini ileri sürdüler. Başındaki askerlere rağmen, onlar nasıl bardakları kırıp, intihara kalkışacaklar, üstelik doğru dürüst hareket bile edemiyorlar" sözleri ile tepkisini dile getirdi.
Niğde'den sevk
Niğde'den Ankara Numune Hastanesi'ne önceki gün getirilen Başak Otlu'nun annesi Fatma Otlu da, kızının bilincinin kapalı olduğunu ve üç serum takılarak makineye bağlandığını bildirdi. Otlu, "Kızım bu haldeyken bile yatağına ayağından zincirleniyor, yanında durmamıza çok kısa bir süre için izin veriyorlar. İhtiyaçlarını gideremiyorum" diye konuştu. Gazetelerde Başak'ın tedaviyi kabul ettiği yönünde haberler çıktığını hatırlatan Otlu, hafızasını önemli ölçüde yitiren kızının tedavi ya da başka bir konuda fikir yürütecek durumda olmadığını sözlerine ekledi.
Diş tedavisi yapılmıyor
Ankara Hastanesi'nde bulunan ölüm orucundaki tutuklu Ali Yıldırım'ın annesi Kadriye Yıldırım ise, 19 Aralık Cezaevi operasyonu sırasında oğlunun yaralandığını belirterek, şöyle konuştu; "Ali'nin sağlık durumu kötü. Yirmilik dişi damağının içine geçmiş, aldığı darbelerden sonra iki tane dişi kaldı, onlar da aşırı sancı yapıyor. Oğlumun dişlerini çekmiyorlar. Ali ölüm yatağında her gün kıvranıyor."
Yıldırım, savcılıktan refakatçi olabilmek için belge aldığını ancak hastanede "Oğlunun durumu iyi" denilerek, refakatçiliğinin kabul edilmediğini ifade ederek, "Ali'nin bilinci kapalı, serum takıldığında elini duvara vurarak, serum şişesini parçalıyormuş. Durumu nasıl iyi olabilir, izin vermiyorlar oğlumun başında durayım" diyerek tepkisini dile getirdi. Ankara Hastanesi'nde ölüm orucundaki tutukluların kaldığı bölümün yakınına gelen bir polis aracının bütün gece ortamı gaza boğduğunu, çıkan gürültü ve kokudan tutukluların rahatsız olduğunu bildiren Yıldırım, "Herkes imza topladı, bir gece polisler gitti ancak ertesi gece yine geldiler. Çocuklar kulaklarını pamukla tıkıyorlar, çıkan koku yüzünden kusuyorlar" sözleriyle, evlatlarının çektiği eziyetleri anlattı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Kamu işçileri tavize karşı
İstanbul'da eylem yapan işçi sendikaları, hükümetin kamu sözleşmelerindeki dayatmalarını kabul etmeyeceklerini bildirdi. İşçiler, konfederasyonlara taleplerin arkasında durma çağrısı yaptılar. İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu (İİSŞP)'nun çağrısıyla Basın-İş İstanbul Şubesi önünde gerçekleştirilen eyleme, Türk-İş'e bağlı 17 şube ile DİSK'e bağlı sendikaların yanı sıra KESK'e bağlı Tüm Bel-Sen de katıldı.
"Türk-İş şaşırma, sabrımızı taşırma", "Hükümet satıyor, Türk-İş bakıyor", "Türk-İş uyuma, emekçiye sahip çık", "Emeği atmayın, işçiyi satmayın", "Bu ülke, bu vatan satılık değil", "Hükümet istifa, Derviş Amerika'ya", "Tazminata kalkan eller kırılır", "Sıfır zamma karşı genel grev, genel direniş", "Hortumcu hükümet" sloganlarını atan işçiler ve sendikacılar, sözleşme görüşmelerini yürüten Türk-İş'in taleplerden taviz vermemesini istediler.
'Millet satışa çıkartıldı'
Eylemde ortak basın açıklamasını okuyan Basın-İş İstanbul Şube Başkanı Kenan Kaya, toplumsal uzlaşmadan söz edenlerin kriz bahanesiyle işçileri işten attıklarını dile getirdi. Yoksulluk sınırının 650 milyon, 4 kişilik ailenin mutfak masrafının 240 milyon, işçinin aldığı ücretin ise 350-400 milyon lira olduğuna dikkat çeken Kaya, ücretlerin devalüasyon ve zamlarla yüzde 100'lere varan erimeye uğradığını hatırlattı. SSK primlerinin artırılmasıyla işçinin cebinden daha hiç zam almadan 80-90 milyon lira çıktığını söyleyen Kaya; soygunların, banka hortumlamaların, batık kredilerin sorumlusunun işçiler olmadığını bildirdi. Re'sen emeklilik ve kıdem tazminatlarının kaldırılması dayatmalarının, zorunlu tassarufların gaspının bardağı taşıran son damla olduğunu ifade eden Kaya, 10 milyar dolar için kapı kapı dolaşanların "temsil ettikleri milleti nüfus cüzdanları ile birlikte satışa çıkardığını" söyledi. Kaya, sendika genel merkezlerine ve konfederasyonlara seslenerek taleplerin arkasında durmalarını istedi.
Türk-İş 1. Bölge'de oturma eylemi
"Gücünü yadsıma, kendine ve temsil ettiğin kitleye güven. Haklı ve gerçekçi taleplerimizin arkasında adam gibi durun. Ülkenin aydınlık geleceği bizim ellerimizde, satışlara müsaade etmeyin. Hükümetin sindirme ve uzlaşma adına yok etme politikalarına alet olmayın" diyen Kaya, Kurtuluş Savaşı'ndan söz edenlerin çalışanların üstüne basarak emperyalizmle bütünleştiklerini belirtti. İşten atmalara, ücretsiz izinlere, özelleştirme adı altında ülke bağımsızlığının yok edilmesine karşı çıktıklarını söyleyen Kenan Kaya, 2001 kamu kesimi sözleşmelerinde ücretlerdeki erimenin giderilmesi ve değerlendirmenin gerçek enflasyon üzerinden yapılması taleplerini dile getirdi. Pazartesi günü saat 11.00'de Türk-İş 1. Bölge Temsilciliği'nde basın toplantısı ve oturma eylemi yapacaklarını bildiren Kaya, "Mücadelemizi ne pahasına olursa olsun azimle ve dirençle sürdüreceğimiz bilinmelidir" dedi.
www.evrensel.net