21 kişi ölüm sınırında

Ölüm oruçları bugün 193. güne ulaşırken, Numune Hastanesi'nde 34, Ankara Hastanesi'nde ise 20 tutuklu ve hükümlüyle görüşen Ankara Tabip Odası üyesi doktorlar, 'toplu ölüm' uyarısında bulundular.

21 kişi ölüm sınırında
Ankara Tabip Odası (ATO) üyesi doktorlar, ölüm orucundaki tutuklular için kaybedilecek her dakikanın hekimlik başarı şansını azalttığını belirterek, "Biz hekimler, gözlerimizin önünde gerçekleşen bu yok oluşu çaresizlik içinde seyretmek istemiyoruz. Sorunun çözümü siyasidir" dediler.
ATO tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, doktorların hastanelerde bulunan ölüm orucundaki tutukluları önceki gün muayene ettiği ve muayenede karşılaşılan bulguların tehlikeli boyutlarda olduğu bildirildi. Numune Hastanesi'nde 8'i yoğun bakımda 34, Ankara Hastanesi'nde de 20 tutuklu ile görüşülerek, kabul edenlerin muayenesinin yapıldığının kaydedildiği açıklamada, ölüm orucuna devam eden 21 tutuklunun önemli bir kısmının yatağa bağımlı hale geldiği ve tümünde ileri derecede kilo ve cilt altı yağ dokusu kaybı bulguları ile aşırı halsizlik, dengesizlik, el ve ayaklarda uyuşma, işitme bozukluğu saptandığı ifade edildi.
B-1 vitamini mutlaka alınmalı
Açıklamada, bilinci kapandıktan sonra tedaviye başlanan tutukluların bir kısmında halen ciddi tıbbi sorunların yaşandığı belirtilerek, uzun süreli açlığın metabolizma, hematolojik, immün ve kardiak sistemler üzerinde yarattığı ciddi sonuçların yanı sıra bazı tutuklularda Wernicke-Korsakoff sendromuna ait bulgulara rastlandığı bildirildi. Açıklamada, bir kez daha ölüm orucunu sürdüren tutuklular tarafından B1 vitaminin alınması için çağrı yapıldığı vurgulandı. Açıklamada, "Ölüm orucuna devam eden tutuklu ve hükümlülerin tümü 190'ıncı günlerine yaklaşan uzamış açlık nedeni ile her an ölüm tehlikesi ile karşı karşıyadır. Tedavisi süren tutukluların bir kısmı da halen bu tehlikeyi atlatabilmiş değildir. Bugün itibarı ile ölüm orucuna devam eden tutuklular için tedavi ile halen başarı şansı bulunmaktadır. Ancak geçen her dakika bu başarı şansını azaltmaktadır" denildi.
Duyarlılık çağrısı
Açıklamada, ölüm oruçlarındaki sorunun siyasi olduğu vurgulanarak, çözümü, her geçen gün başarı şansı giderek azalan hekimlik uygulamalarına havale eden anlayışın tehlikeli boyutlara ulaştığının altı çizildi. Adalet Bakanlığı'nın "Terörle Mücadele Yasası"nın 16'ıncı maddesinde değişiklik öngören tasarısının ölüm oruçlarını bitirmediğine dikkat çekilen açıklamada, "Biz hekimler, gözlerimizin önünde gerçekleşen bu yok oluşu çaresizlik içinde seyretmek istemiyoruz. Gerçek çözüm önerilerinin üretilmesi ve ölümlerin durdurulması için konunun tüm taraflarını duyarlı olmaya çağırıyoruz" denildi.
Türkiye Psikiyatri Derneği Merkez Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada da, Adalet Bakanlığı, ölüm oruçlarında çözüm üretmek üzere göreve çağrılarak, "Ölüm orucu sürecinde gelinen noktada bir yanda ölüm sınırına dayanmış insanlar, öbür yarıda görevi temel insan hak ve özgürlüklerini korumak olan ülke yöneticilerinin uzlaşmaz bir noktada kilitlenmiş olmasından acı duyuyoruz. Yetkililer bir an önce çözüm üretsin" denildi.
www.evrensel.net