Eğitim-Sen'e baskın kınandı

Eğitim-Sen Genel Merkezi'nin DGM kararıyla basılıp aranmasına sendikalar, kitle örgütleri ve partiler tepki gösterdi.

Eğitim-Sen'e baskın kınandı
Eğitim-Sen Genel Merkezi'nin DGM kararıyla basılıp aranmasına sendikalar, kitle örgütleri ve partiler tepki gösterdi. Eğitim-Sen Genel Merkezi'nde dün düzenlenen basın toplantısına katılan temsilciler, tüm saldırıların olduğu gibi bu saldırının da boşa çıkartılacağını dile getirdiler.
KESK Genel Başkanı Sami Evren, DGM'nin arama yakalama kararının olmasının ilginç olduğunu ifade ederek, aramanın yapıldığını, yakalamanın ise yapılamadığını söyledi.
Evren, "Demokratik kitle örgütleri ve sendikaların gelişmesi, büyümesi ve toplumda demokrasi kanallarının açılması yönetenleri rahatsız etmiş olmalı ki, polisiye tedbirlerle toplum susturulmak istenmektedir" diyerek, Başbakan Bülent Ecevit'i sendikalarla ilgili yayınlamış olduğu genelgeye sahip çıkmaya, İçişleri Bakanlığı'nı da hukukdışı davranışlara son vermeye çağırdı.
Eğitim-Sen Genel Başkanı Aladdin Dinçer, genel merkezlerinin 15 polis tarafından her tarafın didik didik edildiğini, bir taraftan da arama faaliyetleri ve çalışma odalarının kameraya alındığını dile getirdi. 120 bin eğitim emekçisinin temsilcisi olan Eğitim-Sen'in DGM kararıyla da olsa basılıp aranmasının bir demokrasi ayıbı olduğunu vurgulayan Dinçer, bu baskının, emek hareketine ve kamu çalışanları örgütlülüğüne yapılmış bir saldırı olduğunu kaydetti.
Mücadeleye gözdağı
Dinçer, "Emek Platformu tarafından organize edilen emek ve hak arama mücadelesinin ivmesinin yükseldiği, bu yükselişin 1 Mayıs'ta alanlara yansıdığı bir dönemde, sendikamızın polis tarafından basılması en başta emek hareketinden hangi kesimlerin ve kimlerin rahatsız olduğu sorusunu sormamızı zorunlu kılıyor" diyerek, sendikaya gelen polislerin "F tipi ile ilgili bildiri arıyoruz" şeklindeki açıklamalarını da inandırıcı bulmadıklarına dikkat çekti. Eğitim-Sen'in yeni bir örgütlenme kampanyası açmış olduğunu da hatırlatan Dinçer, bu baskınla Eğitim-Sen'in sürdürdüğü mücadeleye gözdağı verilmek istendiğinin altını çizdi. Milli Eğitim, İçişleri ve Adalet Bakanlığı'na durumu ileteceklerini söyleyen Dinçer, bu baskını bir demokrasi mücadelesi haline getireceklerini belirtti.
Emek Platformu Dönem Sözcüsü ve TMMOB Genel Başkanı Kaya Güvenç, yapılan baskını TMMOB adına kınadığını söyledi.Dev Maden-Sen Genel Başkan Vekili Tayfun Görgün de yaptığı yazılı açıklamada, üyesi olan onbinlerce eğitim emekçisinin ekonomik ve demokratik mücadelesini omuzlayan Eğitim-Sen'in böyle bir uygulamaya tabi tutulmasının son derece düşündürücü olduğunu vurguladı. Görgün, Eğitim-Sen ile dayanışma içinde olduklarını kaydetti.
Muhalefete tahammülleri yok
Eğitim-Sen Genel Merkezi'nin polis tarafından basılması sendikalar tarafından protesto edildi. DİSK Genel Sekreteri Murat Tokmak, yaptığı açıklamada baskını kınadı. Tokmak, "Eğitim emekçilerinin en büyük ve en güçlü örgütünü basarak gözdağı vermeye kalkanlar muhalefete, eleştiriye tahammülü olmayanlardır. Demokrasinin temel kurumlarına karşı başlatılan bu kampanya öncelikle bunları yakacaktır" dedi. Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde gazetecilerin Meclis binasında çalışmasının yasaklanmasının, halktan ve hesap vermekten korkan, yaptıklarından utanan ve gizlenmek ihtiyacını duyan bir anlayış olduğunu belirten Tokmak, "Basına, demokratik kitle örgütlerine yönelik bu saldırılar her zaman olduğu gibi boşa çıkarılacaktır" dedi.
Tüm Bel-Sen Genel Sekreteri Veli Baydur da açıklamasında, krizin faturasını emekçilere çıkarmak isteyen siyasi iktidarın, sendikalara yönelik bu uygulamalarla, baskı ve şiddetle emek örgütlerinin sessiz kalmasını istediğini söyledi.
Benzer uygulamaların daha önce de Tüm Yargı-Sen'e karşı yapıldığını hatırlatan Baydur, "Eğitim-Sen'e yapılan bu hukukdışı ve keyfi uygulamayı sendikal örgütlülüğümüze yapılan bir uygulama olarak görüyor, şiddetle kınıyoruz" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


