Bilime

Bilime 'baz' hançeri

İstanbul Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi binaları çok sayıda baz istasyonuyla kuşatılmış durumda. Öğrenciler baz istasyonlarıyla iç içe öğrenim görmeye devam ediyor.

Bilime 'baz' hançeri
Koray Karaermiş
Cep telefonlarının kapsama alanını genişletmek için yerleşim yerlerinde adım başı "baz istasyonu" kuran iletişim tekelleri İstanbul Üniversitesini de kuşatmış durumda. Üniversitenin Vezneciler'deki Fen-Edebiyat Fakülteleri'ne ait binaların üstünde çok sayıda baz istasyonu bulunuyor. Hatta Fen Fakültesi bahçesinde "mobil telefon aktarıcı istasyon" olarak tabir edilen bir "yer istasyonu" bile var.
Yanından her gün binlerce insan ve öğrencinin geçtiği baz istasyonları halk sağlığı için büyük bir tehlike oluşturuyor. Avrupa ülkeleri ve ABD'de şehir dışına ve en az 30 metre yükseklikteki kulelere yerleştirilmesi zorunlu olan baz istasyonlarına fakültede adeta elinizi uzatsanız değmek mümkün. Konuyla ilgili olarak görüşmeye çalıştığımız fakülte yetkilileri baz istasyonlarından haberleri olmadığını iddia ettiler. Okul, hastane gibi insanların yoğun olarak bulunduğu yerlerde baz istasyonu kurulmasının insan sağlığını tehdit ettiği yönünde görüştüğümüz fakülte yetkilisi ise "Benim böyle bir şeyden haberim yok" diyerek, "Baz istasyonlarının dikilmesine kim izin verdiyse onunla görüşün. Bizim konuyla alakamız yok. İzin Rektörlük'ten alınmış, gidin onlara sorun" dedi. Rektörlükle yapmak istediğimiz görüşme taleplerimiz de sonuçsuz kaldı.
Öğrenciler tehdit altında
Yer istasyonlarının yol açtığı elektromanyetik kirlilik "iyonlaştırıcı olmayan radyasyon " diye adlandırılan bir radyasyondan ileri geliyor. Çok sayıda öğrenci günün büyük bölümünü geçirdikleri okulda bu radyasyonun etkisi altındalar. Maksimum etkilenme alanı, istasyonun gücü ve konuşma sayısı yoğunluğuna göre artıyor ama istasyondan 30 metre ve 100 metreler arasında toprak seviyesinde olanlar en fazla etkilenen kesimi oluşturuyor. Ancak öğrencilerin büyük bölümünün bundan haberi bile yok. Böyle bir etkilenmenin uzun dönemdeki sonuçları konusunda ise ciddi kaygılar var. Baz istasyonlarının insan sağlığı üzerinde yol açtığı olumsuz etkilerin başında; başağrısı şikâyetleri, vücut direncinde azalma ve unutkanlık geliyor. Baz istasyonlarından yayılan radyasyonun; kanseri önleyen, biyolojik ve pisikolojik ritmi düzenleyen melatonin hormonunu ve kandaki akyuvar ve alyuvarları azalttığı da deneylerle kanıtlanmış durumda. Olumsuz etkilere en fazla maruz kalan yaş gurupları; 0-20 yaş arası ve 60 yaşın üstündekiler ile hamileler.
Sonuçlar bekleniyor
Baz istasyonları ile ilgili çıkarılan yasa üniversiteleri 'baz istasyonu kurulamayacak' yerler arasında göstermezken, Rektörlük baz istasyonlarını kaldırmak için TÜBİTAK tarafından yapılacak ölçüm sonuçlarından 'zararlıdır' sonucu çıkmasını bekliyor. Baz istasyonları ile ilgili gerekli işlemleri başlattıklarını belirten İstanbul Üniversitesi Yapıişleri ve Teknik Daire Başkanı Yavuz Tunç ise baz istasyonlarının insan sağlığına zararlı olduğu konusundaki tartışmaların kısa bir süredir yapıldığını savunarak, bu süre içerisinde üniversiteye baz istasyonu kurulmadığını kaydetti.
Daha önce kurulmuş olan istasyonlar için TÜBİTAK'a gerekli başvuruların yapıldığını ifade eden Tunç "TÜBİTAK ölçüm yaptıktan sonra zararlı olduğu anlaşılan baz istasyonları derhal kaldırılacaktır" dedi. Ancak ölçümler yapılıp istasyonların zararlı olup olmadığı anlaşılana kadar binlerce öğrencinin öğretim gördüğü İÜ'de baz istasyonları kurulu kalmaya devam edecek gibi görünüyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


ÖDP'den 'Yoksulluk ve Yolsuzluğa Hayır'
   mitingi
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) dün saat 12.00'de Şişli Abide-i Hürriyet Meydanı'nda "Yoksulluğa ve Yolsuzluğa Hayır" mitingi düzenledi. Türk İş, KESK ve DİSK üyelerinin de destek verdiği mitinge yaklaşık 5000 kişi katıldı. Mitingde, sendika temsilcileri ve ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras birer konuşma yaptı. DİSK Genel Sekreteri Murat Tokmak, ülkede yaşanan krizin ekonomik değil, sistem krizi olduğuna değinerek IMF programının insanlara fayda getirmeyeceğini belirtti.
KESK Genel Başkanı Sami Evren, IMF politikalarına karşı mücadele ettiklerini ve mücadelelerinin devam edeceğinin altını çizdi. Son olarak konuşan ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras Türkiye'de uygulanan istikrar programının başına dönüldüğünü belirterek bir buçuk yıl kaybedildiğini söyledi. IMF'in politikalarıyla ülke ekonomisinin deneme tahtası haline dönüştürüldüğünün altını çizen Uras halkın kobay olarak kullanıldığını belirtti. Ufuk Uras alanlarda 'mahşeri kalabalık' oluşturulursa hesap gününün mahşer gününe kalmayacağını belirtti. Sık, sık "IMF değil üretenler yönetsin", "Yoksulluk, yolsuzluk düzenine son", "Zafer direnen emekçinin olacak", "Krizin bedeli patronlara", "Direne, direne kazanacağız" sloganlarını atan kitle daha sonra İlkay Akkaya ve Servet Kocakaya'nın türküleriyle mitingi bitirdiler.
www.evrensel.net