Taşeron belediye yasası

Taşeron belediye yasası

Yerel yönetimler yasa tasarısı TBMM gündeminde. Ancak konunun uzmanı bilim adamları tasarının belediye hizmetlerini tamamen özelleştiren ve yerel yönetimleri global sermayeye açan liberal bir içeriğe sahip olduğu konusunda hemfikir.

Taşeron belediye yasası
Yerel yönetimler yasa tasarısı Bakanlar Kurulu'nda kabul edilip, TBMM gündemine geldi. Ancak, üzerinde sürekli değişiklikler yapıldıktan sonra Meclis'e gelen tasarıyla ilgili tartışmalar bitmek bilmiyor. İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi önceki gün düzenlediği panelde konunun uzmanlarıyla yasa tasarısını tartıştı. Panelde konuşan yerel yönetimler konusunda uzman bilim adamları ve yöneticilerin ortak görüşü, yasa tasarısının bu haliyle yerel yönetimlerle ilgili sorunları çözmekten uzak olduğu. Panelin konuşmacılarından, aynı zamanda tasarıyı hazırlayan komisyon üyelerinden İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdür Yardımcısı Kayhan Kavas, şu anda Meclis'te bulunan tasarının yerel yönetimlerde bir reform yaratacağını iddia etti. Kavas, tasarıda bulunan; "Makro düzeyde il gelişim planı hazırlanması. Tüm belediyeler için imar planı hazırlama zorunluluğu getirme. Kaçak ve ruhsatsız yapı yapanlara göz yuman yerel yöneticilere hürriyeti bağlayıcı ceza" maddelerinin neden tasarıdan çıkarıldığına ilişkin soruları yanıtlamakta zorlandı. Dinleyicilerden gelen ısrarlı sorular üzerine, "İmar Kanunu'nda bununla ilgili düzenlemeleri yapacağız" cevabını veren Kavas, 70 maddelik tasarıyı özetleyen konuşmasının sonunda, tasarının yerel yönetimlerde bir reform yaratacağını iddia etti. Panelde söz alan İçişleri Bakanlığı Merkez Valisi Recep Yazıcıoğlu ise, gelişmiş ülkelerde rasyonel ve kamu çıkarlarını birincil önemde gözeten bir yerel yönetim anlayışının bulunduğunu anlatarak, yeni yasa tasarısıyla ilgili olarak "Bu reform değil, kanunlarda talidat gibi bir şey" ifadesinde bulundu.
Tasarı özelleştirmeci
Türkiye ve Ortadoğu Amme İdare Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Birgül Ayman Güler ise, konuşmasında, tasarının özelleştirmeci olduğunu ifade etti. Tasarıyla verdiği tüm hizmetleri ihalecilik sistemine oturtmuş bir belediyeciliğin geldiğini kaydeden Güler, kanunun özellikle dar gelirli kesimlere kamu hizmetlerini genişleten değil, daraltan bir içerik taşıdığını da belirtti. Tasarıdaki "Belediye meclis üyelerinin aylığa bağlanacağı" hükmünün de son derece yanlış olduğunu ifade eden Güler, bunun profesyonel meclis üyesi yaratacağını aktararak "İşimde çalışırken, çocuğuma bakarken kentin yönetiminde söz sahibi olmak, dünyadaki yerel yönetimin felsefesi bu" diye konuştu.
Güler'in tasarıda dikkat çektiği bir başka tehlike ise, tasarının Türkiyeyi küresel politikalara bağlayıcı bir içerik taşımasıydı. Şu anda bile küresel boyuttaki şirketlerin Anadolu'daki yerel yöneticilerle önemli iş anlaşmaları yapmaya çalıştıklarını belirten Güler, "Bu şirketler 'Global düşün, yerel davran' işte tam bunu yapıyorlar" dedi. Tasarının küreselleşmeyi kolaylaştıran bir yerelleşmeyi öngürdüğünü belirten Güler, buna karşı çok dikkatli olunması gerektiğini belirterek "Bu bir karşı reform tasarısıdır" dedi.
Panelde söz alan Mimarlar Odası Genel Başkanı Oktay Ekinci, bekledikleri gibi tasarının imarla ilgili bölümlerinin siyasi süreçlerde ayıklandığını kaydederek "Bayındırlık ve İskân Bakanlığı güya bu çıkan maddeleri daha da doğru bir şekilde içine yerleştirdiği bir imar ve şehirleşme yasasını hazırlıyor" dedi.
Siyasi erkin, söz konusu yasayla yerel yönetimlerin en önemli sorunlarından biri olan imara çeki düzen veremeyeceğini belirten Ekinci, sözlerine şöyle devam etti: "Çünkü bu ülkenin ekonomisi arsa ve arazi rantına dayanmaktadır. Ülkeyi yöneten siyasetçilerin, belediyeleri yönetenlerin, bütün politikacıların temel ekonomik kaynağı arsa ve arazi yağmasıdır."
Yerel yönetimlerin iyileştirilmesinde örgütlenmiş toplum dinamiklerinin ve halkın katılımının temel önemde olduğuna dikkat çeken Ekinci "Yerel yönetimlerde biz karşı devrimi 1946'dan beri yaşıyoruz" diye konuştu.
www.evrensel.net