Sağlık Bakanlığı'nda rüşvet kıskacı

MHP'li kadrolaşma ve yolsuzluk iddialarıyla gündemden düşmeyen Sağlık Bakanlığı'nda büyüğünden küçüğüne tüm ihalelerde rüşvet döndüğü iddia edildi.

Sağlık Bakanlığı'nda rüşvet kıskacı
Özlem Albayrak
Sağlık Bakanlığı (SB)'nın MHP'li bürokratlarının MHP'li Sağlık Bakanı Osman Durmuş'u suçlayarak istifa etmesinin ardından Bakanlık'ta büyüğünden küçüğüne tüm ihalelerde rüşvet döndüğü iddia edildi.
Bakanlığın kalorifer tesisatı onarımını 1999 yılında alan Ülkü Alpaslan adlı bir müteahhit, rüşvet vermediği için iki yıldır hakettiği parayı alamadığını öne sürdü. Alpaslan, rüşvet vermediği için parasını vermediklerini savunurken, SB Mali ve İdari İşler Daire Başkan Yardımcısı Hüseyin Okursoy, Alpaslan'ın iddialarını redderek, para vermeme diye birşeyin söz konusu olmadığını, Alpaslan'ın hakettiğinden fazlasını almak için uğraştığını savundu.
SB Ana Donatım ve İkmal Bölge Müdürlüğü'nün tadilat ihalesini 1999 yılında alan Alpaslan, üç ayda işini bitirmesine karşın iki yıldır toplam 50 milyarlık alacağının 21 milyar liralık kısmını Bakanlık'tan alamadığını belirtti.
Bakanlık'ta bütün ihalelerde büyük küçük denmeden rüşvet istendiğini ileri süren Alpaslan, istifa eden Müsteşar Haluk Tokuçoğlu, Müsteşar Yardımcısı Semih Yalçın'ı Bakanlık'taki rüşvet ve yolsuzluk düzeninden sorumlu tutarken, Ana Donatım ve İkmal Bölge Müdürü Hüseyin Köşker'in de kendisinden rüşvet istediğini savundu. "Bakanlık içindeki çıkar organizasyonunun" kim olursa olsun ödeme yapılmadan önce rüşvet istediğini iddia eden Alpaslan, Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporun da kendisini haklı gösterdiğini söyledi.
Teftiş raporu: 'Parayı ödeyin'
Trilyonların döndüğü bakanlık ihalelerinde toplam 50 milyar liralık tesisat onarımı işinin müfettişlerce incelenmesi dikkat çekerken, 20 Mart 2001 tarihli Teftiş Kurulu raporunda, "...fazladan yapılan imalatların sistemin çalışır hale getirilmesi zaruretinden kaynaklandığı, belirtilen hesap tarzı çerçevesinde firmaya ödeme yapılmasında bir sakınca bulunmadığı belirtilmiştir. Fazladan yapıldığı belirtilen imalatların bedelinin ödenmemesi halinde, yüklenici tarafından açılabilecek bir davanın.... Bakanlığımız aleyhine sonuçlanmasının kuvvetle muhtemel olduğu, bu durumda ise imalatların bedeli ile birlikte yasal gecikme faizini de hükmedebileceği göz önüne alınarak... fazladan yapıldığı belirtilen imalatların bedelinin ihtilafa bırakılmayarak gerekli işlemlerin ikmali ile sulhan ödenmesinin Hazine yararına olacağı kanaatına varılmıştır" denildi.
Raporun ardından İdari ve Mali İşler Daire Başkan Yardımcısı Hüseyin Okursoy, Alpaslan'a bir mektup yazarak, bilirkişi raporunda 29 milyar 937 milyon liralık imalat yapıldığının belirlendiğini belirterek, yapılan ödemeler düşüldükten sonra geri kalan kısmı alabileceğini bildirdi. Ancak, Alpaslan, Bakanlık'ın alacağını eksik vermek istediğini, sulhname de imzalayarak hakkını arama yollarını da kapatmak istediklerini belirterek, 9 milyar liralık ödemeyi kabul etmedi. Alpaslan, "Yalan söylüyorlar. Bunlar kirli adam. Ben mahkemeyle iş yapmamışım ki sulhname imzalamam gereksin. Kesin hesabı çıkmış bir iş müfettişlik olmaz. 1999'dan beri bu işin parasını niye ödemiyorlar? Bakan'ın emriyle 19 küsur milyar alabildim sadece. Rüşvet istediler vermedim. Hakkımı istediğimde beni rüşvet isteyenlerle anlaşmam için gönderdiler" dedi.
www.evrensel.net