Emeğin programı uygulanacak!

Emeğin programı uygulanacak!

IMF programından zarar gören emekçiler kendi programlarını oluştururken, yaptıkları toplantılarla daha güçlü mücadeleyi hedeflediklerini gösterdiler.

Emeğin programı uygulanacak!
Emek örgütlerinin temsilcileri, bilim adamlarıyla birlikte Ankara'da sermayeye karşı ortak bir program oluşturma çabasındayken, İstanbul'da da emekçiler hafta sonu düzenledikleri toplantılarla "IMF programına hayır" dediler.
Bağcılar Yerel Platformu tarafından Güneşli'de Mert Düğün Salonu'nda yapılan toplantıya, Telekom işçilerinin yanısıra, çeşitli işkollarından işçiler ve işyeri temsilcileri, sendikacılar, işçi eşleri ve esnafın oluşturduğu 1000'e yakın kişi katıldı. "Ekonomik kriz, IMF politikaları ve Türkiye'nin geleceği" konulu toplantının yapıldığı salonun, ilan ve afiş giderlerini, Telekom işçileri topladıkları parayla karşıladı. Sık sık, "Telekom vatandır, vatan satılamaz", "İşçi memur el ele genel greve", "IMF defol, bu ülke, bu halk satılık değil" sloganları atılan salona, "İç ve dış borçlar ödenmesin, kaynak sorunu son bulsun", "İşçi memur esnaf elele birleşik mücadeleye", "Krizin faturasını patronlar ödesin", "Taşeronlaştırmaya, esnek çalışmaya hayır" yazılı pankartlar asıldı.
Eylemlere çağrı
Toplantıda Prof. İzzettin Önder, TÜMTİS Genel Örgütlenme Sekreteri Şükrü Günsili, Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Muzaffer Şahin ve Haber-İş 1 No'lu Şube Sekreteri Ali Küçükkoçkaya birer konuşma yaptı. Konuşmacılar, IMF programlarıyla Türkiye'nin emperyalist ülkelerin pazarı haline getirildiği, faizler yükseltilerek rantiyeye kaynak aktarıldığı, Telekom gibi kârlı ve büyük kuruluşların borç karşılığında tekellere satıldığı belirtildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Bağcılar Telekom Müdürlüğü İşyeri Temsilcisi Mehmet Gür, "Krizi biz çıkartmadık, faturasını da biz ödemeyeceğiz" dedi. İzzettin Önder konuşmasında Derviş programının ücretleri ve kamu hizmetlerini baskılamayı hedeflediğini, özelleştirmeye hız verilmesini istediğini, işsizliğin artacağını söyledi. Muzaffer Şahin ve Şükrü Günsili ise daha çok emekçilerin etrafında birleşeceği emek programı üzerinde durdular. Şahin ve Günsili, ülkenin gerçek sahipleri olan işçilerin, memurların, çiftçinin ve esnafın belli başlı taleplerini sıraladılar. Emek Platformu'nun aldığı kararları hatırlatarak, 31 Mart ve 14 Nisan'da yapılacak eylemlere geniş katılım sağlanması gerektiğini ifade ettiler.
Ali Küçükkoçkaya ise toplantılarına bir mesaj dahi göndermeyen Haber-İş Genel Merkezi'ni eleştirdiği konuşmasında, "Saflar netleşmiştir. Emekten ya da sermayeden yana olunması gerekiyor. Genel merkez de tercihini yapmak zorunda kalacaktır" dedi.
Konuşmaların ardından Canan Çetin'in sunduğu müzik dinletisiyle halaylar çekildi. Daha sonra Bağcılar Yerel Platformu'nun Telekom'un özelleştirilmesine karşı semtlerde ve fabrikalarda topladığı imzalar Ali Küçükkoçkaya'ya verdi.
