Kütüphaneler ilgi bekliyor

Kütüphaneler ilgi bekliyor

Kütüphanelerin bütçeleri her geçen gün kısılıyor. Bütçeleri daralan kütüphaneler verdikleri hizmetleri aksatıyorlar. Ancak, İstanbul İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ayten Şan'a göre, kütüphanelerin tek sorunu bütçe değil.

Kütüphaneler ilgi bekliyor
Savaş Velioğlu
İnsanların bilmedikleri konuları araştırıp öğrenmeleri amacıyla kurulan kütüphaneler her geçen gün işlevini biraz daha kaybediyor. Bütçe yetersizliği içindeki kütüphaneler elindeki kaynakları güncele göre belirleme sıkıntısı çekiyorlar. İstanbul İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ayten Şan kütüphanelerin yaşadığı en büyük sorunun personel sıkıntısı olduğunu belirtiyor.
Özlük hakları korunamıyor
Personel sıkıntısının nedeni ise kütüphanelerde çalışanların özlük haklarının yeterince korunamaması olarak aktarıyor. Üniversitenin dört yıllık kütüphanecilik bölümünü bitirmiş bir kütüphanecinin 120 milyon lira maaş aldığını, bu yüzden kendi alanlarında çalışmak istemediğini anlatan Şan, bunun sonucunda kütüphaneciliğin herkesin yapabileceği bir iş olarak görüldüğünü kaydediyor.
Karar mekanizmalarında yer alan insanların kütüphaneciliğin öneminin farkına varmaları gerektiğini ifade eden Şan, "Kütüphanelerimiz gelişemiyor, gelişememesinin en büyük nedeni bütçelerinin çok az olması. Kaynaklar yetersiz olunca yürüttüğümüz çalışma ve ulaştığımız insan sayısı sınırlı oluyor." diye konuşuyor.
İnsanlar gelmiyor
Ayten Şan'a göre bütçe yetersizliği kütüphanelerin tek sorunu değil, hatta bütçe yetersizliğini de ortaya çıkaran bir neden var; kütüphanlerden yararlanan insan sayısının azlığı.
Şan bu konuda "Mesleğinde veya yaşadığı alanda herhangi bir konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyen insanlar kütüphanye gelip o konu hakkında birşeyler öğrenmeye çalışmıyor. Halk kütüphanelerinin işlevlerinin bir şeyler öğrenilen yer olması gerekiyor. Türkiyede insanların araştırmaya öğrenmeye yatkın olmamalarının en büyük nedeni eğitim sisitemimizdir." diyor. Eğitim sistemimiz insanlara bilgi edinme gereksinimi vermediğini aktaran Şan, hazır bilgilerin insanlara ezberletilmeye çalıştığını belirtiyor. Böyle olunca insanlar merak edip araştırma gereksinimi duymuyor.
Araştırma yoksa, geresinim de yok
Şan konuşmasına şöyle devam ediyor; "İnsanlar araştırarak öğrenme gereksinimi duymayınca, kütüphane gereksinimi duyulmuyor, kütüphane gereksinimi duyulmadığı için ayrılan bütçede çok az oluyor. Okumayan öğretmenlerimiz, öğrencini okumaya teşvik edemiyor. Okullarımızın büyük bir kısmında kütüphane yok, var olanlar yetersiz. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yönetmeliğine göre her okulda 5000 kitaplı kütüphane olması gerekiyor. Fakat uygulanmıyor. Toplum kütüphane talep ettiği zaman yetkilililerde oluşturulan baskı karşısında kütüphanelere önem vermek zorunda kalacaktır."
Kapasite yetersiz
Ayten Şan, Türkiye'de bulunan kütüphanelerin kapasitelerin dünya sıtandartlarının çok altında olduğunu ifade ediyor. Yani, okuma salonlarının ve yayınların yetersizliği, kütüphanlerden çok sayıda kişinin aynı anda yararlanmasını engelliyor. Yaşanan sorunları çözmek için öncelikle kütüphanelerde 'gerçek kütüphanecilerin' çalışması gerektiğini kaydeden Şan kütüphanecilerin çalışması için de özlük haklarının verilmesi gerektiğini vurguluyor. Şan, sözlerini şöyle bitiriyor; "Kütüphanelerle ilgili insanlarda bulunan, kitap deposu" mantığının değişmesi gerekiyor. Halkla ilişkilerin sağlanması ve ilişkinin kurulması için nitelikli insanların kütüphanelerde çalışması lazım. Kısacası kütüphanelere ayrılan bütçenin ve verilen önemin artırılması gerekmekte."
www.evrensel.net