Acı çikolata

Küçücük elleri su kabarcıkları içinde, ayakları yara dolu. Orta ve Batı Afrika'da 200 bin çocuğun dahil olduğu köle ticaretinin kurbanı onlar; kakao çiftliklerinde dünya üretiminin yüzde 40'ını gerçekleştiren acılar içindeki küçük bedenler...

Acı çikolata
Evlerinden uzakta, çalışan 14 yaşındaki kesici çocuklar, yüzlerinden terler boşanarak, büyük ve keskin bıçaklarla yabani ot ve çalıları kesiyorlar. Genç elleri, su kabarcıkları içinde ve sıska ayakları yaralardan çizik çizik...
Fildişi Sahilleri'nin güneydoğusundaki kakao tarlaları Amadou Kaurago gibi çocuklarla dolu. Fildişi Sahilleri'nde, 15 bini aşkın çocuk, kakao çiftliklerinde işçilik yapıyor ve ancak bu yolla dünyanın kakao üretiminin yüzde 40'ını gerçekleştiriyorlar.
Çocuk köleler
Yoksul ailelerin çocuklarını, eğitim görmeleri ya da bir meslek öğrenmeleri için daha iyi durumdaki akrabalara ya da tanıdıklara vermesi, Batı ve Orta Afrika'da geleneksel bir uygulama. Dünyanın en yoksul ülkelerindeki "eskiden beri süregelen" bu uygulamanın anlamı; çocukların büyük bölümünün modern bir köle ticaretinin "çocuk köleleri" olması...
"Afrikalı çocukların kanı, sıcak kahve fincanlarının ve çikolataların içinde" diyor, Fildişi Sahilleri'nin yoksul komşusu Mali'nin hükümet yetkilisi Mohammed Maiga.
Tekeller bilmiyormuş!
Çikolata ve kahve üreticileri kakao ve kahve çekirdeklerinin nereden geldiğini çoğu kez söylememekte ısrar ediyorlar. "Biz tüccarlardan alıyoruz, çiftçilerden değil" diyen İsviçre kökenli çikolata tekeli Nestle'nin sözcüsü Francois Perroud, Nestle'nin kakaonun hangi koşullarda üretildiğini bilmediğini iddia ediyor. Kamuoyunun tepkisinden çekinen Avrupalı çikolata tekeli Caobisco ise, uluslararası insan hakları örgütlerinden kakao çiftliklerindeki çocuk sömürüsü hakkındaki araştırmaları için yardım istediğini söylüyor.
200 bin çocuk köle
UNICEF, her yıl Orta ve Batı Afrika sınırlarından 200 bin çocuğun gelip geçtiğini; kaçakçılık çetelerinin yoksul aileleri çocuklarına dair bir gelecek vaad ederek kandırdığını söylüyor. Modern köle tacirleri, Mali, Benin ve Burkina Faso'daki ailelere çocuklarının iş sahibi olacağı, Fildişi Sahilleri ve Gabon gibi ülkelerde iyi eğitim göreceği sözü veriyorlar.
Pek çok aileye 15 milyon lira gibi küçük miktarlarda paralar da veriliyor, ancak çoğunlukla aileler çocuklarını bir daha göremiyor. Çocukların çoğunluğu, kahve, kakao ya da pamuk çiftliklerine "kelle başı" 350 milyon liradan satılıyor. Bazıları ailelere uşak olarak satılıyor. Az sayıda çocuk da fuhuş pazarlarına düşüyor.
UNICEF'in bildirdiğine göre; kakao çiftliklerindeki çocuklar, vahşice dövülüyor, yeterince beslenemiyor, saatlerce çalıştırılıyor ve tek bir kuruş bile alamıyorlar.
Çocukları kaçırıyorlar
Fildişi Sahilleri'ndeki küçük bir sınır köyü olan Saykro'daki insanlar için "çocuk köle ticareti" oldukça tanıdık. Yıllardır, çalıların arasından çıkan ve kanolara doldurdukları çocukları komşu ülke Gana'dan Fildişi Sahilleri'ne sessizce kaçıran kaçakçıları görüyorlar.
"Biz Tanrı'dan korkan insanlarız, bu yüzden kimse gelip bizden çocuklarımızı istemedi" diyor köylülerin şefi Nogby Sai; "Fakat, nehrin yanlarında onlarca çocukla geçen pek çok insan gördük".
Fildişi Sahilleri ve diğer ülkelerin hükümetlerinin ülkeler arası çocuk işçi gidiş gelişlerine onay vermesi önemli bir sorun.
Avrupa ne kadar samimi?
Fakat, pek çok yetkili, çocuk emeği sömürüsünü protesto eden Avrupa ülkelerinin çok düşük fiyatlarla kahve ve kakoa almasının ne kadar "samimi" olduğunu da soruyor.
Fildişi Sahilleri'nin Başbakanı Affi N'Guessan, dünya kakao fiyatlarının düşük olmasının, ülkesindeki kakao üreticilerini daha yoksul ülkelerden çocuk işçi getirmek zorunda bıraktığını söylüyor ve ülkesinde kölelik gibi bir sorun olduğunu reddediyor. Tüm bu zor koşullarda, Fildişi Sahilleri'nde daha iyi bir hayat uman çocuklar tuzağa düşmeye devam ediyor.
'Daha fazla acı istemiyorum'
Çamurlu pantolonu ve lastik ayakkabıları içinde utangaç bir çocuk Amadou. Küçük yaşlardan beri ailesinin yanında çalışıyor. Bir aile dostlarının aracılığıyla gelmiş Fildişi Sahilleri'ne... Amadou, niye geldiğini şu sözlerle açıklıyor, yumuşak bir ses tonuyla; "Buraya anne ve babama yardım etmek için geldim. Babamın daha fazla yoksulluk, daha fazla acı çekmesini istemiyorum".
www.evrensel.net