'Profesörlük' garantisi

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Ömer Işık, "profesörlük" garantisiyle bazı kişilerin hastane üzerinde yetkili kılındığını belirtti.

'Profesörlük' garantisi
Naci Oğuz
Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin uygulama hastanesi olarak üniversiteyi kuran vakfın başkanı Hüseyin Şimşek'e ait olan Özel Marmara Hastanesi'nin gösterilmesinin ardından yaşanan usulsüzlükler "profesörlük" vaatleriyle sürdü. Vakıf Başkanı Hüseyin Şimşek'in Rektör Oral Pektaş'ın başında bulunduğu Kardiyoloji Bölümü'e, S.B Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Doç. Dr. İsmet Dindar'ın "profesörlük garantisi"yle getirmesinin, hem akademik etik hem de yasal açıdan usulsüzlük olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ömer Işık, yaşananların bunlarla da kalmadığını belirtiyor.
Prof. Dr. Ömer Işık, sorunun vakıf başkanı ve mütevelli heyeti üyesi Hüseyin Şimşek'e ait özel hastane ile tıp fakültesi arasında yaşanan sağlıksız ilişkilerde yattığını belirterek, aslında bütün meselenin Şimşek'in hastaneye giren tıbbi malzemeden daha fazla komisyon sağlayamamak olduğunu söylüyor.
Işık, geçtiğimiz haziran ayından itibaren hastane yöneticileri tarafından Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Pektaş hakkında; "hastaneyi ciddi bir oranda zarara uğrattığı" doğrultusunda söylentilerin yayılmaya başlandığını söyleyerek, hatta daha da ileri gidildiğini, Hüseyin Şimşek'in S.B Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Doç. Dr. İsmet Dindar'ı Kardiyoloji Bölümü'nün başına getirilmesi ile ilgili niyetinin bulunduğunu, bunu bizzat İsmet Dindar'ın kendisini arayarak söylediğini ifade ediyor. Kendisinin "Yetkili mercinin etik ve akademik olarak üniversite kurulu, dolayısıyla da rektör" olduğunu ifade etmesine karşın, Dindar'ın Hüseyin Şimşek'in kendisine "Profesörlük garantisini verdiğini, bunun için Prof. Dr. Pektaş veya herhangi birisi ile görüşmesine gerek olmadığını" ifade ettiğini söylüyor.
Tıp Fakültesi yönetimi ve öğretim üyeleri olarak fakülteye bağlı bir hastanenin bir an önce temin edilmesi için çalışmalar yürütürken, 6 Kasım 2000 tarihinde hastane genel müdürlüğü tarafından dekanlığa gönderilen bir yazı ile "Hastanenin kardiyoloji çalışmalarını yürütmek üzere üniversitemiz dışından bir hekimin, Doç. Dr. İsmet Dindar'ın Prof. Dr. Oral Pektaş'ın yerine görevlendirildiğini" öğrendiklerini belirten Prof. Dr. Işık; bu yazıya cevap olarak "...ilgili görevlendirmelerin ancak ve ancak üniversite tarafından yapılabileceğini" hatırlatarak, "bunun aksi davranışların protokole aykırı olarak değerlendirileceğini" bildirdiklerini söyledi.
'Şahsıma ait iki kurum: Üniversite ve hastane'!
Bunun üzerine Hüseyin Şimşek'in kendisiyle birlikte bazı tıp fakültesi öğretim üyeleriyle görüştüğünü belirten Işık, Şimşek'in "Oral Pektaş'ın muhtemelen rektör olarak da kalmayacağını, kendisine ait -hastane ve üniversite- iki kurum arasında bir ihtilafa meydan vermeyeceğini ve bu zamana kadar Oral Pektaş'ın aldığı tüm öğretim üyelerinin üniversiteden uzaklaştırılması için kendisinden yardım istediğini" kaydediyor.
Işık, Hüseyin Şimşek'in daha sonra yaptığı bir konuşmada da, kendisinin üniversite ile hastane arasındaki protokolü iptal ettiğini, İsmet Dindar'ın hastanede ve üniversitede görevlendirilmesi meselesinden de haberdar olduğunu ve devletin profesörlüğe layık görmediği Dindar'ı profesörlüğe layık gördüğünü söylediğini belirtiyor. İlerleyen tarihlerde Özel Marmara Hastanesi'nde çalışma yapan araştırma görevlilerinin de hastane Başhekimi Dr. Mikail Kaya tarafından hastaneden kovulduğunu söyleyen Işık, bütün gelişen bu skandal olayları ocak ayında Maltepe Üniversitesi Rektörü'nün, dekanların, mütevelli heyeti başkanının ve Hüseyin Şimşek'in de katıldığı bir toplantıda dile getirmesinin Mütevelli Heyeti Başkanı'nın ciddi tepkisini çektiğini ve diğer fakülte dekanlarının sorunlara sessiz kaldığını iletiyor.
Prof. Dr. Ömer Işık, vekili Av. Alp Selek vasıtası ile "görevden alınması" uygulamasının yasal olmadığını bir yazı ile Maltepe Üniversitesi Rektörlüğü'ne bildirmesiyle, rektörlüğün hemen aynı gün bir önceki görevden alma yazısını iptal ettiğini kaydediyor.
Ancak Prof. Işık, bu yasal olmayan davranışların ve Özel Marmara Hastanesi yönetiminin fakültenin içişlerine karışımı tavrının süreceğinin anlaşılması nedeniyle bu duruma tepki göstererek 1 Nisan'da 7 öğretim üyesi ile birlikte üniversite ile olan iş akdini feshediyor. 'Yaprak dökümü' bununla da kalmıyor; son olarak da önceki gün fakülteden ayrılan üç öğretim üyesiyle birlikte Tıp Fakültesi'nde şu an 6 öğretim üyesinin kaldığı öğreniliyor.
Bir 'profesörlük' garantisi daha
Dr. İsmet Dindar'a bizzat Hüseyin Şimşek tarafından "profesörlük" ve hatta ileride "rektörlük" vaat edildiğini yineleyen Işık, bunun yanı sıra, aynı şekilde hastane yönetimi tarafından Kalp-Damar Cerrahisi'nde görevlendirilen Doç. Dr. Sinan Arsan'a da yine Hüseyin Şimşek tarafından "profesörlük" ve "tıp fakültesi dekanlığı" vaat edildiğini, yine bizzat bu hekimler tarafından dile getirildiğini söylüyor. Işık "Nitekim Doç. Dr. Sinan Arsan'ın halen tıp fakültesi dekan vekili olması da manidardır" diyor.
Benzer tavır ve davranışların tüm üniversite genelinde de görüldüğünü söyleyen Işık, bu durumu akademik onuru ile bağdaştıramadığı için Rektör Prof. Dr. Oral Pektaş'ın da daha önceden istifa ettiğini ve bunu da YÖK'e bildirdiğini kaydediyor.
www.evrensel.net