'Küçük öykücü'nün atom çekirdekleri!

Kendini "küçük öykücü" olarak tanımlayan Adnan Özyalçıner'in, "küçük insan"ların dünyalarını anlattığı öyküleri Evrensel Basım Yayın tarafından "Toplu Öyküler" adıyla 4 cilt olarak yayınlandı.

'Küçük öykücü'nün atom çekirdekleri!
Adnan Özyalçıner'in ilk öykü kitabı "Panayır"ın yayınlanmasının üzerinden 41 yıl geçti. Kendini "küçük öykücü" olarak tanımlayan toplumcu edebiyatın önemli isminin, "küçük insan"ların dünyalarını ve yaşamın temel çelişmelerinin bu dünyadaki yansımalarını anlattığı öyküleri Evrensel Basım Yayın tarafından "Toplu Öyküler" adıyla 4 cilt olarak yayınlandı.
1960'da yayınladığı "Panayır" ile başlayıp, daha önce yayınlanmamış öykülerinin yer aldığı "Aradakiler"e kadar, yazarın 8 öykü kitabı bu dizide bir araraya getirildi. "Sur", "Gözleri Bağlı Adam", "Yağma", "Cambazlar Savaşı Yitirdi", Sağanak" ve "Alaycı Öyküler" dizide yer alan diğer kitaplar.
Yazarın 50 yıla yaklaşan yazarlık sürecini anlatan "Öykücülüğümüzün 45 Yıllık Çınarı: Adnan Özyalçıner" adlı kitap da, yine Evrensel Basım Yayın tarafından yayınlanmıştı.
Tükenmeyen panayır!
27 Mayıs darbesinin hemen sonrasında, dağıtımı elden ele yapılan ilk öykü kitabı Panayır'a, hâlâ eski kitap satan sokak satıcılarında rastladığını ve satın aldığını söyleyen Özyalçıner, "Panayır'ın sürdüğünü yalnız ben biliyorum" diyor. "Toplu Öyküler"in de ilk kitabı olan Panayır, dizinin birinci cildini 1963 yılında yazdığı ve 1964 Sait Faik Hikaye Armağanı'nı aldığı "Sur" adlı kitabı ile paylaşıyor. İkinci cilt ise, 1978 Sait Faik Hikaye Armağanı'na layık görülen "Gözleri Bağlı Adam" ile 1972 Türk Dil Kurum Hikaye Ödülü'nü alan "Yağma". 1971 yılında yayınlanan "Yağma"da "bir şehrin öyküsünü", yağmalanan İstanbul'u anlatıyor Özyalçıner.
"Toplu Öyküler" dizisinin üçüncü kitabı ise 1991 Haldun Taner Öykü Ödülü'nü alan "Cambazlar Savaşı Yitirdi" ve 1993 yılında yayınladığı "Sağanak (Yıkım Günleri)". Dizinin son kitabı ise 1991 yılında yayınlanan "Alaycı Öyküler" adlı kitabının yanısıra, daha önce yayınlanmamış üç öyküden oluşan "Aradakiler" adlı kitabı da içeriyor. Adnan Özyalçıner'in 8. öykü kitabı olan "Aradakiler"deki öyküler, sırasıyla 1950'li yılların sonu, 1970'ler ve 1990'lı yıllardan birer kesit. Bu üç öykü, değişik dönemlerden tarihi kesitleri anlattığı kadar; Adnan Özyalçıner'in biçim ve içerik açısından gelişme çizgisinin de göstergesi.
Olaydan öze...
Aydın Çubukçu, "Toplu Öyküler" dizisi için yazdığı yazıda, Adnan Özyalçıner'in öykücülüğünü şu sözlerle anlatıyor: "Adnan Özyalçıner'in öyküleri, hemen hemen tümüyle bir olay üzerine kurulmuştur. Ama Özyalçıner, hiçbir öyküsünde olayı anlatmakla kalmaz, çünkü olay sadece bir kabuktur. Olup biteni, insanları ve eşyaları, ilişkileri ve değişimi toparlayan, çerçeveleyen, onların birlikte oluşlarının açıklanmasın içeren bir biçimdir. Her olay, daha derindeki bir gerçeği açığa çıkarmak için kendisinden hareket edilecek bir başlangıç noktasıdır. Oradan öze gidilir. Özyalçıner'in bulduğu özde ise, çoğunlukla bir yabancılaşmanın açılımı vardır".
'Küçük öykücü'nün 'küçük insanlar'ı...
Adnan Özyalçıner, 1978 Sait Faik Hikaye Armağanı ödül töreninde yaptığı konuşmada, "Yoksulluğu alınyazısı gibi taşıyan insanları yazdım öykülerimde. Önceleri alınyazısı sanmıştım bu yoksulluğu. Yanıldığımı anladım sonra. Bu yoksulluğa neden olan birilerinin, bir şeylerin olduğunu gördüm" diyor.
Bu yaklaşım, öykülerinde tuttuğu tarafın da göstergesi. Yaşamın çelişkilerini emeğin gözünden yorumlarken, en umutsuz, en karamsar olaylarda dahi emekçilerin geleceğine ilişkin iyimser bir hava yansıtıyor Özyalçıner.
Emeğin yanında saf tutmuş toplumcu bir yazarın kalemiyle, Türkiye'nin 1950'lerden 2000'lere ulaşan toplumsal tarihine "küçük insan"ların dünyasından toplu bir bakış Adnan Özyalçıner'in "Toplu Öyküler"i.
Bir başka deyişle, "Küçük Öykücü"nün, kitap sırtında "atom çekirdeği"ne benzetilen öykülerinden oluşan büyük külliyatı...
www.evrensel.net