Emek Programı sahibinin ellerinde

Emek Programı sahibinin ellerinde

Türkiye 1 Mayıs'a, IMF-Derviş programına karşı emekçilerin bilim insanlarıyla birlikte oluşturduğu Emek Programı seçeneğiyle girdi.

Emek Programı sahibinin ellerinde
Türkiye 1 Mayıs'a, IMF-Derviş programına karşı emekçilerin bilim insanlarıyla birlikte oluşturduğu Emek Programı seçeneğiyle girdi. Bu açıdan emekçi sınıfların 1 Mayıs alanından verecekleri mesaj, bu iki program arasındaki mücadelenin düzeyinin bir göstergesi olması bakımından önem taşıyordu. Bir eylemi birçok boyutuyla ele alıp değerlendirmek mümkün. Abide-i Hürriyet Meydanı'nda gerçekleşen dünkü 1 Mayıs'la ilgili olarak da, baskın olan karekter ne olduğu, işçi sendikaların, siyasi partilerin katılımı ve alana yansıyan talepler niteliği üzerine değerlendirmeler yapılacaktır.
Ancak bu değerlendirmeler yapılırken, altı çizilmesi gereken en önemli yönlerden birisi, Emek Platformu'nun bilim insanlarıyla birlikte oluşturduğu Emek Programı'nın 14 Nisan eylemine göre alana daha fazla yansımış olmasıydı. Deri-İş Sendikası Tuzla Şubesi, "Emek Porgramı için Genel Grev Genel Direniş", Yol-İş İstanbul 1 No'lu Şubeye üye işçiler "Emek Programıyla iktidara", Teksif Bakırköy Şubesi'ne üye işçiler, "İşte alternatif, işte program; Emek Programı", Öz Çelik-İş üyesi Parsat Piston işçileri, "Sermaye programına karşı Emek Programı" yazılı pankartlar taşıdılar.
İstanbul'daki eyleme katılan sendikalar içinde kitleselliği ile dikkati çeken Belediye-İş, Genel-İş, Tezkop-İş, Kristal-İş ve Birleşik Metal'inde IMF programını protesto eden dövizler ve pankartlar taşıdıkları, Emek Programı'yla birleşen talepler yükselttikleri görülüyordu.
Türkiye'nin diğer illerdeki 1 Mayıs kutlamalarında da ortak yön IMF karşıtlığı ve Emek Programı etrafından birleşen bir niteliğin öne çıkmasıydı. Emek Programının emekçiler arasında yaygınlaşmaya ve bir iktidar seçeneği olanak öne çıkartılmaya başlandığının işaretleridir tüm bunlar.
DSP'nin önceki günkü kongresinde konuşması engellenen genel başkan adaylarından Pişkinsüt'ün konuşmasının içeriğinin IMF programının ve onu uygulayan hükümetin eleştirisini içerdiği düşünüldüğünde, IMF programı ile Emek Programı arasındaki bölünmenin doğrudan ve dolaylı etkilerinin siyasi arenaya düne göre daha fazla yansımaya başladığı görülecektir.
Başka birçok açıdan değerlendirilebilecek olan dünkü 1 Mayıs gösterilerinden çıkarılabilecek en önemli sonuçlardan birisi, iki program arasındaki mücadelenin önümüzdeki dönem daha da boyutlanarak süreceğidir. Bugün yüz binlerce işçi ve emekçinin "Benim iktidar seçeneğim" olarak benimseyip güçlendirmeye başladığı bir program, IMF'cilerin cephesine karşı oluşturulacak en önemli barikattır. Bu program milyonlarca emekçi tarafından benimsendiğinde ise, "IMF'siz Türkiye" hedef olmaktan gerçeği dönüşecektir. 1 Mayıs alanındaki kadın erkek on binlerce işçinin kollarında taşınan pankartlarda bu gerçeğin işaretleri vardı.
www.evrensel.net