Beyazevler'in kara günleri!

Adana'nın Seyhan ilçesine bağlı Beyazevler Mahallesi'nde göçle gelen insanların barındığı gecekondu evleri, konum ve görünüm açısından ilginç bir manzara oluşturuyor.

Beyazevler'in kara günleri!
Hülya Kavuk - Sinan Araman
Adana'nın Seyhan ilçesine bağlı Beyazevler Mahallesi'nde göçle gelen insanların barındığı gecekondu evleri, konum ve görünüm açısından ilginç bir manzara oluşturuyor. Bir yanda düzenli yüksek katlı binalar, öte yanda Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi... Aradaki hendeğe benzer bir alanda, iki yamaç üzerine kurulmuş derme çatma evler. Yıllardır burada yaşayan gecekonduluların diktiği ağaçlar kocaman olmuş. Bahar yaklaştıkça, yoksulluğu ve sefaleti gizlemek istercesine, daha bir yeşile bürünmüş mahalle. Ufacık kulübeler neredeyse görünmüyor yeşillikler arasıdan.
Oysa Beyazevler'de yaşananlar, yoksulluğun en gerçekçi resmi gibi. Evlerin hemen üst tarafında kurulu olan İktisadi Bilimler Fakültesi'nde öğrencilere öğretilen arz-talep dengesi, tam istihdam, liberal ekonomi, gelir dağılımı, girişimcilik, rekabet vs. bütün dengeleri, formülleri ve iktisadi grafikleri tuzla buz edercesine orta yerde duruyor.
İşsizlik, yoksulluk, sefalet. Bu evlerde yaşayan insanların yaşadığı en büyük sorunlar. Yemyeşil görüntünün arasından akan lağım suları da burada barınmaya çalışanların sağlığını sürekli tehdit ediyor. Kimisi Adana'nın ilçelerinden gelip yerleşmiş Türk yoksulları, kimisi ise doğudan gelip yerleşmiş Kürt yoksulları. İki yamaç üzerine kurdukları derme çatma evlerde aynı kaderi paylaşıyorlar. Onları dost, kardeş kılan da bu zaten.
Dağla tavşan yarışır mı?
Şefika teyze, 22 yıldır Beyazevler'de yaşıyor. Şefika Buğlucu, Adana'nın bir başka yoksul semti olan Şehit Duran'dan gelmiş. 3 çocuğundan biri "namus davası"ndan cezaevinde. Şefika teyze, 5 nüfus ufacık bir gecekonduda yaşadıklarını anlatıyor. Elektrikçide çalışan oğlunun haftalığı 20 milyon. "Elimiz görüyor, ağzımız görmüyor" diyor Buğlucu, ve ekliyor "Şimdi her yerde gecekonduları yıkıyorlar. Burayı da yıkarlar yakında, ne yapabiliriz ki, bu hükümete baş gelinir mi? Dağla tavşan yarışır mı?" diyor.
Bu evden başka...
Elif Doğan, 30 yıl önce Adıyaman'dan göç etmiş. Kayınbabasının köydeki tarlaları satmasıyla yollara düştüklerini söyleyen Elif nine, "Tarlalar satılınca geçim kaynakları da gitti. Sonra tuttuk Adana'nın yolunu. Çukurova'da karnımızı doyuracak bir iş buluruz diye."
Elif Doğan'ın iki çocuğu var. Çocukların biri ev temizliğine gidiyor, biri de iş bulabildikçe boya işine. Bu gecekondudan başka hiçbir şeye sahip olmadığını belirten Elif Doğan, "Kocam iki eşli. O yüzden benim adıma hiç birşey yok. Bu evi de yıkarlarsa sokakta kalırız" diyor.
Temel sorun işsizlik
Adıyaman'lı taşeron işçisi Ali Kaya ise Beyazevler'in yenilerinden. Bir yıl olmuş mahalleye yerleşeli. Daha önce çalıştığı Ceyhan yolu üzerindeki Beyaz Çelik Fabrikası'nın kapatılmasıyla uzun bir süre işsiz kaldığını belirten Kaya, şu anda Çatalan Barajı'nda yine bir taşeron işçisi olarak çalışıyor. Oturdukları yerde lağım sularının açıkta akmasının burada yaşayanların sağlığı açısından büyük bir tehlike oluşturduğunu belirten Kaya, özellikle çocukların her tür hastalığa maruz kaldığını vurguluyor.
Çocukların her tarafında, açıkta akan lağım sularından dolayı yara bere oluştuğunu söyleyerek araya giren Kaya'nın eşi, bu sorunun çözümü için yetkililerden çözüm istiyor. Kaya, Beyazevler'deki en büyük sorunun işsizlik olduğunu vurguluyor: "Herkes boş boş geziyor. Düzenli bir iş bulamıyorlar. Kadınlar ev temizliğine gidiyor, erkekler buldukları geçici inşaat işlerinde çalışıyorlar".
Elif Doğan'ın damadı Fehmi Şeref de, kısa bir süre önce işten atıldığını ve şu anda burada yaşayan insanların birçoğu gibi işsiz olduğunu söylüyor. Dört çocuk sahibi Şeref, maddi imkânsızlıktan hiçbirini okutamadığını belirtiyor. Şeref, "Buradaki insanları kimse insan yerine koymuyor, Hiçbirimizin tutunacak dalı yok. Kışın rüzgârlı ve yağmurlu havalarda evlerimizin yıkılacağından korkuyoruz. Kim gelirse gelsin yoksulluktan başka bir şey getirmiyor. 1 kilo çay olmuş 5-6 milyon. Bu gidişle insanlar açlıktan ölecek" diyor.
www.evrensel.net