Novartis kendini savundu ama...

Novartis kendini savundu ama...

Novartis'in İzmir'deki fabrikasında 1990 yılından 1997 yılları arasında miadı dolmuş ilaçların etiketlerini değiştirdiğine ilişkin haberimiz üzerine şirket müdürleri gazetemize; konunun daha önce incelendiği ve bir "usulsüzlüğe rastlanmadığına" ilişkin raporları gönderdi.

Novartis kendini savundu ama...
Bahadır Özgür / Emine Uyar
Novartis'in İzmir'deki fabrikasında 1990 yılından 1997 yılları arasında miadı dolmuş ilaçların etiketlerini değiştirdiğine ilişkin haberimiz üzerine şirket müdürleri gazetemize; konunun daha önce incelendiği ve bir "usulsüzlüğe rastlanmadığına" ilişkin raporları gönderdi.
Novartis yetkililerinin gönderdiği belgelerde şirketin "miadı dolmuş ilaçları" bulundurmadığı, "etiketlerin değiştirilmediği" belirtiliyor. Bu belgelerin altında Tarım Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü'nün imzası bulunuyor.
Ayrıca şirketin depolarından alınan ilaçların teknik analizlerinin de yapıldığı ve analizlerin sonucunda ilaçlarda bir bozulma olmadığının tespit edildiği belirtiliyor.
18 Ağustos 2000 tarihli Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü'nün resmi raporunda fabrikadan örneklerin alındığı; etiket ve ambalaj durumlarının incelendiği, bozukluğu ve sahteciliği şüphelendirecek bir anormalliğin görülmedeği belirtiliyor. Ancak raporda bir cümle dikkati çekiyor:
"Zirai mücadale ilaçlarının kontrol esasları, örneklerin nasıl alınacağı ve analizlerinin nasıl yapılacağı gibi hususlar ilgili yasa ve buna göre çıkarılan mevzuatla belli olduğundan; her grup örneğin de ilgili mevzuat bakımından sahteciliği ve bozukluğu düşündürecek durumları olmadığı, ambalaj ve etiket olarak aranan şartlara haiz olduğu, bu bakımdan analizlerine gerek olmadığı..."
Rapordaki bu cümleden de anlaşıldığı gibi İzmir İl Müdürlüğü örnekleri alıp sadece üzerindeki etiketlere ve ambalajlarına bakmış. Nitekim bu cümlenin hemen altında, "...Esasen İl Müdürlüğümüzün bu ilaçları analiz edecek teknolojiye ve imkana sahip labaratuvarı olmadığı, diğer taraftan, analizlerin milyarlarca lira gibi çok yüksek harcamalar gerektirdiği değerlendirilmiştir" deniliyor. Raporun bu cümlesinden ilaçların bileşimleri konusunda hiç bir teknik analizin yapılmadığı sadece ilaç kutularındaki etiketlerin ve ambalajların kontrol edildiği ortaya çıkıyor.
Diğer yandan Novartis yetkililerinin gönderdiği belgelerin tamamı 2000 yılına ait. Oysa gazetemizde çıkan haberde şirketin 1999 ve 2000 yılına ait bir usulsüzlüğünden bahsedilmiyor. Etiket usulsüzlüğünün 1991-1997 yılları arasında olduğu belirtiliyor. Üstelik etiket değiştirilmesi işleminin İzmir'in Torbalı ilçesine bağlı Pancar Beldesi'ndeki depoda yaptırıldığı, bu deponun fiziki şartlarının yanıcı ve zehirli madde içeren ilaçların dolumu için uygun olmadığının tespit edildiği vurgulanıyor.
Bu etiketleme işinde çalıştırılan kadın işçilerin hangi tarihlerde çalıştırıldığı, ilaçların irsaliye numaraları ile birlikte mevcut. Usulsüz ilaçlar da 1991-1997 yılları arasında satılmış. Ancak Novartis yetkililerinin getirdiği raporlar 1999-2000 yılına ait.
Diğer yandan haberimizde bu usulsüzlüğün tespit edilmesinin ancak gümrük kayıtları ile fabrika kayıtlarının karşılaştırılması sonucu ortaya çıkabileceği, çünkü ithal ilaçların varillerle geldiği ve üzerlerinde imal ve son kullanma tarihlerinin bulunduğu; şirketin bunları Pancar'daki depoda küçük ambalajlara doldurduğu savunuluyor. Nitekim gümrük kayıtları ile ilaçların piyasaya sürüldüğü tarihler arasında büyük uyumsuzluklar göze çarpıyor.
YARIN: Kimyevi atıklara ne oldu? src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön
www.evrensel.net