Öfke saptırması

Öfke saptırması

Milyonlarca doları kriz vurguncularına kaptıran hükümetin kamudaki araçları sanki büyük bir kaynakmış gibi sunmaya çalışması, sokaktaki öfkenin hedefini değiştirmeyi amaçlıyor.

Öfke saptırması
Milyonlarca kişi alanlarda krizin faturasının rantiyeden, zenginden çıkartılmasını isterken; hükümet tasarruf adına "komik" paketler açıklıyor. Milyonlarca doları kriz vurguncularına kaptıran, bunlardan tek kuruş vergi almayan, batık bankalara milyarlarca dolar harcayan ve hâlâ da borçlanarak batıkların açığını kapatmaya çalışan hükümet, kamudaki araçları sanki büyük bir kaynakmış gibi sunmaya çalışıyor. Özelleştirmeyle kamunun kaynaklarını talan ettiren hükümet, iç ve dış borçları rantiyenin kasalarına aktarırken; öfkeli halka hedef olarak makam otolarını gösteriyor.
Hükümetin krizden çıkış adına yayınladığı kamu araçlarının satışına ilişkin genelge, krizin kaymağını yiyenler ve krizin asıl sorumluları tarafından "krize önlemde ilk adım" diyerek yutturulmaya çalışılıyor. Hükümetin bu komik paketine alkış tutanların başında ise bankaları soyanlar geliyor. Nitekim dün Etibank'ın içini boşaltan Dinç Bilgin'in gazetesi Sabah "tasarruf genelgesini"ni, "İlk ciddi adım" olarak değerlendirmiş. Sabah, 25 bin aracın satılması ile önemli bir kaynak elde edilebileceğini iddia ederken, Etibank'ın devletin kasasından çaldığı 112.4 trilyon liradan hiç bahsetmiyor. Bu da hükümetin krizden çıkış adına ortaya attığı paketin aslında emekçi kesimlere yönelik yeni bir saldırı politikası olduğunu gösteriyor.
Kamunun elinde büyük bir kaynak varmış gibi açıklamalar yapan hükümet, böylece sokağa çıkanların öfkesini saptırmaya çalışıyor.
Oysa sokaklara çıkan halk, krizden çıkış için kaynağın, batık bankaların sahiplerinin malvarlıklarına el konularak, krizden vurgun vuran rantiyeden ve zenginlerden vergi alınarak oluşturulmasını istiyor.
Nitekim batık bankaların devlete yükünün 25 milyar dolara yaklaştığı belirtiliyor. Bu bankaların sadece reklam gelirleri 7.8 trilyon lira. Ayrıca hükümet IMF'den beklediği yaklaşık 12 milyar dolar, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF)'nun bünyesinde bulunan el konulan bankaların tahsil edilemeyen toplam kredi tutarı kadar.
Diğer yandan hükümet kriz zamanı devalüasyon ile büyük paralar kazanan rantiyeye de hiç dokunmuyor. Rant gelirlerinden faiz almayı 2002 yılına kadar erteleyen hükümet esnafa "kelle vergisi" getirmişti. Şimdi esnaflar hem kendilerine getirilen haksız verginin kaldırılmasını hem de kriz vurguncularından vergi alınmasını istiyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön
www.evrensel.net