İÜ'de saldırılar protesto edildi
İstanbul Üniversitesi Öğrencileri ve Eğitim-Sen İstanbul 6 No'lu Üniversiteler Şubesi, dün ortak bir basın açıklaması düzenleyerek formasyon hakları için eylem yapan öğrencilere yönelik faşist saldırıları kınadı. İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü'nde bir araya gelen öğrenciler ve Eğitim-Sen İstanbul 6 No'lu Üniversiteler Şubesi, "Eğitim haktır, satılamaz", " Faşizme karşı omur omuza", "YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek", "Yaşasın öğrenci dayanışması", "Formasyon hakkımız engellenemez" sloganları atarak kampüsün ön kapısına geldiler.
"Faşist saldırılar mücadelemizi engelleyemez" pankartı taşıyan öğrenciler, burada basın açıklaması yaptılar.
'Hakkımızı alacağız'
Geleceğin aydınlık insanlarının yetiştirilmesi için bilim yuvası haline getirilmesi gereken üniversitelerin her geçen gün YÖK'ün 'demir parmaklarıyla' kapatıldığını ve işşizlik öncesi paralı kurumlar haline getirilmeye çalışıldığını söyleyen Eğitim-Sen üyeleri ve öğrenciler, Fen-Edebiyat Fakültelerindeki formasyon derslerinin kaldırılmasını protesto ettiler.
YÖK'ün bu kararla Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencilerini diplomasız işşizler yığınına kattığını kaydeden öğrenciler, öğretmenlik haklarını geri almak için 20 Nisan 2001 tarihinde yaptıkları eyleme yapılan faşist saldırıyı ve bu saldırı sonucu Mehmet Candemir, Özgür Özer, İbrahim Yılmaz, Mehmet Çiçek'in yaralandığını hatırlattılar.
Öğrenciler, bütün saldırılara rağmen öğretmenlik haklarını almak için mücadele edeceklerini söylediler.
'Alemdaroğlu koruyor'
Eğitim-Sen İstanbul 6 No'lu Üniversiteler Şubesi Başkanı Cemal Altınsoy, bu saldırıyı düzenleyenlerin kimler olduğunu bildiklerini, saldırganların bizzat İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu tarafından korunduğunu belirtti. Altınsoy, Alemdaroğlu'nun aynı yıldırma faaliyetlerini öğretim üyeleri üzerinde de denediğini kaydetti. Grup ardından, sloganlar atarak ön kapıdan tekrar merkez kampüse yürüdü.
www.evrensel.net