Canevimde mor ısırgan

Gün olur yaşama sevincinizi yitirirsiniz. Günlük sıkıntıları, yaşamın tortularını beyninizle aşmak olanaksızlaşır. Bir kitabın yaşamı güzelleştireceğini bilirsiniz de...

Canevimde mor ısırgan
Sennur Sezer
Gün olur yaşama sevincinizi yitirirsiniz. Günlük sıkıntıları, yaşamın tortularını beyninizle aşmak olanaksızlaşır. Bir kitabın yaşamı güzelleştireceğini bilirsiniz de, o kitabın hangisi olduğunu bilemezsiniz. Ben öyle bir günümde okudum H. Birsen Başaran'ın "Canevimde Mor Isırgan"ını. Yenilendim.
H. Birsen Başaran yazar-şair Mehmet Başaran'ın eşi. 1997 yılında öldü. Kanserden. "Canevimde Mor Isırgan" onun günlüklerinden bir bölümü. Kanser tanısı konulmasının öncesiyle, kanserle savaşımını anlatıyor. Kendi tanımıyla bir "kanser günlüğü". Böyle bir günlük insanın yaşama sevincini nasıl tazeler, diye soracaksınız biliyorum. Hüznü, acıları, dayanışmayı anlatıyor Hatun Birsen, dünyanın, yaşamanın herşeye karşın güzelliğini. Yaşamayı, insanın boğazından geçen suyun değerini bilmesinin önemini vurguluyor. Günlük sıkıntıların önemsizliğini algılatıyor. Üstelik, kendinden çok çevresindeki insanları, örneğin Başaran'ı, torununu... Onlara duyduğu sevgi ve saygı sizi de sarmalıyor.
1 Ocak 1996 tarihli günlüğünde Fazıl Hüsnü Dağlarca ile ilgili bir bölüm var: "Bir tarihte Gönen Kaplıcaları'na gitmiştik. Fazıl Hüsnü Dağlarca da oradaydı. Çok sevdim söyleşilerini, ilginç bir insandı. Zaman zaman yaşamını anlattı bize, durmadan çalışıyordu. Her sabah uyanınca askerlik tekmili alıyormuş vücudundan; ayaklarının parmaklarından başlayıp sorular yöneltiyormuş tüm organlarına. 'İyiyiz, yok bir şikayetimiz' yanıtını alınca, şevkle başlıyormuş güne. Ben de öyle yaptım. Hayır, on yıl önceki gibi sol kolum sargıda değildi. Pek ağrım sızım da yoktu, ama yüreğimde bir kırıklık... Yüreğimin atışı bozuk. İlk fırsatta..."
'Apak oldu saçlarım'
Hatun Birsen, bir eğitim emekçisi. Köy enstitüsü mezunu. Onu Başaran'ın roman ve öykülerinde Elif adıyla tanımıştık. Yaşamı kolay geçmedi, aydınlanmadan yana olmanın, köy enstitülü olmanın bedelini ödedi. Ödediği bedel yalnızca kendi ömrüyle sınırlı kalmadı. Yurdumuzdaki pek çok ana baba gibi çocuğunun ölümünü de yaşadı. Kızının: "Deniz'im yaşadığımız ağır baskıların etkisiyle, daha küçük yaştan başkaldırıcı biri olmuştu. Öldürmekli, saldırmaklı korkunç üniversite yılları yaşadı. Öldürülen bir arkadaşının başında nöbete kaldığı için eve gelmediği gece yere göğe sığamadık. Daha sonra devrimci bir gruba katılmıştı. Çok başarılı bir öğrenciydi, üniversitede öğretim üyesi olmayı kuruyordu. Öğretmenleri de destekliyordu onu. En çok da Cavit Orhan Tütengil. (...) 12 Eylül durumu çok zorlaştırdı. Arkadaşlarının çoğu içeri alınmıştı. Belki kurtarabilirim diye alıp İsveç'e götürmüştüm onu. Radyolarda çalışıyor, üniversiteye devam ediyordu. Geleceği umutlu görünüyordu. Türkiye'ye döndüğümüzde cezaevlerinde ölüm oruçları vardı. Arkadaşları da aralarındaydı. Bir bunalım anında her şeyi protesto edercesine yaşamına son verince yıkıldım. Bir gecede apak oldu saçlarım."
Mesaj
Hatun Birsen öğretmen, her zorluğu, her acıyı aşmaya çalışmış. Kanserin ağrılarını, kanser tedavisinin acılarını. Deneyimlerini bize de aktarıyor. Bir gün Mehmet Başaran, Nâzım Hikmet'in "Mesaj" şiirini getirmiş, "Hastalar/ kardeşlerim/ iyileşeceksiniz" dizeleriyle başlayan: "Elinde büyücek bir kartonla içeri girdi Mehmet: 'Bekle canım' dedi. Bir savaştayız şimdi. Daha önce düşman belli değildi. Şimdi açığa çıktı. (...) Vietnam 'Bana dünyanın en büyük gücü saldırıyor' deyip yelkenleri indirseydi, bir lokmaydı. N'aptı adamlar, canlarını dişlerine takıp savaştı. Sonunda... Diyorum ki biz de öyle yapalım. Düşman kanser de olsa, son soluğumuza değin savaşalım. (...) Sonra kartonu bana doğru çevirdi. Özene özene yazılmış bir şiir vardı kartonda: Mesaj".
Hatun Başaran, sevincini, acısını, umutlarını aktarıyor. Bir de atasözünü, kuyuların bilezik taşlarındaki ip izlerini anımsatıp: "İp taşı keser."
Papirüs Yayınları'nın kitap dizisinde "Canevimde Mor Isırgan". Mehmet Başaran'ın kitaplarını da aynı yayınevinde bulabilirsiniz. İletişim için telefon: 0212-252 85 74. Yaşama direnmek gerektiğinde elinizin altında böyle kitaplar olmalı.
www.evrensel.net