Tecridin koşulsuz kalkması isteniyor

Tecridin koşulsuz kalkması isteniyor

Tutuklu ve hükümlü yakınları Ankara ve İzmir'de yaptıkları basın açıklamalarıyla ölüm oruçlarının sona erdirilmesi için yetkililerin ciddi bir adım atmamasını protesto etti.

Tecridin koşulsuz kalkması isteniyor
Tutuklu ve hükümlü yakınları Ankara ve İzmir'de yaptıkları basın açıklamalarıyla ölüm oruçlarının sona erdirilmesi için yetkililerin ciddi bir adım atmamasını protesto etti. Ankara'da yapılan basın toplantısında tecritin bir takım koşullara bağlanmadan kaldırılması gerektiği aktarıldı.
İHD üyeleri de dün Ankara Şube önünde, siyah bantlarla oturma eylemi yaparak Adalet Bakanlığı'nı kınadı. Ellerinde "Ölüyorlar insanlık adına utanıyoruz", "Tecrit ve izolasyon ölümdür" ve "Adalet ve İçişleri Bakanı istifa" yazılı dövizleri tutan İHD üyeleri 15 dakikalık oturma eylemi yaptı.
Eylemin ardından açıklama yapan İHD Ankara Şube Başkanı Lütfi Demirkapı, ölüm oruçlarında çözüm üretilinceye kadar her cumartesi oturma eylemi yapılacağını belirtti ve "Ölümleri seyretmek istemiyoruz.
Cezaevindeki tutukluların insan olduğunu hatırlatıyor, sorumluları insan olmaya çağırıyoruz" dedi. İzmir Hücre Karşıtı Platformu basın açıklaması ve oturma eylemi yaparak yeni ölümlerin yaşanmaması için yetkilileri tutuklularla görüşmeye çağırdı. Konak Sümerbank önünde yapılan basın açıklamasına "Yeni ölümlere, hücrelere, kişiliksizleştirmeye, işkenceye, gözaltında kayıplara hayır" pankartıyla katılan tutuklu yakınları, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileri ve geçtiğimiz hafta ölüm orucunda yaşamını yitiren Gürsel Akmaz'ın ailesi katıldı. Hücre Karşıtı Platform'dan Doktor Alp Ayan burada yaptığı konuşmada, ölüm oruçları ve açlık grevlerinin artık sözün bittiği noktada olduğunun altını çizerek, yetkilileri bir an önce grevcilerle görüşmeye ve sorunu insani temeller içinde çözmeye çağırdı.
Sorumluluk çağrısı
Tutuklu yakınları dün Ankara'da bulunan Türkiye ve Ortadoğu Forumu Vakfı'nda basın toplantısı yaparak Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün Terörle Mücadele Yasası'nın 16'ıncı maddesindeki değişikliğe ilişkin açıklamalarını eleştirdiler. Tutuklu yakını Metin Koca, sorunu çözmenin ve ölümleri engellemenin devletin sorumluğunda olduğunu belirterek, 16'ıncı madde ile ilgili yapılacak değişikliklerin tecriti ortadan kaldırmadığını ifade etti. Tutuklu yakınları Numune Hastanesi'nde yatan Mehmet Şahin, Sinan Gül ve Cafer Tayyar Bektaş'ın durumlarının ağır olduğunu bildirdiler.
'Kalanlar kurtarılmalı'
Büro Emekçileri Sendikası (BES) Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, devletin siyasi tutukluları yalnızlaştıran, tecrit eden antisosyal düzenlemelerden vazgeçmesi gerektği belirtilerek, "Sorunun çözümü için daha kaç insanın ölmesi gerekmektedir. Ölümler karşısında devletin kör inadını bırakıp diyalog zeminini geliştirmesi ve diğer tutukluların hayatını kurtarması, sorunla ilgili sivil toplum örgütleri ile birlikte hareket etmesi gerekmektedir" denildi.
Müzik-Sen Genel Başkanı Mehmet Çırıka ise yaptığı yazılı açıklamada, ölüm orucundaki tutukluların can güvenliğinden devletin sorumlu olduğunu belirterek, sorunun çözümüne yönelik insan onuruna yakışır adımlar atılmasını istedi.
www.evrensel.net