Sefalet politikalarına geçit yok

Sefalet politikalarına geçit yok

Komşumuz Yunanistan'da da sokaklar ısınmaya başladı. Simitis hükümeti sosyal güvenlik sistemini hedef alınca öfke yeniden sokaklara taştı.

Sefalet politikalarına geçit yok
Seyit Aldoğan
Avrupa Birliği patentli sefalet politikaları, Yunanistan'da işçi ve emekçi barikatına çarpıyor. Yunanlı işçi ve emekçiler, sosyal güvenlik sisteminin tasfiyesine yönelik adımlara karşı önceki gün yine alanlardaydı. Mücadeleci İşçiler Cephesi (PAME) tarafından düzenlenen eylemlere, büyük şehirler ve birçok ilçede on binlerce emekçi katıldı. Çeşitli sendikalardan işçiler, alanlara çıkarak hak gasplarına geçit vermeyeceklerini haykırdılar. En kitlesel eylemler, başkent Atina ve Pire liman kentlerinde yapıldı.
İşçiler bakanlığı işgal etti
Başkentte işçi hareketliliği, sabah saat 5 sıralarında başladı. İşkolunda 24 saatlik ulusal grev ilan eden Yunanistan İnşaat İşçileri Federasyonu'na bağlı işçiler, bir araya geldikten sonra Çalışma Bakanlığı'na doğru ilerlediler. Burada hükümetin hiç beklemediği bir gelişme yaşandı ve yüzlerce işçi, bakanlığın kapısına dayandı. İçeride bulunan polis ve korumaları etkisiz hale getiren işçiler, bakanlık binasını işgal etti. Oldukça kalabalık olan işçi grubu, daha sonra binanın yarısını kaplayan bir pankart astı. Dev pankartta "Sosyal güvenlik sistemine yönelik saldırıların önünü kesiyoruz" yazılıydı. Görevlilerden anahtarları alarak tüm kapıları kapatan işçiler, sabah erken saatlerde megafonlarla halka çağrı yaparak, bakanlığın önüne gelinmesini istediler.
Megafonlarla çağrı
Sabah saat 6.30 civarında, polisler bakanlık binası önünde birikmeye başladı. İşçiler ise bu tablo karşısında "Mücadeleyle kazandık, elimizden alamayacaksınız" sloganları attılar.
İşçiler, megafonlarla halka yaptıkları açıklamalarda, "Bir parça ekmek için sadece işin yetmediğini" söylediler. Sosyal güvenlik haklarının tüm işçi sınıfını hedeflediğini ve işçilerin sokağa atıldığını, bu nedenle sosyal güvenlik kazanımlarının tümünün hayata geçirilmesi gerektiğini belirttiler. İlerleyen dakikalarda birçok sendika şubesi, kitle örgütü, gençlik örgütü ve partilerden dayanışma heyetleri ve mesajlar gelmeye başladı.
Kanun işçi hakkı demektir
Saat 11 sıralarında bir savcı, bakanlığa geldi, ama işçilerin itirazları nedeniyle binaya giremedi. İşçiler, bu sırada "Terör sökmeyecek, kanun işçi hakkı demektir" şeklinde slogan attılar.
Megafonlu açıklamalarına devam eden işçiler, sosyal güvenlik bütçesinden büyük oranda kesinti yapıldığını, 700 bin işçiyi barındıran sosyal sigorta kurumunun batırılma noktasına getirildiğini ve 600 bin işçinin işsiz olduğunun söyleyerek, bunun sorumlusunun işçiler değil hükümet ve tekelci sermayenin çıkarlarını gözeten Avrupa Birliği olduğunu belirttiler.
Tabutlar ve çelenkler
Bu arada, saat 10 sıralarında Kaniggos Meydanı'nda toplanan binlerce inşaat işçisi ve diğer sendikalardan işçiler, destek için bakanlığa yürümeye başladılar. İşçilerin iki tabut taşıdıkları, tabutlardan birinin üzerinde "Hükümet Terörü", diğerinde de "Hükümet" yazılı olduğu görüldü. Tabutlarla beraber dört çelenk de dikkat çekti. Çelenklerin üzerinde "Amerikalı Dostları", "Avrupa Birliği", "NATO" ve "Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu yönetimi" yazılıydı. İşçiler bakanlık önünde tabut ve çelenkleri yaktılar.
Yürüyüş kolu boyunca halkın büyük sevgi gösterilerinde bulunduğu görüldü.
Bakanlık sekreterine cevap
Akşam saat 5 sıralarında işçiler, gruplar halinde bakanlık binasından çıkmaya başladı. Ancak polis, işçilere saldırı hazırlıklarına başladı. İşçiler, işgalcilerin gözaltına alınmasını, bakanlık önünde zincir oluşturarak engellediler.