Farklı kesimlerden toplantıya katılan tüm emekçiler, birlikte mücadelenin öneminin farkındaydı. Görüşlerini aldığımız emekçiler, zengini daha zengin yoksulu daha yoksul yapan IMF programlarını istemediklerini söylediler. Bu nedenle kendi programlarını oluşturduklarını, mücadeleyi daha da yükselteceklerini belirttiler.
"Birileri bizi devamlı bölmek, parçalamak, oyuna getirmek istiyor bu yüzden işçilerin bir araya gelmeleri çok önemli" diyen Kanca El Aletleri Baştemsilcisi Rüstem Kılınç, IMF'ye karşı emek programıyla hareket edeceklerini ve kendilerini hiçe sayanlara güçlerini göstereceklerini söylüyor. Bu toplantıların yaygınlaşmasını isteyen Şükrü İçöz ise işsiz. İçöz, "Herşeyi satıyorlar, Telekom, THY, sonunda bizi de satacaklar. İşsizliği büyütüyorlar, böyle giderse bu millet ne yapar?" diye soruyor.
Başka yol yok
Kriz gerekçesiyle işinden olan Kaya Gürbüz de, "Kendisini işsiz bırakan IMF'yi daha iyi tanımak için" katılmış toplantıya. "Çocuklarımı, yeğenlerimi de aldım ki yanıma, onlar da şimdiden öğrensinler" diyen Gürbüz, birlikten başka yol olmadığını belirtiyor. Ordu'dan tedavi olmaya gelen fındık üreticisi Kasım Adanalı, "Kemer sık, kemer sık kaldı mı sıkacak kemer? Sokağa çıkınca da anarşi deyip alıp götürüyorlar" diyerek, yine de haklarına sahip çıktıklarını göstermeye geldiğini söylüyor.
Ekonomik krizin en çok esnafı vurduğunu söyleyen Yaşar Arslan, şoför. Arslan, "Başımızdakiler Amerikan uşaklığı yapmaya başlayınca zengin daha da zengin, yoksul daha da yoksul olmaya başladı. Bu işi tersine çevirmek de emekçilerin elinde. Bu gibi toplantılarla yavaş yavaş yükseliyoruz" diyor. "Tüm emek kesiminin kendi haklarına sahip çıktığı bir programımız var artık, Emek Programı" diyen öğretmen Servet Çınar da emekçilerin, bu programı öğrenmesi ve arkasında olduğunu göstermesi gerektiğini dile getiriyor.
Tekstil işçisi Ramazan Kayhan ise 11 yıldır çalıştığı halde hiçbir birikimi olmadığını belirterek, şöyle devam ediyor, "Bu toplantıların sürekli ve daha geniş kesimlere yayılarak yapılmasını istiyorum. Kırlarda, sokaklarda, kahvelerde, alanlarda halkın olduğu her yerde yapılmalı. Konuşulanlar da lafta kalmasın. İşçisi, esnafı, memuru hepsi birlik olmalı, alanlara çıkmalı, söylediklerimizi yerine getirmeliyiz." Yine tekstil işçisi olan Serhat İşcan Telekom işçileriyle dayanışma amacıyla toplantıya katıldığını belirterek, "Ailemle beraber geldim, çünkü bu mücadele sadece benim değil, işsiz kalırsam, karım da çocuklarım da zor duruma düşerler" diyor.
Bağcılar Telekom işçisi Sedai Çelik, IMF programlarıyla emekçilerin ezildiğini belirterek, "Artık halktan fedakârlık istemekten vazgeçsinler. Milletvekillerinden kessinler. 550 milletvekili oraya çok mesela, nasılsa hepsi aynı şeyi söylüyor. Binlerce insan mitingler yapıyor, artık halkı dinlemelerini istiyoruz" diye konuşuyor.
Efendi Kanat, deri işçisi. Dayanışma için toplantıda. "IMF'nin programından halka yarar gelmeyeceği anlaşıldı, bunun için de Emek Programı oluşturuldu. Bu toplantıdan anladıklarımızı, aldıklarımızı bizler ev ev, mahalle mahalle dolaşarak anlatmalı, halkın bu programa destek vermesini istemeliyiz" diyor.
www.evrensel.net