Mayaları bozuk!

Mayaları bozuk!

100 bin lira verip ekmek alamayanların tanığı fırın işçileri, ekmek işçiliğindeki yılların ustalığı ile reçeteleri IMF'den alan hükümete "mayası bozuk" teşhisi koyuyor. 1 Mayıs'a katılacaklarını da söyleyen fırın işçileri, "Çalışanların sorunlarının çözümü Emek Programı'nda" diyorlar.

Mayaları bozuk!
Sinan Araman
Ekonomik krizin yoksullaştırdığı insanlar, en temel gıda maddesini, ekmeği almakta bile güçlük çekiyor. Fırınlarda ekmek üreten işçiler de, bu yoksulluğun en yakın tanığı. Adana'daki fırınlarda çalışan ekmek işçileri hep aynı şeyi söylüyor; "Bizi bir kuru ekmeğe muhtaç eden IMF ve IMF politikalarını uygulayan hükümetlerdir".
Gece yarısı ziyaret ettğimiz fırında çalışmakta olan Ahmet Çeri, ekmek üretiminin büyük oranda düştüğünü anlatıyor. "Bazen bir ekmeğin parasını çıkıştırmayan vatandaşla karşılaşıyoruz" diyen Çeri, 35 yıllık fırın işçisi ve 2 çocuk babası.
Günde 12 saat
Krizle birlikte zor günler yaşadıklarını anlatan Çeri, "Bu fırında krizden önce 16 kişiydik. Şimdi 8 kişi kaldık. 8 kişi 16 kişinin işini yapmak durumundayız. Adamın (patronu kastederek) gırtlağına sarılacaksın; 'istersen git' diyor. Dışarıda yüzlerce işsiz var zaten" diyor.
Sabah saat altıdan akşam sekize kadar bir ekip, akşam sekizden sabah altıya kadar da başka bir ekip şeklinde, iki vardiya çalıştıklarını anlatan Ahmet Çeri, üye olduğu sendikayı da eleştiriyor. Adana'da ekmek üreten yaklaşık 500 yerde 5 bine yakın kişinin çalıştığını söyleyen Çeri, sendikanın sadece 90 işyerinde örgütlü olduğunu ve belediye çalışanlarıyla birlikte bin üyesinin bulunduğunu aktarıyor.
Kemer sıka sıka...
Sendikanın gelişmek yerine giderek üye kaybettiğini de ifade eden Çeri, "Yöneticiler, aidatlarımızı ayda bir işverenden almaya gelirken bile, bir yanımıza uğrayıp halimizi sormuyor" diyor ve ekliyor; "Sendika adamakıllı çalışıp, işçilere yanaşırsa çok işyeri örgütlenebilir".
Krizin fırın sahiplerini de vurduğunu dile getiren Ahmet Çeri, hükümete çatarak "Herkes perişan. Kemer sıka sıka bir hal olduk. Kemeri daha ne kadar sıkacağız. Milletvekilleri iki, üç milyar alırken biz iki, üç yüz milyon alamıyoruz. Verginin çoğunu da biz ödüyoruz. Böyle bir ülkede ekonomi düzelir mi?" diye soruyor.
14 Nisan'dan 1 Mayıs'a
14 Nisan Mitingi'ne katılmaları için sendikalarından herhangi bir çağrı gelmemesine rağmen; mahalleden 15-20 kişiyi toplayıp mitinge getirdiğini anlatan Ahmet Çeri, kahvedeki arkadaşlarına "Kahvede boş boş oturacağınıza, sokakta boş boş gezeceğinize mitinge katılında bari bir bilgi sahibi olun" dediğini anlatıyor. Ahmet Çeri, 1 Mayıs'a da aynı şekilde katılacaklarını söylüyor.
Aynı fırında çalışan Fevzi Ceynak ise günde 12 saat çalıştıklarını, evi sadece otel gibi kullandıklarını ve haberleri dahi izleyemediklerini anlatıyor.
Ekmek de alınamıyorsa...
"Yüz bin lira bulup da ekmek alamayanlar varsa, bu ülkenin hali ne olur artık?" diye soran Fevzi Ceynak, 15 yıldır fırın işçisi. Mesleğin zorluklarını anlatırken, bir işyerinde uzun süre çalışmanın ve dolayısıyla örgütlenmenin zorluğuna dikkat çekiyor. Bir de, Çukurova'nın kavurucu sıcağında yazın fırınlarda çalışmanın güçlüğüne...
Çözüm Emek Programı'nda
Yıllardır fırın emekçiliği yaptığını belirten Mustafa Tanyeli de, çalışma koşullarının ağırlığına dikkat çektikten sonra, sözü IMF politikalarına getiriyor. Bu politikaların başarı şansı olmadığını vurgulayan Tanyeli, "Hükümet reçetelerini IMF'den aldığı için; bu programları uygulayan hükümetlerin mayası bozuk" diye konuşuyor. Artık emekçilerin de bir programı olduğunu söyleyen Tanyeli, Emek Platformu'nun hazırladığı programın fırın işçileri dahil bütün çalışan kesimlerin sorunlarına çözüm olabileceğini düşünüyor.
Mustafa Usta, bu nedenle örgütlü örgütsüz bütün işçileri ve emekçileri Emek Programı'na sahip çıkmaya çağırıyor.
www.evrensel.net