İnşaat İşçileri Federasyonu Başkanı, bakanlığın anahtarlarını bakanlık sekreterine verirken, sekreter "Başbakanın bu olayı yasadışı gördüğünü ve bu doğrultuda açıklamalar yaptığını" söyledi. Federasyon başkanının cevabı şöyle oldu: "Yasallık fabrikaları kapatmak ve sanayicileri her gün daha da palazlandırmak değildir. Yasallık, çocuklarımızı işsiz bırakmak değildir. Yasallık, ülkemizi NATO uşağı yapmak değildir. Biz yasal derken işçi haklarını ve işçinin mücadelesini anlıyoruz."
Polisin defalarca saldırmaya çalışması karşısında kararlı bir tutum sergileyen işçiler, daha sonra güvenli bir biçimde dağıldılar. Sendika yöneticilerinin polis şeflerini "Saldırırsanız yeniden greve çıkarız" diyerek uyarması dikkat çekti. Bu uyarı üzerine polis, saldırıya cesaret edemedi.
Sendika yönetimi, bu eylemin sadece bir başlangıç olduğu açıklamasını yaptı.
Pire'de polisle çatışma
Ülkedeki ikinci büyük gösteri ise Pire'de yapıldı,. İşsizliığin yoğun olduğu bu bölgede PAME tarafından yapılan gösteri, Denizcilik Bankası'nın önünde düzenlendi. Burada toplanan binlerce işçi, "Sosyal güvenlik haklarını kanlarımızla kazandık" sloganları attılar. Bakanlık binasına aynı talepler doğrultusunda bir pankart asan ve duvarlara yazı yazan işçileri, toplum polisi engellemeye çalıştı. Polise tepki gösteren binlerce işçi ise, aniden saldırıya uğradı. İşçilerin üzerine bir anda yüzlerce gaz bombası atıldı ve daha sonra coplar devreye girdi. Sendika yöneticileri, megafonlarla panik olunmaması yönünde çağrılarda bulundular ve işçilerin dağılmamasını istediler. Kısa bir şaşkınlığın ardından bu çağrıya uyan işçiler, polisin üzerine yürüyerek pankartı indirtmedi.
İkinci saldırı ise öğleden sonra yaşandı. Saatlerce bakanlık binası önünde gösteri yapan işçiler, bakanlığı giriş-çıkışlara kapattılar ve polis yeniden saldırdı. Bu saldırıya daha hazırlıklı olan işçiler, kararlı bir biçimde direndiler. Yaşanan çatışma sonunda iki işçi yaralandı. İşçiler, yine de bakanlığın önünü terketmediler.
Başkentte buluştular
Pireli işçiler, eylemi bitirdikten sonra başkente doğru yola çıktılar. Akşam saat 5 sularında, Çalışma Bakanlığı binası önündeki işçilerle Pire'den gelen işçiler, Atina merkezinde bir araya geldiler. Buradan meclise doğru binlerce insanın katıldığı bir yürüyüş yapıldı.
Yürüyüş boyunca hükümet ve AB'ye karşı sloganlar atan binlerce emekçi, sosyal güvenlik sistemini yıktırmayacaklarını ilan etti. Gösteriye, mesaisi biten diğer emekçiler de yoğun olarak katıldı. Eyleme Yunanistan Komünist Partisi Genel Başkanı Aleka Papariga da katıldı.
Benzer eylemler Selanik Ovası'nın dört büyük şehri, Patra ve Trakya bölgesinde de düzenlendi. Selanik'teki işçiler sabah saatlerinde sosyal sigortalar binasını 2 saatliğine işgal etti.
Hükümetten oyalama taktiği
Yoğun sermaye saldırıları karşısında bıçağın kemiğe dayandığını gösteren işçi eylemleri karşısında hükümet, kırıntılarla oyalama taktiği izliyor. Ancak özellikle özelleştirme ve sosyal güvenliğin tasfiyesi girişimlerine karşı çok geniş bir kesim, işçilerle birlikte hareket etmek üzere. Hükümet, halkın birleşmesinin önüne geçebilmek için yeni arayışlara girmiş durumda. Başbakan Kostas Simitis, basına yaptığı son açıklamada, aylık geliri 60 bin drahmiden düşük olanlara yılda 200 bin drahmi, aylık geliri 90 binden az olanlara 120 bin drahmi yardım verileceğini açıkladı. Başbakan, sayıları 150 bini bulan Çingenelere de benzer maddi yardımlar yapılacağını ekledi. Başbakan'ın açıklamasına göre ayrıca çok çocuklu ailelere yapılan yardımlar artırılacak, kira yardımı uygulaması başlayacak ve ayrıca yeni çocuk yuvaları ile huzurevleri yapılarak, kültürel yatırımlara ağırlık verilecek. Simitis, tüm bunların, silahlanmaya ayrılan bütçeden kesilecek paradan karşılanacağı söyledi.
www.evrensel.net