ABD

ABD'ye diplomatik tokat

ABD yönetimi, 1947'den bu yana üyesi olduğu BM İnsan Hakları Komisyonu'ndaki sandalyesini yitirdi. Oylamayla alınan karar, George W. Bush'un uluslararası gerilimi tırmandırma siyasetine gösterilen bir tepki niteliğinde.

ABD'ye diplomatik tokat
ABD, diplomatik alanda alçaltıcı bir darbe yiyerek, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'ndaki üyeliğini kaybetti. Amerikan yönetimi, 1947'den bu yana komisyonun üyesiydi.
Önceki gün yapılan oylamayla alınan kararın, George W. Bush yönetimi ile BM arasındaki gerginliği daha da artıracağı belirtiliyor. ABD emperyalizmi, SSCB'nin dağılmasının ardından NATO'ya "uluslararası bekçilik" görevi biçmiş ve bu nedenle, BM'nin diğer etkili üyeleriyle sık sık gerginlik yaşamıştı. ABD, BM Komisyonu'nda Batı ülkelerine ayrılan dört sandalyeden birine sahipti.
En çok oy Fransa'ya
İnsan Hakları Komisyonu'nda yapılan üye yenilenmesi oylamasında en çok oyu Fransa, İsveç ve Avusturya aldı. Diğer bölgelerden Komisyon'a giren ülkeler ise dikkat çekici bulundu. Cunta yönetimi altındaki Pakistan, şeriatla yönetilen Sudan ve iç savaş halindeki Sierra Leone, komisyonun diğer üyeliklerine seçildiler. İran ise, tüm çabasına rağmen komisyona giremedi.
ABD'nin bu etkili komisyondaki üyeliğini yitirmesinin "sembolik" bir etkiye sahip olduğu kaydediliyor. Batılı bir diplomat, "ABD, hedeflerini komisyon nezdinde savunma yeteneğini kısmen yitirecek. Ama bu, onun önerge vermesine engel değil. Sonuçta komisyonun faaliyeti açısından değişen pek bir şey olmayacak" diye konuştu.
Örtülü tehditler
ABD'nin BM Büyükelçisi James Cunningham, sonuçtan hayal kırıklığı duyduklarını itiraf ettikten sonra, "Yine de bu durum, bizim insan hakları sorunlarına karşı, BM içinde ve dışındaki sorumluluğumuzu etkilemeyecek" dedi. Bu sözler, ABD'nin önümüzdeki dönemde NATO'ya "insan hakları" maskesi altında yeni görevler biçebileceğini gösteriyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı da, ülkesinin BM İnsan Hakları Komisyonu'ndaki sandalyesini yitirmesinden sonra bu komisyonun gücünün azalacağını savundu.
Bakanlık sözcüsü Susan Pittman, "Bu gelişmeden dolayı düş kırıklığına uğradık, halen bu komisyonun, insan haklarıyla ilgili konuların görüşüldüğü önemli bir forum olduğunu düşünüyoruz. Ancak, ABD'nin yokluğuyla bu komisyon eski gücünde olmayacaktır" dedi.
BM İnsan Hakları Komisyonu üyesi Mary Robinson ise, Amerika'nın "hızla yeniden üyeliğe dönmesi"ni diledi.
ABD Kongresi'ndeki Demokrat Parti üyeleri, kararı Bush yönetimi için ağır bir yenilgi olarak niteledi. Demokrat Kongre üyesi Rita Lowey, "Bu, ülkemiz için bir utançtır" diye konuştu.
Kurulduğundan bu yana...
Dünya çapında insan hakları ihlallerini araştırmak için kurulan BM İnsan Hakları Komisyonu, 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni hazırlamıştı. ABD, kurulduğundan bu yana komisyona üyeydi. Komisyon üyeliği, bugüne kadar kesintisiz devam eden diğer iki ülke ise Rusya ve Hindistan.
Tepki gören politikalar
Adı verilmeyen birçok diplomat, ABD'nin komisyon üyeliğinden atılmasının, azgelişmiş ve bağımlı ülkelerin tepkisinden kaynaklandığını vurguluyor. Uluslararası alanda saldırılarını giderek pervasızlaştıran ABD yönetimi, tüm dünyanın hemfikir olduğu insan hakları sorunlarında dahi, insan hakları kavramıyla taban tabana zıt tutumlar sergiledi. ABD'nin, en büyük tepki çeken adımları şöyle sıralanıyor:
1. BM Güvenlik Konseyi'nin, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ne "silahsız gözlem gücü" gönderme kararını veto etti.
2. ABD Başkanı Bush, küresel ısınmaya karşı önlem olarak imzalanan Kyoto Protokolü'ne uymayacaklarını duyurdu.
3. Kurulması planlanan Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'ni, Amerikan görevlilerine dokunulmazlık tanımadığı için baltaladı.
4. Silahlanma yarışını artıracak Ulusal Füze Savunma Sistemi'ni kuracağını ilan etti.
Son aylarda yaşanan bu gelişmeleri hatırlatan bir diğer diplomat, "Bush'un tek taraflı hareket etmesinden dolayı cezalandırıldığını düşünüyoruz. Ama bu sonuç, Washington'u daha da izolasyona itebilir" şeklinde konuştu.
Öte yandan, BM Üniversitesi tarafından hazırlanan bir rapor; BM, Dünya Bankası ve IMF'nin "eskidiğini ve yenilenmesi gerektiğini" bildirdi. Raporda, 2. Dünya Savaşı'nın sonunda oluşturulan BM kurumları, Soğuk Savaş'ın bitmesinin ardından değişme becerisini gösteremediler.
www.evrensel.net