Kuzuların sesi kısılmış

On yıl öncesinin oscarlarını silip süpüren "Kuzuların Sessizliği" filminin devamı olarak çekilen "Hannibal", ilkini aratıyor. Bunun nedeni ise, gerilim unsurunun ilkindeki kadar başarılı kurgulanamayışı.

Kuzuların sesi kısılmış
Şenay Aydemir
90'lı yılların başında sinemada adından çok söz ettiren "Kuzuların Sessizliği"nin devam filmi "Hannibal", ilk film kadar etkili olmasa da, oyuncularının kalitesiyle ortalamanın üzerine çıkmayı başarıyor.
İlk filmde Jodie Foster tarafından canlandırılan 'acemi' FBI ajanı Clarice Starling'i yeni filmde Julianne Moore canlandırırken; insanları yemekten zevk alan doktor Hannibal Lecter'ı yine Anthony Hopkins canlandırıyor. Yeni filmin yönetmeni ise, "Gladyatör" filmiyle Oscar kazanan Ridley Scott.
On yıl sonra yeniden
Doctor Lecter'in ortadan kaybolmasının üzerinden on yıl geçmiştir. Clarice Starling, artık on yıllık deneyimli bir FBI ajanıdır ve işini iyi yapmaktadır. Lecter'de FBI'ın arananlar listesindeki ilk ondan çıkartılmış ve unutulmaya bırakılmıştır. Bu arada Hannibal Lecter'ın hayatta kalan tek kurbanı Mason Verger (Gary Oldman) ise Hannibal'a yaptıklarını ödetmek istemektedir. Bu emeline ulaşmak için, Starling'e bir önceki görevinden dolayı ceza vermeye hazırlanan memur Paul Krendler'ı kullanacak ve Hannibal'ı yeniden F.B.I.'ın en çok aranılan 10 kişi listesine sokacaktır.
Hannibal ise Floransa'da bir kütüphanenin müdürlüğünü yapmaktadır. Ancak beklenmedik gelişmeler onu yeniden Amerika'ya dönmek zorunda bırakır.
İlkinden zayıf
"Hannibal" ilk film "Kuzuların Sessizliği"nin yarattığı gerilimi yakalamaktan uzak kalıyor. Bunun nedenleri ise ortada 'gizli' birşeyin kalmamasında yatıyor. Varılması gereken bir hedef - örneğin yakalanacak bir katil - olmayınca, film boyunca göz önünde olan oyuncuların yaratacağı gerilimde azalıyor. "Hannibal" bu bakımdan bir gerilim filmi olmaktan çok kan görmekten korkanlar için "korku" filmi özellikleri taşıyor. Senaryo'da ilk film gözönüne alındığında zayıf kalıyor. Ancak bu bahsedilenler kuşkusuz, oldukça başarılı olan bir ilk filmin ardından çekilen ikinci filmin ilkiyle kıyaslandığında söylenenler.
Oyunculuklar göz dolduruyor
Ancak "Hannibal"ın bağımsız bir sinema filmi olarak iyi bir film olduğu söylenebilir. Yönetmen Scott'un mekânları seçmede ve kullanmadaki başarısı gözlerden kaçmıyor.
"Hannibal" oyunculukları ve yönetimiyle ortalama bir Hollywood filminin üzerine çıkmayı başarıyor. Özellikle Anthony Hopkins ilk filmde olduğu gibi Hannibal Lecter karakterinde etkileyici ve usta bir oyunculuk gösteriyor. Moore belkide kendisinden beklenmeyecek bir şekilde Hopkins'in altında kalmamayı başarıyor. Ve yüzü tanınmayacak bir hale getirilen Gary Oldman da filmin diğer önemli kozu.
"Hannibal", "Kuzuların Sessizliği"nin başarısının gölgesinde kalsa da, korku-gerilim türünden hoşlananlar ve kan görmeye dayanabilenler için ilgi çekici.
www.evrensel.net