Halkı teslim alma operasyonu

Halkı teslim alma operasyonu

ABD, IMF, DB ve patronların örgütü TÜSİAD'ı arkasına alan Kemal Derviş, emekçileri teslim alma operasyonu yürütüyor.

Halkı teslim alma operasyonu
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, IMF, DB ve ABD yetkilileriyle görüşmelerinin ardından yaptığı açıklamalarda Meclis'in 15 günde 15 yasa çıkaramazsa Türkiye'nin krizden çıkmasının çok zor olacağını iddia ederek, hükümetin önüne iki haftalık zaman koydu. Siyasilerin ve halkın desteğinin önemli olduğunu söyleyen Derviş, hükümeti köşeye sıkıştırma, emekçileri ise teslim alma operasyonu uyguluyor.
Kemal Derviş, önceki gün ABD'de yaptığı basın toplantısında ve TÜSİAD'ın yemeğinde ekonomiyle ilgili çeşitli açıklamalarda bulundu. Derviş, konuşmalarında Türkiye'nin krizden çıkabilmesi için toplumsal ve siyasi desteğinin önemini sık sık vurguladı. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu 10-12 milyon dolarlık dış borcu alabilmesi için Meclis'in 15 günde 15 acil yasayı çıkarması gerektiğini söyleyen Derviş, yasalar çıkmazsa destek alınamayacağını söyleyerek Meclis'e gözdağı verdi. Dış ekonomi desteğinin yeterince çabuk gelmesinin krizden çıkılması konusunda hayati önem taşıdığını iddia eden Derviş, "Yeterince güçlü bir program uygulamaya koyarsak, gerekli dış desteği sağlayacağımıza eminim. Ancak bunu için ulusal uyum ve birbirimize güven şart. Herkese görev düşüyor, herkes fedakârlık yapmak zorunda" diye konuştu. Türkiye'nin stratejik önemdeki kuruluşlarının, kamu bankalarının özelleştirilmesini, tarımın çökertilmesini ve Türkiye kaynaklarının yağmasını öngören ve "Çıkmazsa batarız" senaryosu yazılan 15 yasa için Derviş, "Türkiye'nin yararına değişiklikler" ifadesini kullandı. Derviş, bu 15 yasadan öncelikli olanları da THY'nin serbestçe zam yapabilmesini sağlayacak olan sivil havacılık yasası, Telekom kanunu, kamu bankalarının özerkleştirilmesine yol açacak bankalar kanunu ve doğalgaz kanunu olarak açıkladı.
Böyle bir programa halktan "güven" duymasını isteyen Derviş, "Türkiye'nin kaynak sorunu yok, güven sorunu var" dedi. Derviş, her geçen gün krizin faturasını daha fazla ödeyen emekçilere yine daha fazla fedakârlık çağrısı yapmaktan öteye gitmedi. Geçtiğimiz hafta sonu Derviş'in Programı ile taban tabana zıt bir program oluşturan Emek Platformu'nu oluşturan sendika ve sivil toplum kuruluşlarıyla da görüşüleceğini belirten Derviş, destek isteyeceklerini söyledi.
Bir gazetecinin, "Yardım alamazsanız ne olur?" sorusuna Derviş, "Kaynak bulabilmek için yapabileceğimiz her şeyi yapmalıyız. Bu gerçekten Türkiye'nin ortaklarının ve uluslararası finansal kuruluşlarının da çıkarınadır. Türkiye'ye yardım etmenin karşılığı yüksek olacak" diyerek, alınan dış borcun karşılığının Türkiye'nin fazlasıyla ödeyeceğini ifade etmiş oldu. Derviş, programın üzerinde çalışmaların devam ettiğini belirterek, önümüzdeki haftalarda programı hükümete ve halka açıklayacağını bildirdi.
ABD, IMF ve DB'den tam destek
IMF ve Dünya Bankası ve ABD'nin de Türkiye'ye desteğinin sürdüğünü ifade eden Derviş, ABD'nin somut adımlar ve atılan adımların uygulamalarını görmek istediğini belirtti. Derviş, "Örneğin ABD, Ziraat Bankası'na ait yeni yönetimin atandığının gazetelere yansıdığını görmek istiyor" dedi. Derviş, böylece kamu bankalarının özelleştirilmesinin ABD'nin isteği olduğunu açık bir biçimde ifade etmiş oldu.
Emekçilerin karşı çıktığı IMF'nin de desteğine ihtiyaç olduğunu söyleyen Derviş, bundan sonraki safhada IMF'ye verilecek yeni niyet mektubu üzerinde çalışılacağını belirtti. ABD Hazine Bakanı Paul O'Neill ile iyi bir görüşme yaptıklarını belirten Derviş, "Dün Türk basınına da söyledim. Sorunların çözümü Türkiye'de. Borcu artırmak çözüm değil. Türkiye'nin sadece belli bir miktar paraya ihtiyacı var. Ben bunu Amerikan yönetimine de anlattım" dedi.
Hükümette çatlak sesler
Emperyalist kurumların desteğini alarak emekçi karşıtı bir program hazırlayan Derviş, koalisyondaki çatlak sesler nedeniyle de sık sık siyasi destek çağrısı yaptı. Derviş, Ecevit'in kendisine tam destek verdiğini ifade ederken, Devlet Bahçeli'nin kendisinin sözlerine cevaben "Devlet işleri aceleye gelmez" yolundaki sözlerine de yanıt verdi. Derviş, "Sayın Bahçeli prensipte haklı olabilir. Fakat bizim kaybedecek vaktimiz yok. Olağanüstü durum içinde bulunuyoruz. Sayın Bahçeli de almış olduğumuz her önlem konusunda bizimle mutabık" diye konuştu.
ANAP ve MHP arasında ise söz düellosu sürüyor. Hükümet ortakları, kendi milletvekillerini bile Meclis'e getirme konusunda sıkıntılar yaşadıkları için önümüzdeki günlerde çeşitli tedibrler almayı düşünüyorlar. Ortaklar, Meclis'e devam zorunluluğu ve devam etmeyen milletvekillerine ceza verilmesi uygulamasına gitmeyi planlıyorlar.
Patronlar da Derviş'in arkasında
ABD'de bir yemek veren patronların örgütü TÜSİAD da Derviş'e tam destek verdiğini açıkladı. TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in hükümete girerken 3 koalisyon partisi tarafından da desteklendiğini anımsatarak, ekonomik program için gereken yasal düzenlemelerin gerçekleşeceğine inandığını söyledi.
www.evrensel.net