Bush Kyoto

Bush Kyoto'yu çöpe attı

ABD Başkanı George W. Bush, iki ay içindeki icraatlarıyla 'Kirleten Başkan' sıfatını kazandı. ABD, atmosfere en çok karbondioksit salan ülke olmayı sürdürüyor.

Bush Kyoto'yu çöpe attı
Petrol ve madencilik tekellerinin büyük etki sahibi olduğu ABD yönetimi, tek bir hamleyle dünyayı daha çok kirlilik ve belirsizliğe mahkûm etti. ABD Başkanı George W. Bush, sera etkisi yaratan gazların salınımını kısıtlayacak olan Kyoto Protokolü'nden çekileceklerini ilan etti. Bush, karara gerekçe olarak, planlanan kısıtlamaların "Amerikan ekonomisini olumsuz etkileyeceğini" gösterdi.
ABD, atmosfere en çok karbondioksit gönderen ülke durumunda. Tüm dünyadan salınan karbondioksitin yüzde 25'i, dünya nüfusunun sadece yüzde 4'üne sahip olan ABD'den kaynaklanıyor.
Bu nedenle Bush'un Kyoto Protokolü'nden çekilmesi, protokolün geçerliliği kalmamasıyla aynı anlama geliyor.
Yetersiz de olsa bir başlangıçtı
1997'de imzalanan protokol, ABD'nin, karbondioksit salınımını 2012 yılına dek "1990 düzeyinin yüzde 5 altına indirmesini" öngörüyordu. Bilimciler ve çevreciler, diğer ülkelerde de benzer oranlarda uygulanacak bu kısıtlamanın çok yetersiz olduğunu vurguluyor, ama yine de bir "başlangıç" olarak olumlu buluyorlardı.
Göreve gelmesinden bu yana iki ay geçen Bush, aldığı kararlarla, çevreciler tarafından "Kirleten Başkan" olarak anılıyor.
Tahribat seferberliği
Bush, enerji tasarrufu ve kirlilik kontrolü gibi konulara göstermelik önem vermeyi bile reddederek, ABD tekellerine "tüm dünyada petrol ve doğalgaz arama seferberliği" çağrıları yapıyor. Bu çağrılar kapsamında, Alaska'daki Ulusal Doğal Yaşam Sığınağı bölgesi de tahrip edilecek.
Bush ayrıca, içme suyundaki arsenik düzeyini kısıtlayan yeni standartları reddetti. Maden tekellerinin çevreyi korumaya ilişkin sorumluluklarını da kaldırdı. "Kirleten Başkan"ın, Amerikan ormanlarını mobilya ve maden tekellerinin talanına açmayı da planlıyor.
Amerikan yönetimi, tüm dünyayı olumsuz etkileyecek olan bu adımlara gerekçe olarak, ekonomideki durgunluğu gösteriyor. Bush, önceki gün düzenlediği bir basın toplantısında "Ekonomimize zarar verecek ve Amerikalı işçileri incitecek hiçbir şeyi kabul etmeyeceğim" diyerek, halkın desteğini almaya çalıştı. Bush, karbondioksitin "çevreyi kirtelen bir gaz olmadığını" da söyleyerek bilim çevrelerini afallattı.
Tekellerin hükümeti
Bush'un kararlarının, Amerikan tekellerinin yönetimdeki etkisinin boyutlarını gösterdiğine dikkat çekiliyor. George Bush ve yardımcısı Dick Cheney, petrol sektöründe yatırımlara sahipler. Başkanlık Sekreteri Don Evans ülkenin en büyük tüccarlarından biri. Hazine Bakanı Paul O'Neill, alüminyum tekeli Alcoa'nın eski yöneticisi. İçişleri Bakanı Gale Norton'un kurşun madeni alanında yatırımları var.
Bush'un kararları, muhalefetteki Demokrat Parti'nin de tepkisini çekti. Eski başkan Bill Clinton'ı "çevreci lider" olarak lanse eden Demokrat Partili'ler, hükümete ateş püskürüyor. Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların lideri Richard Gephart, Bush ile dalga geçen bir açıklama yaptı. Gephart, "Bush, Washington'daki siyasi iklimi değiştirmeyi vaadetmişti. Meğer o gerçek iklimden bahsediyormuş" dedi.
www.evrensel.net