Kriz yayıncılığı yok ediyor

Ekonomik kriz zaten birçok sorunla boğuşan kültür yayıncılığını batma noktasına getirdi. Emeğiyle geçinen küçük ve orta büyüklükteki yayıncı yeni kitap basamaz durumda.

Kriz yayıncılığı yok ediyor
Koray Karaermiş
Kriz yıllardır birçok sorunla boğuşan yayıncılık sektörünü bitirme noktasına getirdi. Orta ölçekli yayıncılar ise masraflarını kısarak krizi en az zararla atlatmaya çalışıyorlar. Arkalarında büyük sermaye grupları olan az sayıdaki tekelci yayın gurubu ise krizi rahatlıkla atlatacak gibi görünüyor. Kitap satışlarındaki düşüş, kitap basım maliyetlerinin dolara endeksli olarak fırlaması küçük ve orta ölçekli yayıncıyı yeni kitap çıkaramaz hale getirdi. Gündemdeki bandrol yasası ise bu kara tabloya tüy dikiyor adeta.
Sektör batıyor
Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri ve Parantez Yayınları Genel Müdürü Metin Celal yayıncılık sektörünün 2001 yılını sürekli kriz içinde geçireceğini kaydediyor ve ekliyor "Biz daha kasım ayındaki krizi yaşıyoruz, şubat krizi henüz yayıncılık sektörünü etkilemedi. Şubat krizinin sonuçlarını ise üç - dört ay sonra alacağız" Parantez yayınları da tüm yayınevleri gibi bu krizden sağlam çıkmanın yollarını arıyor. Mevcut kitap satışlarındaki yüzde 50 düşüşün ötesinde tahsilatlarda büyük problemler yaşıyorlar. Celal Devletin yayıncılık sektörüne olan ilgisizliğine dikkat çekiyor ve anlatıyor; "Yayıncılıkla direkt ilgili olması gereken iki bakanlık; Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının yayıncılık sektörünün içine girdiği kriz hakkında hiçbir bilgisi ve ilgisi yok ve hiçbir çözüm önerisi de getirmiş değiller şimdiye kadar"
Mevcut ekonomik koşullar ve devletin tavrı yüzünden sektörün batmaya doğru gittiğini kaydeden Celal, bazı bankaların yayıncılığa yönelmesini "Daha evvel mevcut olan ve prestij kitapları çıkartan kuruluşlarını ticari hale getirdiler, yani kültür hizmeti olarak yaptıkları işi ticari yayıncılık haline getirdiler. Krizin onlara herhangi bir zarar verdiğini zannetmiyorum. Şu anda yayıncılık sektörüne de bir zarar verdiklerini zannetmiyorum ama her an bir tehlike oluşturabilirler. Çünkü çok büyük mali güçler var arkalarında" diyerek yorumluyor. Celal bandrol yasasınında siyasi iktidarın eline, yayınlama özgürlüğünü engellemek ve yazarı, yayıncıyı hapse atmak için verilmiş bir gerekçe olduğu görüşünde.
Haksız rekabet
Çınar Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Aydın Ilgaz tüm bu gelişmelerin kitap siparişlerinde tedirginlik yarattığını ve kitabevlerinin siparişlerini az miktarda tuttuğunu belirtiyor. Bandrol konusuna da değinen Ilgaz, yasa iyi niyetle çıkarılmış olsa da, yasayı niyetleri farklı insanların kullanabileceğini söylüyor. Yayıncılık piyasasında bir kitabı hem yayınlayan, hem dağıtımını yapan ve hem de kendi kitapçılarında satanlar yani her üçünü de bünyesinde toplayanlar güçlü durumda. Ama Ilgaz bu durumdan rahatsız; "Görünümde güzel bir şeymiş gibi görünmekle birlikte, bu iş mahalledeki bakkalın büyük hipermarketlerin karşısında yaşamaya çalışmasına benziyor. Bizim gibi sadece yayıncılık yapanların işi zor" diyor. Bankaların ticari yayıncılığa yönelmelerini "Haksız rekabet" olarak değerlendiren Ilgaz, serbest rekabetin anavatanı ABD'de bile "Anti Tiröst yasaları" olduğunu kaydediyor ve ekliyor; "Yani her isteyen öyle param var diye piyasaya giremez orada." Bizde "Param yettiği kadar" oluyor" Yayıncılık dünyasında şu anda en büyük pazar ders kitaplarında. Ancak ders kitapları furyasında yer almayı düşünmediğini belirten Ilgaz, Yayıncılar Birliğinin de ders kitabı basanları kültür yayıncılığı yapanlara göre daha fazla kolladığını söylüyor. Ilgaz bu anlamda da birliğin yayıncıların tümünü temsil eden bir örgüt olduğuna inanmıyor. Türk yayın dünyasını aşureye benzeten Ilgaz, "Bu piyasada her türlü insan var" diyor.

SÜRECEK
www.evrensel.net