ESK

ESK'te tartışmalı toplantı

IMF programının çökmesinin ardından kendisine suç ortağı arayan hükümet dün Ekonomik ve Sosyal Konsey (ESK)'i topladı.

ESK'te tartışmalı toplantı
IMF programının çökmesinin ardından kendisine suç ortağı arayan hükümet dün Ekonomik ve Sosyal Konsey (ESK)'i topladı. Hükümetin Kemal Derviş imzalı IMF ve DB politikalarını ESK'e getirmesi işçi kesiminde tepkiye neden oldu. Hükümetin uzlaşma sağlamayı umduğu toplantıdan hiçbir sonuç çıkmadı.
Türk-İş ve Hak-İş, çalışanların çıkarını savunmayan programlara destek vermeyeceklerini belirtirken, TİSK, kriz bahanesiyle yeni kolaylıklar sağlama peşine düştü. TOBB'un toplantıda "Bize sadece kuru teşekkür ediliyor" şeklinde hükümete çıkıştığı öğrenildi. ESK'e tepki gösteren Hak-İş Genel Başkan Vekili Hüseyin Tanrıverdi'nin toplantıya katılmaması nedeniyle Hak-İş'i Özçelik-İş Genel Başkanı Recai Başkan temsil etti.
Toplantıya, Başbakan Bülent Ecevit ve koalisyonun diğer liderlerinin yanı sıra ekonomiyle ilgili tüm bakanlar ve müsteşarlar ile Türkiye Bankalar Birliği Başkanı da katıldı.
ESK'in yaklaşık 5 saat süren toplantısında gerek işçi kesimi gerekse patron kesimi kendi taleplerini dile getirerek, hükümeti ağır eleştiriye tuttular. Türk-İş kendi metninin yanında Emek Programı'nı da dosya ile sunarken, her iki işçi konfederasyonu da 14 ay 8 gün sonra gelinen noktanın yoksulluk, reel gelirlerde azalma, işçi çıkarma ve işsizlik olduğunu söyledi. Oluşturulacak programın olmazsa olmaz koşulunun işgüvencesi olması gerektiğini belirten Türk-İş ve Hak-İş, programda istihdam yaratıcı, üretim ve ihracatı artırıcı önlemlerin mutlaka yer almasını isteyerek, "İşçi kesiminin artık fedakarlık yapacak gücü olmadığını" belirtiler.
DİSK'in katılmadığı toplantıda Türk-İş Başkanı Bayram Meral, kendi taleplerinin açıkça yer almadığı bir programa kesin biçimde karşı olacaklarını ilan etti. Meral, sunuşunda Emek Programı'nda yer verilen görüşleri tekrar ettiği ve Emek Programı'nın özellikle "Özelleştirmeler durdurulmalı, rant ekonomisi terk edilmeli, Gümrük Birliği gözden geçirilmeli, herkesin geliri ile orantılı vergilendirilmesi sağlanmalı, krizin aşılması için fedakârlığı rant gelirine sahip olanlar yapmalı, kamu işyerlerinde resen emekliliğe başvurulmamalı" gibi taleplerinin üzerinde durulduğu görüldü.
Raporda, uygulaması takvime bağlanmış bir program yapılmadığı takdirde Türk-İş'in hükümete destek olmayacağı vurgulanarak, "Türk-İş yalnızca bir avuç yerli ve yabancı sermayedara yüksek faizlerin zamanında ödenmesinden başka amacı olmayan, Türkiye'yi bugünkü sıkıntılara sokan yolsuzluklarla etkili mücadele içermeyen, sorunun insan boyutunu ve demokratikleşmeyi kapsamayan programlara kesin bir biçimde karşı çıkacaktır" denildi.
Hak-İş kararsız
Toplantıya genel başkanın yurtdışında olması nedeniyle, o göreve vekâlet eden Hak-İş Genel Başkan Vekili ve Hizmet-İş Genel Başkanı Hüseyin Tanrıverdi yerine Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı ve Özçelik-İş Genel Başkanı Recai Başkan'ın katılması dikkat çekti. Tanrıverdi'nin ESK'e katılmama taraflısı olduğu ve toplantıya katılmayı reddettiği öğrenilirken, Hak-İş'in toplantıya sunduğu raporda, emekçilerden fedakârlık istendiğini ancak emekçilerin kim ve ne için fedakârlık yapacağını bilmek istediği belirtilerek, özverinin rantiyeden beklenmesi istendi.
