Bireysel emeklilik yasası kabul edildi

Bireysel emeklilik yasası kabul edildi

TBMM onayı alan yasa, sosyal güvenliğin tasfiyesinin ilk adımı oldu. Hedef, emekçilerin birikimlerini borsa oyunlarıyla sermayeye peşkeş çekmek.

Bireysel emeklilik yasası kabul edildi
Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu Tasarısı önceki gece TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Yasayla birlikte kamudaki sosyal güvenlik sisteminden emekli olmak Türkiye koşullarında neredeyse imkânsız hale getirilirken; tekellere yeni kârlar sağlayacak özel emeklilik sistemi teşvik ediliyor. Sosyal güvenlik sistemini tamamen tasfiye etmeye yönelik planın bir parçası olarak devreye sokulan bireysel emeklilik sistemi, faşist diktatör Pinochet döneminde Şili'de uygulanmıştı.
Şimdilik 'gönüllü' olan, ancak ileriki yıllarda zorunluluk olarak dayatılacağı öngörülen bireysel emeklilik, sağlık ve sosyal güvenlik alanını sermayeye peşkeş çekme sürecinin önemli bir adımı.
Yasaya göre, bireysel emekli olmak isteyen kişi, 18 yaşını doldurduktan sonra en az 10 yıl prim ödemek koşuluyla emekli olmaya hak kazanacak. Ancak emekli maaşını, 56 yaşını tamamladıktan sonra alabilecek. Bu arada, fonda bulunan parası borsada "değerlendirilecek". Böylelikle halktan toplanan kaynakların borsa aracılığıyla sermayeye aktarılması sağlanacak. Tıpkı SSK fonlarının yıllarca sermayeye ucuz kaynak olarak transfer edilmesi gibi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


İnfazı örtbas çabası
Jülide Kalıç
Kız kaçırdığı savıyla gözaltına alınmak istenirken, jandarmaya direndiği iddia edilen ve boğuşma sırasında jandarmanın silahından çıkan "kaza" kurşunuyla öldüğü belirtilen Ahmet Yıldız'ın, kaza ile değil kasıtlı öldürüldüğü söyleniyor.
Esenyurt'da bir toptancıda çalışan Ahmet Yıldız'ı çalıştığı işyerinden gözaltına almak isteyen jandarmalar, Ahmet Yıldız'ın Uzman Çavuş Murat Tekin'i bıçakla yaraladığını ve silahın kaza ile patladığını iddia ederken, olayın tanıkları Yıldız'ın Murat Tekin tarafından infaz edildiğini anlattılar.
Olay 14 Mart 2001 tarihli gazetelerde "Kız kaçırdı, jandarmayı bıçakladı canından oldu" ve "Jandarmayla çatışan çılgın aşık öldü" başlıklarıyla sıradan bir durum gibi yansıtılsa da, görgü tanıkları, Ahmet Yıldız'ın, Uzman Çavuş Murat Tekin tarafından kasıtlı bir şekilde öldürüldüğüne dikkat çekiyorlar. Olayın gazetelerde, "Yıldız'ın jandarmaya direndiği ve havaya beş el ateş ederek, Uzman Çavuş Murat Tekin'i bıçakla yaraladığı" şeklinde yer almasına tepki gösteren mahalle halkı ve Yıldız'ın ailesi, Ahmet Yıldız'ın silahlı olmadığını ve jandarmaya bıçak çekmediğini söylüyorlar. Görgü tanıklarından Ahmet Yıldız'ın çalıştığı işyerinin sahibi Güven Avşar, Yıldız'ın jandarmaları görünce korkarak kaçmaya başladığını, jandarmanın "dur" ihtarı üzerine ellerini havaya kaldırarak durduğunu, ardından Uzman Çavuş Murat Tekin'in Yıldız'ın yanına gittiğini ve Yıldız'ı bir kurşunla öldürdüğünü bildirdi. Ahmet Yıldız'ın üzerinde ve elinde bıçak ya da benzeri bir silahın bulunmadığını vurgulayan Avşar olayı şöyle anlattı:
"İki jandarma ilk önce Ahmet'in evine gitmiş. Annesine Ahmet'in yerini sormuşlar. Anneyi alıp benim dükkana geldiler. Ahmet benim yanımda çalışıyordu. Yerini sordular. Ahmet Yenikent'e mal yüklemeye gitmişti. Hep birlikte depoya gittik. Ahmet yumurta yüklüyordu. Üzerinde sadece atlet vardı. Bizi jandarmalarla birlikte görünce korkup kaçmaya başladı. Jandarmalar ve ben de peşinden koşmaya başladık. Jandarma Ahmet'e 'dur' diye seslendi. Ahmet ellerini havaya kaldırarak durdu. Uzman Çavuş Murat Tekin Ahmet'in yanına gitti. İddia edildiği gibi Ahmet jandarmaya direnmedi. Bir boğuşmada yaşanmadı. Jandarma Ahmet'in kolunu büktü. Sırtına silahı dayadı bir el ateş etti. Ahmet yere yığıldı. Kurşun sırtından girmiş, göğsünü delip çenesini parçalayıp çıkmış. Ahmet'i hastaneye kaldırdılar. Ahmet hastanede ölmüş."
Jandarmanın havaya uyarı atışında bulunmadığına, sadece bir el ateş ettiğine ve çıkan kurşunla da Ahmet'in hedef alındığına dikkat çeken Avşar, jandarmanın söylediklerinin senaryodan ibaret olduğunu vurguladı. Olayın başka tanıklarının da olduğunu belirten Avşar, jandarma karakolu ve savcılıkta da bu ifadeleri verdiğini söyledi. Avşar, gazetelerdeki haberlerin sadece jandarmaların yalan anlatımlarından ibaret olduğunu anlattı.
'Oğlumun katili cezalandırılsın'
Oğlunun 24 yaşında ve yeni evli olduğunu bildiren baba Adil Yıldız, jandarmalardan şikayetçi olduğunu dile getirerek, "Bu ülkede kanun yok mu? Jandarma oğlumu çekip vurma hakkına sahip değil ki. Varsa bir cezası bunu hakim verir. Ocağımızı yıktılar" diye konuştu. Herkesin oğlunun öldürülüşüne tanık olduğuna dikkat çeken Adil Yıldız, "Bu davanın peşini bırakmayacağım. Oğlumu öldüren jandarma cezasız kalsın istemiyorum. Adalet yerini bulsun istiyorum" dedi. Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını bildiren Yıldız, devlet hakkında da tazminat davası açacaklarını duyurdu.
Soruşturma başlatıldı
Avukat Ersin Dere de konu ile ilgili Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'nın soruşturma başlattığını bildirdi. Uzman Çavuş Murat Tekin'in serbest bırakıldığını kaydeden Ersin Dere, jandarmanın olayı örtbas etmek istediğine işaret ederek, davanın "meşru müdafa"ya sokulmak istendiğine dikkat çekti. Tanıkların ifadelerinin önemli olduğunu söyleyen Dere, jandarmanın adalete güvenmeyerek cezayı kendilerinin belirlediğini söyledi. Jandarmanın yetkisini aştığını dile getiren Dere, konunun takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi.
www.evrensel.net