Yangından mal kaçırma
TİSK Genel Başkanı Refik Baydur ise kamu sektörünün küçültülmesi esnek çalışma yöntemlerinin uygulanması, istihdamın artırılmasını istedi. TİSK, Türkiye'de sigorta primi, kıdem tazminatı ve işsizlik sigortası priminden dolayı emeğin pahalı olduğunu öne sürerek, işsizliği göğüsleyebilmek için işletme yükümlülüklerinin azaltılması ve çalışma mevzuatının esnekleştirilmesi gerektiği savunuldu. TİSK sunduğu raporda, İşgüvencesi Yasa Taslağı eleştirdi.
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Derviş Günday ise Türkiye'nin dört bir yanında esnaflar sokağa dökülmüşken toplantıda, TESK'in Derviş'e güvendiği ifade edilerek, siyasetçilerin de güvenmesi ve müdahale etmemesini istedi.
TOBB sert çıktı
Toplantıda oldukça sert olan TOBB Başkanı Fuat Miras ise önceki günkü toplantıdan da bir şey çıkmamasından yakındı. Ecevit'in, "TOBB'un dayanışmasına, Ulusal Kurtuluş Savaşı'na teşekkür ediyoruz" sözlerine de tepki gösteren Miras, "Bize sadece kuru teşekkür yapılıyor" dedi.
Derviş'ten Kore örneği
Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, bunalımın büyümeyi ve reel ekonomiyi vurduğunu, ilk yarı yüzde 5-6 oranında küçülmenin olacağını söyledi. Derviş kısa süren konuşmasında, başarı için toplumsal dayanışmayı şart koştu. Kore ve Brezilya örneklerini veren Derviş, "Milli birlik tehlikeye düştü. Başarının sırrı birliktelikte" diye konuştu.
Ecevit ise bankacılık sektörünün sorunlarının krizlere neden olduğunu belirterek, "Elbirliği ile yeni bir program yapacaklarını" öne sürdü. Enflasyonun temel hedefleri olacağını söyleyen Ecevit, dış desteğe ihtiyaçları olduğunu belirterek, IMF ve DB bağımlılığın süreceği işaretini verdi. Öncelikle iç kaynakları harekete geçireceklerini, bankacılık sorunlarını çözeceklerini anlatan Ecevit, "Reel sektöre öncelik vereceğiz" dedi.
'Eleştiriler doğal'
Eleştiri ve önerileri dinledikten sonra son sözü alan Ecevit, "Yararlı bir toplantı, doğaldır ki bize ağır eleştiriler geldi" dedi. Meclis'te geçen dönem hızlı bir çalışma sergilediklerini, bu dönem de aynı başarıyı göstereceklerini vurgulayan Ecevit, işçi kesiminin karşı çıktığı yasaların hızla çıkarılacağının mesajını da verdi.
"Bu başarılara rağmen neden Kasım ve Şubat kazalarına uğradık. Çünkü yapısal sorunlar vardı. Finans sektörü ve bankacılık ile ilgili sorunlar vardı. Tüm kusurlarına rağmen içinde bulunduğumuz koşullarda bir Türkiye ve bir hükümet var" diyen Ecevit, umudunu turizm ve ihracat sektörüne bağladı.
Başbakan Bülent Ecevit, toplantının ardından yaptığı yazılı açıklamada, toplantının olumlu geçtiği izlenimini yaratmaya çalışarak, toplantıya katılan tüm kesimlerin birlik ve beraberlik içinde sorunların çözülebileceğine inançlarının tam olduğunu öne sürdü.
Ecevit, ulusal ekonomik programın maliyetinin toplumun tüm kesimleri tarafından adil ve dengeli biçimde üstlenmesi gerektiğin belirterek, bankacılık sektörü ile reel sektör arasında sağlıklı bir ilişkinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
www.evrensel.net